OTOBÜSÇÜ,AŞIKTIR 302'ye…

SAYIN H. Tahsin Önalp ile sohbetimizi bu hafta da sürdürüyoruz.

Çok uzun süren bir görüşmeden pasajlar aktardım.

“Eksikler” olabilir.

Zamanı geldiğinde onları da yazarım.

 

*    *    *

Evet… Görüştüğümüz şahsiyet, Otomarsan’ın ilk genel müdürü…

Otomotiv sanayiinin hayatta olan en eski mensubu…

Eski Karayolları Genel Müdürü…

Eski Bakan… Ayrıca, bir başka önemli özelliği daha var:

Türk Williys’de fabrika müdürlüğü yapmış. Bu göreviyle birlikte Dr. Önalp otomotivin “ilk fabrika müdürü” olmuş.

*    *    *

Magirusların dönemi…

“Ne geçti, Magirus geçti…” denirdi.

O günleri anlatıyor Tahsin Bey:

“Biz başlangıçta devreye girerken, Türkiye’de Magirus vardı.

İzzet Ünver’i tanırım…

Adnan Menderes’in terzisiydi…

Kolaylıkla işleri hallediyordu.

Biz devreye girdiğimiz zaman ‘bir otobüs satın; ben bıyıklarımı keserim, atarım’ demişti.

Tabii ben onun iştahını kestim.

O tek tabanca, istediği gibi oynuyor.

Ama, otobüsü buradan Kars’a gidiyor, Kars’ta en az 12 saat beklemesi lâzım.

Hava soğutmalı olduğu için motor,  Türkiye’nin şartlarına uygun değil.

Siz hava soğutmalı motoru ya sahile göre ayarlayacaksınız, ya yüksek râkıma göre ayarlayacaksınız.

Buradan Kars’a giden araba, 0 seviyesinden 1900 metreye kadar çıkıyor.

Günde dört mevsim değiştiriyor.

Bu şartlar altında tabii, hava soğutmalı motor pek revaçta değildi. Benim arabam burdan gidiyor Kars’a kadar, anahtarı kapatmadan tekrar dönüyor İstanbul’a.

Onun için, kısa bir süre sonra Magirus’u perişan ettik. Yüzde 70, yüzde 80’di benim zamanımda Pazar payı.”

*    *    *

O dönemlerde fiyatı devlet belirliyor.

Üretilecek otobüsün fiyatının nasıl tesbit edildiğini Tahsin Bey’den dinleyelim:

“Çok enteresan bir konudur.

Allah selâmet versin, Almanlar’la beraber Sanayi Bakanı Mehmet Turgut’a gittik. Mehmet Turgut lisan bilmiyor.

Bu yüzden benimle konuştu. Almanlar küplere bindi. ‘Nasıl olur, bizimle konuşmuyor da seninle konuşuyor’ diye.

Gayet normaldir. Sen türkçe biliyor musun; bilmiyorsun.

O da almanca bilmiyor.

Öyleyse; ben size aracılık edeceğim.

Sizinle konuşacağına, direkt benimle konuşuyor. Haklı… Nihayet, bakan! 

Ben Almanya’ya gitsem Alman Başbakanı veya cumhurbaşkanı beni kabul eder mi, etmez. Neyse…

Mehmet Turgut bize bir fiyat verdi.

Biz onlara 450 bin liradan fiyat açtık.

Halbuki Mehmet Turgut 270 bin lira fiyat verdi… Bas bas bağırıyoruz… ‘Olmaz böyle bir şey’ diye.”

Tahsin Bey anlatırken, “neye göre tesbit ediliyor fiyat” diye sordum.

Cevap… “Margirus’un fiyatı 320 bin.

 Sen de yeni devreye giriyorsun.

Bakan’ın vermiş olduğu fiyat, benim lehime oldu. Aksi takdirde ben pazarın yüzde 80’inin ele geçiremiyordum ki…

Adam 320 bin liraya Magirus alacağına 270 bin liraya Mercedes’i tercih etti tabii…

Montaj Sanayii Talimatı’na göre, onlarla anlaşıp, fiyatı ona göre tesbit ediyorsunuz.

Fiyat böyle.”

*    *    *

Ecevit dönemi… Yokluklar… Sıkıntılar…

Ecevit, umudumuzdu. “Otobüsü ucuza alacaksınız” diye bir vaatle çıkmıştı.

Sonra otobüsün fiyatı arttı. O günlerle ilgili ne düşünüyor Tahsin Bey? Anlatıyor:

“Genç Ecevit. İlk seçim otobüsünü biz yaptık ona… Onunla da bir kavgamız var.

Ikarusları alırken ‘burada bu kadar müessese var niye Ikarus alınıyor’ deyince ‘Tahsin bey biz iyi çikolatayı satacağız, kötü çikolatayı da ithal edeceğiz’ demişti.

Böyle bir mantık var mı yahu? Kafa işte!”

*    *    *

Dönelim 302’ye…

“Adam el arabası yapmış, üzerine 302 koymuş. 302 Türk otobüs piyasasına hem para kazandırdı hem değer kazandı. 

Benim arabamla adam çıkıyor, buradan Kars’a kadar gidiyor, kontağı kapatmadan dönüyordu.

Biz çok mücadele ettik.

45 kişiyle başladık.

Öndeki katlanabilir hostes koltuğu ile 45 kişilikti. Halbuki MAN 41 kişiyle başladı.

Benim 4 kişilik fazlam, MAN’ı perişan etti. 4 koltuk, arabanın genel masraflarını karşılıyordu.”

*    *    *

Bugün otobüsçülerin “efsane” dediği 302 hâlâ yollarda…

Otobüsçü hep 302 dönemini yâdeder…

En iyi parayı o dönemde kazandığını anlatır… Otobüsçü âşıktır 302’ye…

H. Tahsin Önalp de âşıktır 302’ye!

Tahsin Bey’den dinleyelim:

“302 her yerde var.

Hepsinde emeğim var…

Çocuğum gibi; ölmeyen efsane…

302, Türk otobüsçülük piyasasına para kazandırdı. 302 para kazandırdı; Otomarsan da gelişti.”

05-11 Eylül  2005 Sayı; 399

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir