HÜKUMET DESTEKLİYOR YA…

 

ÖZEL havayolu şirketleri arasında “rekabet” var.

Bu rekabet ortamında iki şirketin adı ön plâna çıkıyor: Atlas Jet ve Pegasus…

Pegasus, iç hatlara yeni girdi.

Uçakları Boeing-737.

Genç bir filosu var. Yaş ortalaması; 6.1…

Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, şirketinin fiyat politikasını şöyle anlatıyor: “Fiyatlarımız talebe göre değişiyor. Yazın bir cuma öğleden sonra İstanbul-Bodrum seferine iki kat daha fiyat koysanız kolay bir şekilde satarsınız. Ama,  aynı İstanbul-Bodrum’u bir salı akşamı aynı fiyatla satamazsınız. Dolayısıyla, fiyat arz ve talep dengesi ile oluşuyor.”

Bilinçli bir tercihle Sabiha Gökçen Havaalanı’nı seçen Pegasus, burada  müşteriler için 3 katlı, ücretsiz otopark imkânı sunuyor.

Şirketin şehiriçi ücretsiz servisleri de var.

 

BAKIMA DAHA AZ YATIRIM

 

Ali Sabancı, bir noktaya daha işaret ediyor:

“Fiyatlar düştükçe ve kontrol edilemeyen maliyetler yükseldikçe; ister istemez oyuncular, kontrol edebilecekleri giderlerden kısmaya gidebilirler. MESELÂ, BAKIMA DAHA AZ YATIRIM YAPABİLİRLER. Herhangi bir şirketin kötü bir vaka yaşamasını istemem. Bir uçağın başına gelen kazâ, tüm uçaklara mâl olur.”

*    *    *

Bilet fiyatlarının daha fazla düşmesinin mümkün olmadığını  söyleyen Atlas Jet Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Ersoy, artık yolcu tercihlerini diğer faktörlerin belirleyeceğini söylüyor. Ersoy; yolcu tercihleri çerçevesinde, Atlas Jet’in güvenilirlik, dakiklik ve konfora yatırım yapacağını  belirtiyor.

Atlas Jet, bugün iç hatlara 3 yaşında uçaklar koymuş. Ocak ayında 2 yaşından genç, Mayıs’ta da 1 yaşından genç uçaklar hedefleniyor.

 

DIŞ HATLARDA SORGULAMA

 

Yaş meselesine gelince, Murat Ersoy, burada rakiplerin ”sataşmalar” ına da cevap veriyor. Diyor ki: “Bazı firmalar bizim uçak yaşı ortalamamız 6-7 diyorlar. Ancak, burada ortalama önemli değil. Filonuzda 2 yaşında uçak da vardır, 14 yaşında uçak da. MESELÂ  14 YAŞINDAKİ UÇAK, DIŞ HATLARDA SORGULANIR. Ama siz bunu iç hatlara sürerseniz, yolcuyu kandırmış olursunuz.”

Dakiklikte çok iddialı olduklarının altını çizen Ersoy, bunun için filolarındaki her on uçak için, personeli hazır durumda bir uçağı yedek olarak beklettiklerini de açıklıyor. Uçaklarında konfora da büyük önem verdiklerini belirten Murat Ersoy, her uçaktan 12 koltuk söküleceğini ve oturma mesafesinin rahatlatılacağını da açıkladı.

Bu operasyonun Atlas Jet’e 1 milyon dolarlık gelir dezavantajı yaratacağını vurgulayan Murat Ersoy, “biz uçak başına yılda 1 milyon dolar az kazanmayı göze alabiliyoruz. Bu, yolcumuza saygımızın bir göstergesidir” dedi. Atlas Jet, bu konuda büyük bir reklâm kampanyası başlattı. Olay, “Biz ikinciyiz! Ama, bizimki 77 santim.” sloganıyla duyuruluyor.

Yolcu daha rahat uçsun diye, uçakta 12 koltuk eksiltiliyor. Koltuk arası mesafe 77 santime çıkarılıyor.

Koltuklar deri… Hedef, müşteri memnuniyeti…

Atlas Jet, Mersin ve Rize gibi havaalanı olmayan illere de bilet kesiyor. Buna göre, biletini İstanbul-Mersin veya İstanbul-Rize olarak alan yolcular, Atlas Jet’le Adana’ya veya Trabzon’a uçtuktan sonra, havaalanında kendilerini bekleyen otobüsle, ücretsiz olarak varış noktalarına transfer ediliyor.

Ayrıca İstanbul’a gelen işadamlarına “Fly and Car”  adı verilen hizmeti sunmaya hazırlanan Atlas Jet, günlük 150 YTL karşılığında, dileyene havaalanından şoförlü araç tahsis ediyor. Bu araçlar, yolcuyu gün boyunca istediği yere götürdükten sonra, akşam da Atlas Jet’in dönüş uçağına yetiştiriyor.

 

ABD VE AVRUPA’DA NASIL?

 

ABD ve Avrupa’daki “low-cost airlines” (düşük maliyetli havayolu) şirketleri, Türkiye’ye de yansıdı.

Yeni kurulan düşük maliyetli havayolu şirketleri; daha az kullanılan, şehre uzak havaalanlarına iniyor.

Uçaklarında hiçbirfley “beleş” değil. Yemek de, içmek de ayrıca paralı. Uçak  içinde hizmet en alt seviyede. Hakkınız olan 15 kilo bagajı bir kilo geçerseniz, ek ücret ödemek zorundasınız.

Koltuk   araları  çok dar. Nedeni ;  uçağa daha fazla koltuk koymak ve daha çok yolcu almak.

Konfor yok. İşlevsellik üst düzeyde. Bilet dahi kullanmıyorlar. Telefon ya da internetle yer ayrılıyor. Maksat; acente komisyonu vermemek…

Havaalanına geldiğinizde; uçağa biniş işleminin yapıldığı bölümde bilgisayar bile olmadığını görüyorsunuz. Sadece adınızın ve telefon numaranızın yazıldığı  bir liste… Size PVC kaplı bir biniş kartı veriyorlar. Bu kartı uçağa binerken elinizden alıyorlar. Belki binlerce kez kullanılıyor. Yer numarası falan yok. Nereye istersen otur!

Uçaklar çoğu zaman dolu. Zaten, dolu olmayan hat hemen kapatılıyor.

Talep varsa, kazanç varsa uçuş da var. Yoksa…

Yani, maliyetlerini minimuma indirip doluluk oranlarını maksimize ediyorlar.

Bir de en önemli özellik; devlet bunlara tek kuruşluk yardım yapmıyor. Ne ABD’de, ne Avrupa’da…

Bizde? Özel havacılık şirketleri, devletten destek alıp otobüsçülerle rekabet ediyor.

Şirketler çoğalıyor, birbirleriyle rekabete giriyor.

Bugün rekabet, had safhada…

…Ve hizmetlerini arttırma çabasındalar.

Uçaktan koltuk söküyorlar. “Ucuz havayolu şirketi mantığı” na ters hareket ediyorlar.

Burada bir çelişki var. Bu mantığı bile sulandırdılar.

Nasıl olsa, hükûmet destekliyor ya…

Ucuz uçuş yapacaklar, yapsınlar..

Ama, devletin verdiği destekle değil; özel becerileriyle, maharetleriyle…

*    *    *

Türkiye’de yıllardır uçak bilet fiyatları ile otobüs bilet fiyatları arasında bir “oran” vardı. 3’te 1 oranı… Yani; otobüste bir mesafe 40 milyon lira ise, uçakta bu 120 milyon lira idi…

Kulvarlar farklıydı…Müşteri profilleri de…

Bugün… Uçak, otobüs kulvarına girmiştir.

Bakanlık, uçakların otobüsçülerin kulvarına  girmesine önayak olmuştur.

Bakanlık havayolu şirketlerinden desteğini çeksin.

 

14/20 kasım 2005 sayı;409

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir