Nereden nereye? Ne şartlarda?

YENİ  bir yıla girdik.

Yine 2005’te yazdıklarımdan özetler vereyim. 2005 Haziranı’nda ‘”Otobüsçülük Hep Var Olacak” demişiz.

“…. Neler konuşuluyor?

Taşıdığımız yolcuda para yok.

Yolcu var, para yok.

Otobüsçülük bitti!

Bu işin tadı kaçtı.

Kırıcı rekabet…

Otobüs fiyatına uçak…”

Yazı şöyle bitiyor:

“Türkiye gelişecektir.

Otobüsçülüğün önü açık…

Otobüsçülük daima var olacaktır.

Duygusal değil, akılcılığı ön plânda tutan otobüs firmaları var olacaktır.”

 

“Bugünlere Kolay Gelmedik” başlıklı yazıda Saffet Ulusoy‘un “Aklımda Kalanlar” kitabından alıntılar yapmıştık:

“….Sıkıntılı dönemlerdi. Otobüste yer ayırtmak için biri bugün gelir yazılır, ertesi şün beş-on kişi daha yazılır ve otobüsler 20-25 kişi bulununcaya dek günlerce beklerdi. Kalkış saati, hatta günü belli olmaksızın sefer yapıldığı için, düzenli bir varış saati ya da günü de olmuyordu. Yoldaki duruma göre konaklayarak gidiyorduk. Örneğin; Vakfıkebir’de bir gece konaklayıp, ertesi gün yola koyulurduk.”

Anıları yazmalı…

Sektör nereden nereye, nasıl gelmiş; genç
kuşak bilgilenmeli.

Sektör bugünlere kolay gelmedi.

 

“Havada Yolcu Kavgası” başlıklı yazımızdan: “…. Ulaşım modları arasında mutlaka denge sağlanmalı. Modlar birbirinin rakibi değil,

birbirini besleyen sistemler olmalı.

Tabii… Havayolu payını arttırmalı.

Fakat, kırıp-dökmeden.

Otobüsçülük tahrip edilmemeli.

Havayolu şirketleri de otobüsçülere benzedi.

Zaten Sayın Bakan da söylüyor: ‘Havayolları birbiriyle didişmeye başladılar. Teyyarecilere söyledim; bu uçaklar suyla uçmuyor’ diye.

Ulaştırma Bakanlığı… THY… Atlasjet… Otobüsçüler… Herkes birşeyler söylüyor.

Yüce Allah ne söylüyor?

Allah’ın Kelâmı’na bakalım.

Kur-an’ı Kerim’e bakalım…

Yüce Allah, Nisa Suresi 58’inci âyette diyor ki:

Mutlaka emanetleri ehil olanlara veriniz. İnsanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmediniz…”

 

“Nur İçinde Yat Dayı” diye bir yazımız da vardı.

“…. Dayımızı kaybettik. Selçuk Dayı’yı kaybettik.”

Orada da Kur-an’ı Kerim Âl-i İmran Suresi 185’inci âyetten bahsetmiştik: “Her canlı ölümü tadacaktır.”

Yazının sonu şöyle bitiyor: “Selçuk Dayı, garajın önemli aktörlerinden biri idi.

Yönetime girmesi istenir, Dayı ‘olmaz. Yönetici olamam’ der. ‘Danışmanlık’ teklif edilir, Dayı ‘ne yani, herkes benden akıl mı alacak? Yavrum, benim aklım bana yetmiyor; kime akıl vereceğim. Hem danışman cukkasını cebime, indirirsem Garaj bana ne diyecek? Kabul edemem’ der.

Nur içinde yat Dayı. Mekânın Cennet olsun…”

Temmuzda “Rekabet Bitmeyecek” diye yazmışız.

“…. Hatırlarım; 20 yıl önce zamanın otobüsçülüğünün otoriteleri, ağabeylerimiz şunu söylerdi: ’10 yıl sonra Türkiye’de 50 firma kalacak.’

Bunu 80’lerde duydum.

O zamanlar her ilde belki bir firma vardı.

90’larda her ilde 2-3 firma olmaya başladı. 2000’lere geldik; her ilde 3-5 firma oldu. Bazı illerde 7-8 firma. Hatta, birçok ilçede 3-4 firma kuruldu.

50 yıldır rekabet var.

50 yıl sonra da olacak. Doğaldır bu!

Darwin’in söylediği gibi  varolma kavgası en fazla aynı türden bireyler arasında cereyan edecektir. Zira bunlar aynı bölgelerde yaşıyorlar, aynı tür gıdaya ihtiyaç duyuyorlar ve aynı tür tehlikelere mâruzdurlar. Aynı türün üyeleri genellikle benzer alışkanlıklara ve yapılara sahip olurlar.

Birbirleriyle rekabete girdiklerinde bunlar arasındaki kavga, farklı türlere kıyasla çok daha şiddetli olur.’

Gerçekten, otobüsçüler arasında 50 yıldır rekabet var.

Rekabet bitmeyecek…

Otobüsçü var olacak…

Ama; önemli olan, sizin firmanızın var

olması…”

 

 Bir de “Her Kızımız Bir Yıldız” diye yazmışız.

“…. Mercedes-Benz Türk, eğitim projesi kapsamında yetenekli öğrencilere burs imkânı sağlıyor.

Hakkari ve Şanlıurfa teknik meslek liselerinde eğitim gören kız öğrenciler, Hoşdere Fabrikası’nda konuk edildiler. Fabrikada bir tören düzenlendi. Bu törende konuşmalar yapıldı.

Eşref Biryıldız da konuştu.

Biryıldız, babasını çok genç yaşta kaybetmesinin ardından parasız yatılı okuduğunu belirterek ‘bu proje benim için ayrı bir önem taşıyor. Ben o desteği almasaydım bugün aranızda olamazdım. Çok mutluyum’ dedi…”

 

2005’ten hatırlatmalara devam edeceğim.

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

2-8 Ocak 2006, Sayı: 416

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir