‘Gardaş, böyle olur mu?’

DÜNYADA düşük bilet fiyatlarıyla uçan havayolu şirketleri var.

Avrupa’da var… Amerika’da var…

“Başarı hikâyeleri” de var!

Lâkin; kendi becerileriyle, maharetleriyle yapıyor bunu özel havayolu şirketleri.

Hükümet desteğiyle değil…

Bu, doğaldır.

Ekonominin gereğidir…

Türkiye gelişecekse, Türkiye’de de olmalı.

 

Türkiye’de yıllardır uçak bilet fiyatları ile otobüs bilet fiyatları arasında bir “oran” vardı. 3’te 1 oranı…

Yani; otobüste bir mesafe 40 milyon lira ise, uçakta bu 120 milyon lira idi…

Kulvarlar farklıydı…

Müşteri profilleri de…

Bugün… Uçak, otobüs kulvarına girmiştir. Bakanlık, uçakların otobüsçülerin kulvarına girmesine önayak olmuştur.

Ankara’daki “Ulaştırma Zirvesi”nde ne demişti Sayın Bakan?

Otobüsçülerin gözlerinin içine baka baka konuşmuştu. Hatırlayalım:

“…Ulaşım dallarını; birbiriyle rekabet eden, birbirini yok eden unsurlar olarak değil, birbirini tamamlayan, Türk ekonomisine en büyük katkıyı sağlayan bir sektörün bütünleyici unsurları olarak görüyorum.”

“…Otobüs ile uçağı birlikte kullanalım. 18 saat mesafeyi gitmek zorunda kalmayalım.” Sayın Bakan… Oldu mu şimdi?

Kimse ekonomiye karışmasın.

Müdahale olmasın.

Siz, uçaklara olan desteğinizi çekin… Otobüsçülere “serbest fiyat” imkânı tanıyın…

 

Otobüsçüler de havayolu şirketleri gibi arefe, bayram, hafta sonu gibi hareketli günlerde bilet fiyatlarını ayarlayabilsin…

O zaman, özel havayolu şirketleri maharetlerini göstersin…

İsterse, otobüs bilet fiyatından daha düşük bilet kessin…

 

“Direktörüm’”le telefonda konuştum.

Sayın İlhan Aksoğanoğlu ile…

“İlhan abi, işler nasıl” der demez, Aksoğanoğlu başladı kendi “zarif üslubu” ile konuşmaya…

“Gardaş, böyle olur mu?”

“Yaz” dedi bana ve ekledi:

“26 Ekim; Malatya-Ankara 69 milyon.

Malatya-İstanbul 89 milyon…

2 Kasım; 109 milyon Malatya-Ankara.

Malatya-İstanbul 129 milyon…

5 ve 6 Kasım’da, 139 oluyor Malatya-Ankara…

Malatya-İstanbul, 149…

Gardaş…

Malatya-Ankara 69’dan 109’a, 109’dan da 139’a çıkıyor.

Malatya-İstanbul 89’la başlıyor, 129… 149…

Böyle olur mu? Bize gelince…

Bize niye ‘rayicin üzerine çıkamazsın’ diyor bakanlık?

“Rayiçten de yüzde 20 indirim yapabilirsin” diyor.

50 milyon rayicim…

Malatya-İstanbul.

Yüzde 20 indirim yapabilirim.

Yani, 40 milyon…

Ama, 40 milyondan aşağı kesemem…

50 milyonun üstüne bir lira fazla bilet kesemem.

Kanunen suç!

Amma velâkin, hava taşımacılığında suç yok!

Yolcu olduğu zaman havayolu şirketleri yolcuyu gagalıyor.

Arifede, bayramda, hafta sonlarında…

Yolcu olmadığı zaman, diğer günlerde otobüsçüleri gagalıyor…”

 

Yukarıda, bir otobüsçünün sözlerini naklettim.

Capital Dergisi’nin Kasım 2005 sayısında Sayın Ali Sabancı ile Pegasus adına geniş bir röportaj yayınlandı.

Röportajdan, Ali Sabancı‘nın fiyatlarla ilgili görüşünü de nakledeyim.

 

Sabancı diyor ki:

“Fiyatlarımız talebe göre değişiyor. Yazın bir cuma öğleden sonra İstanbul-Bodrum seferine iki kat daha fiyat koysanız kolay bir şekilde satarsınız. Ama, aynı İstanbul-Bodrum’u bir salı akşamı aynı fiyatla satamazsınız.

Dolayısıyla, fiyat arz ve talep dengesi ile oluşuyor.”

Ali Sabancı’nın fiyatlarla ilgili görüşü böyle.  Peki Sayın bakan; otobüsçüler neden arz-talep dengesiyle çalışamıyor?

Eğer otobüsçüler arz-talep dengesine göre bilet kesemezse, uçak şirketleri nasıl keser?

Bunda bir gariplik var.

O zaman “birbirlerinin destekçisi” değil, rakibi olurlar.

Birbirlerini baltalarlar…

Sayın Bakan, hani “ulaşım modları birbirlerini destekleyecekler”di?

Ama bugün uçakların otobüsçüleri kösteklediğini görüyoruz.

Bir ameliyata başladığınız zaman ortam steril değilse, hasta ameliyat masasında kalır. Ameliyat, steril ortamda yapılır.

 

Otobüsçülerin demeklerinin, federasyonlarının yöneticileri…

Zirvelere, toplantılara, bakanlar davet ediliyor.

İktidar davet ediliyor.

Bu tür toplantılara sadece iktidar mı davet edilmeli?

Muhalefet partileri neden davet edilmez?

Ne dersiniz?

Sayın Baykal…

Sayın Mumcu…

Sayın Ağar davet edilemez mi?

İktidara gidildiği gibi muhalefete de gidilemez mi?

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

7-13 Kasım 2005, Sayı: 408

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir