Hayat devam ederken

SON okuduğum kitap, bir anılar demeti. Kitap; Gazeteci Yavuz Donat’ın bugüne kadar yayınlanmamış notlarından Süleyman Demirel’in ilginç yönlerini yansıtıyor.

“Cumhuriyetin Kara Kutusu Süleyman Demirel Anlatıyor”

Yavuz Donat‘ın kitabı Merkez Yayınları tarafından yayınlanmış.

Bazı alıntılar yapayım…

 

PÜF!

1983’te, askerlerin desteklediği MDP (Milliyetçi Demokrasi Partisi)’nin Genel Başkanı, emekli Orgene­ral Turgut Sunalp, bir gün “Demirel unutulur” demiş­ti. Güniz Sokak-31’de “bu konu” açılınca…

Süleyman Bey şu tepkiyi gösterdi:

– Eğer kırk yıllık bir mücadele, mum gibi, “püf” de­mekle gidecekse… Turgut Sunalp üç saatte gider… Ba­kın bakalım, bir seçim sonra Turgut Paşa siyasette ka­labiliyor mu?

Gerçekten de…

Bir seçim sonra, Turgut Sunalp silinmişti

 

Anadolu Kulübü’nde, eski milletvekillerinden biri­nin çocuğu evleniyor.

Gecede Osman Bölükbaşı da var. Bölükbaşı neşeli… Sık sık espri yapıyor. Demirel ise durgun.

Davetlilerden biri Bölükbaşı’ya yaklaşıp şöyle de­di:

– Siz siyasi hayatınız boyunca bir fazilet mücadele­si verdiniz.

Osman Bey güldü:

– Bu memlekette fazilet mücadelesi yapanlar, daha sonra sefalet mücadelesi verirler..

 

ALLAH’IN İ ŞİNE BAK

Yasaklı Demirel 1986 ara seçimlerinde Gaziantep’e gitmişti.

Kendisini “bir başka yasaklı” karşıladı.

1980 öncesinin CHP Milletvekili Celal Doğan.

Doğan’ın, Demirel’e gösterdiği ilgiye bazı CHP’liler bozulanlar.

Ama Celal Bey oralı olmadı.

Daha sonra “yasaklı olarak siyasi konuşma yaptığı için” Demirel hakkında dava açıldı.

Dava, Gaziantep’te görülecekti.

Demirel bir gün, davaya gitmeleri için avukatlarına talimat verirken…

Gaziantep’ten, Celal Doğan aradı:

– Beyefendi. Avukat göndermeyin. Ben avukatım. Bana vekalet verin. Mahkemede sizi savunacağım.

Ve savundu.

 

Daha sonra Celal Doğan’a sorduk:

– Dava ne durumda?

Doğan, “Davayı boş ver… Nasıl olsa kazanırız” de­di ve ekledi:

– Asıl dava başka.

– Hangi dava?

– Demirel ile benim aramdaki dava.

– Ne davası?

– Ben 1968 kuşağındanım… Üniversitede iken De­mirel’e karşı gösteri yaptık… Demirci bizi içeri attırdı…

Şimdi davaya bak… Demirel’in başı dertte… Biz onun avukatlığını yapıyoruz… Dün Demirel’le kavgamız var­dı… Bugün Demirel, en yakın dostumuz oldu… Al­lah’ın işi mi dersin, yoksa ihtilalin işi mi?

 

ŞİŞ KEBAP

Demirci, 1991’de yedinci defa Başbakanlık koltu­ğuna oturunca, ana muhalefet partisinin Genel Başka­nı Mesut Yılmaz dedi ki:

– Tamam… Bize iş çıktı… Hükümetin üstüne üstüne gideriz… Demirel’i sarsarız…

Demirel’e sorduk:

– Mesut Bey üstünüze üstünüze gelecek… Ne yapa­caksınız?

Demirci güldü ve “usta zencinin hikayesini” anlat­tı:

– Usta zenci mızrağını sımsıkı tutar… Rakibi, koşa­rak gelir. Ve mızrağa takılır… Ardından bir rakibi dana gelir, o da takılır… Bu, böyle devam eder… Ve bir bak­mışsın, usta zencinin mızrağına şiş kebap gibi dizilmiş­ler… Haydi, Mesut Bey gelsin bakalım… Bekliyorum.

 

ADALET

Tarih, 11 Mayıs 1999.

Cumhurbaşkanı Demirel’e “günlük siyasetin dışın­da… Yönetim felsefesi ile ilgili” bir soru sorduk:

– Yönetici en çok neye dikkat etmeli? Demirel “önce adil olmalı” dedi.

Ve ekledi:

– Sonra da… Kamu hizmeti için kendisine verilen imkânı, “kendi şahsi hırsları için” kullanmamalı.

 

MUHALEFET HUKUKU

Demirel, iktidarda olduğu dönemde sık sık “muha­lefetin hukukundan” bahsederdi. Çevresindekilere şöyle derdi:

– Muhalefetin hukukunu çiğnemeyin.

Bir gün sorduk:

– Muhalefete karşı bu ilgi neden?

“İlgi meselesi değil” dedi.

Ve devam etti:

– Muhalefetin hukukunu gözetmezsen, iktidarda ra­hat oturamazsın… Muhalefete karşı adil olmazsan… İk­tidarın tartışmalı hale gelir…

– Bu bir “Demirel kuralı” mı?

– Bu bir ilke… Ve evrensel bir ilke.

 

UZLAŞI

Cumhurbaşkanı Demirel, yabancı bir devlet adamı ile konuşmuştu.

Konuşmadan sonra sorduk:

-Ne dedi?

Demirel:

– Uzun konuştuk… Fakat öyle birşey söyledi ki… Dondum kaldım…

Yine aynı soruyu sorduk:

– Ne dedi?

– Dedi ki… Siz Türkler, çok iyi insanlarsınız, fakat uzlaşmayı bilmiyorsunuz.

 

Yavuz Donat da “Demirel’in karakutusu”ydu.
O’nun “Hayat devam ederken dünü unutmamak
için”
derlediği anılardan derlediklerim böyle…
İlginç değil mi?        

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

6-12 Mart 2006, Sayı: 425

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir