Yoksa ekmek çarpar!

TÜRK Hava Yolları, filosuna yeni   . uçaklar kattı. Tören yaptı… Hayırlı olsun…

Sayın Başbakan bu törende konuştu. Konuşma, basında yer aldı. AK PARTİ’nin resmi web sayfasında da konuşmanın tam metni var..

Bizden, otobüsçülerden de bahsetti.

Aynen naklediyorum:

“THY ve diğer sivil sektör hava taşımacılığındaki rekabet, Türkiye’de başka sektörleri de etkilemiştir. Sadece karayolu taşımacılığını bile balanse etmiştir. Orada kaliteyi arttırmıştır. Sürekli zam olayını engellemiştir. Halkımıza olumlu bir şekilde yansımaya başlamıştır.

Bunlar, işin görünmeyen yanlarıdır.

Ama, bunları biz görüyoruz.”

Evet…

Sayın Başbakan görüyor.

Ama, biz otobüsçüler ve otobüsçü dernekleri göremiyoruz.

Sayın Ulaştırma Bakanı ne diyordu?

* Artık dünyada taşımacılık konseptleri değişiyor.

* Taşımacılık konseptini biz de değiştireceğiz.

* Ülkenin bir ucundan diğer ucuna uzanan karayolunu otobüs ile gitmeyeceğiz.

Bakan’ın Müsteşar Yardımcısı Barış Tozar ne diyordu:

* Karayolunun, yolcu taşımacılığı sistemi içersinde payının mutlaka düşürülmesi…

* Karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün mutlaka küçülmesi…

Cumhuriyet’ten bugüne, otobüsler taşımıştır Türkiye’yi.

Uçaklar değil…

Düşünüyorum da; otobüsçüler birkaç gün çalışmasa, kim taşıyacak Türkiye’yi?

Uçaklar mı?

Muhafazakâr Başbakan dün’ü unutmuş görünüyor.

Benim bildiğim; otobüsçülük tarihi boyunca garajlarda bir yolcu için hep kavga olmuştur… Bir yolcu için kavga! Şimdi…

Milyonlarca yolcu için otobüsçü, “ekmek kavgası” veremiyor.

Ekmeği, elinden alınıyor…

 

Biz, yerde bir ekmek parçası görsek; alır, öper ve başımıza koyarız. Sonra yüksekçe bir yere bırakırız.

Ekmek, nimettir; üzerine basılmaz, çiğnenmez!

Böyle bir kültürden geliyoruz.

Ekmekli ilgili atasözleri m iz, deyimlerimiz var.

Türk Dil Kurumu sözlüklerine bakalım:

Ekmeğinden etmek…

(Birinin) Ekmeğine yağ sürmek…

Ekmeğinden olmak…

Ekmeğe göz koymak… (Veya dikmek.)

Ekmeğini çıkarmak…

 

Ekmeğini taştan çıkarmak…

Ekmeğini kazanmak…

Ekmek ile oynamak…

Ekmek aslanın ağzında…

Ekmek elden, su gölden…  

Ekmek öpmek…

Ekmek çarpsın…

Evet…

Sözlük böyle yazıyor.

Aslında; bu sözlükteki deyimler, bugünkü otobüsçülüğü de anlatır. Bugünkü yolcu taşımacılığı kavgasını da anlatır.

Fazla yoruma gerek yok

“Ekmeğine göz koymak” ile “ekmeğine yağ sürmek” deyimlerini birarada değerlendirelim.

Otobüsün yolcusunu uçaklar alıyor…

“Ekmek aslanın ağzında” ve “ekmeğini taştan çıkarmak” da rekabeti anlatıyor.

Bir de “ekmek elden, su gölden” var…

Onu da. siz yorumlayın.

Ya “ekmek çarpsın” sözünün manevi boyutu?

 

Tabii ki gelişecek Türkiye!

Ulaşım sektörü yeniden yapılanacak.

Yapılanıyor da…

Gelişmenin önünde durulmaz.

Herkes kendini yenilemek zorunda.

İnat eden kaybedecek…

“Realite” bu!..

Bir realite daha…

Hükümet, havacılık sistemine desteğini çekse dahi, özel havayolu şirketleri faaliyetlerine devam edecek. Türkiye gelişince… Millî gelir kişi başına 10 bin dolara yükselince, zaten yolculuk katsayısı artacak.

İş yoğunluğu ve seyahat etme ihtiyacı artacak. Yolculuk artacak… Yolcu artacak…

Bugün yılda 300-350 bin kilometre yol yaparak bir otobüsten para kazanmaya çalışan Türk otobüsçüsü; gelecekte, Avrupalı meslekdaşları gibi yılda 100 bin kilometre yol yaparak daha iyi para kazanacak.

Önemli olan, bu geçiş döneminde “konsept değişikliği”ni hakkaniyet ölçüleri içinde uygulamak ve kabul ettirmek.

Tabii ki havacılık gelişecek…

Havayolları gelişecek…

Taşıma modları arasında oranı değişecek; aldığı pay artacak.

Gelişmiş ülkelerdeki gibi.

Ama, yeniden yapılanırken kırıp dökmeden…

Birinin yolcusunu arttırırken, diğerinin yolcusunu azaltmadan…

Önemli olan, ekmeği büyütmek. Bir tarafı büyültürken diğer tarafı küçültmek değildir maharet…

Önemli olan, “plânlı” yapabilmek

Biri kaybederken, diğeri kazanmamalı. Herkes kazanmalı.

İktidar “çözüm müessesesi”dir.

Yoksa, ekmek çarpar!

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

12-18 Aralık 2005, Sayı: 413

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir