Hakem taraf tutmamalı

REKABET dedik… Sözlük . anlamını verdik. Aşık atma… Boy ölçüşme…Çekişme… Didişme… Yarış… Yarışma…

 

DOMİNO ETKİSİ….

Özel havayolu şirketleri otobüsçülerle rekabete başlamıştı.

Şimdi… İş tersine döndü…

Havada başladı rekabet.

Ulaştırma Bakanı, havayolu şirketlerinin yaptığı indirimlerde “öldürücü ya da yıkıcı rekabet” şartlarının uygulandığının tesbit edilmesi halinde tarifelere müdahale edileceğini söyledi.

Uçak şirketleri, otobüsçülerle yarışa girdi. Girsin…

Ama, “bakanlık” taraf tutmamalı.

Konu ile ilgili Yusuf Bolayırlı ağabeyimiz ile görüştüm.

Varan Genel Müdürü…

THY eski genel müdürü…

Sordum: “Özel havayolu şirketleri de kendi aralarında rekabet halinde.

Fiyatta rekabeti ne kadar sürdürebilirler.

Bu işin sonu ne olur?”

Dedi ki:

‘THY ve özel havayollarının bilet fiyatları, otobüs bilet fiyatlarına çok yaklaştı.

Otobüsçü maliyetin altına yolcu

taşıyabilir mi? Uçakların da bu fiyatlarla

para kazanması imkânsız.”

Sonra devam etti Sayın Bolayırlı: “Havacılık sektörüne özel muafiyetler

var. Yakıt sübvansiyonu bir yana;

biletlerde. Özel İşlem Vergisi ve Eğitime

Katkı Payı uygulanmıyor.

Bu indirimler, yolcu başı 20 milyon lirayı buluyor.”

Bolayırlı devamla:

“Şu anda deklare edilen bilet fiyatları, yüzde 100 doluluk olursa maliyeti kurtarır.

Ancak, her zaman yüzde 100 doluluk olmaz. Hele, Ramazan’da hiç olmaz.

Şimdi Pegasus da iç hat uçuşlarına başlayacak.

Çok güçlü bir şirket.

Bu fiyatlarla, bu iş böyle gitmez.”

Sayın Bolayırlı’nın konu ile ilgili son sözleri de şöyle:

“Bakanlık fiyatlara direkt müdahale edemez. Ama, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün elinde argümanları var.”

 

OTOBÜSÇÜLER TAHRİP EDİLMEMELİ…

Otobüslerin, önümüzdeki uzunca bir süre şehirlerarası ulaşımda “ana taşıma” olarak kalacağı biliniyor.

Evet… Havayolu payını arttırmalı; ama, kırıp dökmeden.

Çünkü, uçakların çalıştığı hatlarda otobüsçüler bilet fiyatlarını arttıramıyor.

Sefer sayılan düşüyor ve ana hatlardan çıkan otobüs çapraz hatlarda çalışmaya başlıyor. Çapraz hatlarda da kârlılık ortadan kalkıyor.

“Domino etkisi” ile topyekûn bir “çöküntü” yaşanıyor. Tüm hatlarda…

Ayrıca, uçaklarda da çöküntü yaşanacak.

 

Ortada, “kaş yapayım derken, göz çıkartma” durumu sözkonusu.

Güzel balkon yaparken, ana taşıyıcı kolonların tahrip edilmemesine özen gösterilmeli. Otobüsçülük tahrip edilmemeli…

 

Önce “otobüs bilet fiyatına uçak”

deniyordu.

Şimdi, havayolu şirketleri otobüsten de düşük bilet kesiyor.

Otobüsçü bilet fiyatlarını arttıramıyor.

Maliyet altına inebilir mi? İnemez!

Peki, ne olacak?

Otobüsçü kazanmayacak…

Uçakçılar da kaybedecek!

 

Kazanamayınca maliyetler düşürülmeye çalışılacak.

Kazanamayınca; yatırımlar etkilenecek.

Firmalar küçülecek.

Yani; zenginliği değil, fakirliği paylaşacak yolcu taşımacıları…

Unutulmasın; geçmişte 14 özel uçak şirketi batmıştı Türkiye’de.

Amerika’da da özel şirketler batıyor.

Batan şirket çok Amerika’da.

 

DENGE SAĞLANMALI…

Ulaşım modları arasında mutlaka denge sağlanmalı.

Türkiye’de; demiryolu, denizyolu ve havayolu paylarının artması kaçınılmaz.

Bakanlık; modları, birbirinin rakibi olarak değil birbirini besleyen sistemler olarak dizayn etmeli.

Önemli olan; uzun vâdede kararlı bir sektör yaratmak…

Bu sistemle ne özel uçak şirketleri para kazanır ne de otobüsçüler…

Her iki kesim de fakirliği paylaşır.

Devletin herhangi bir sektörü sübvanse etmesi ve piyasaya müdahalesi hiçbir zaman olumlu netice vermemiştir.

Otobüsçüler eşit şartlarda rekabet istiyor.

Bakanlık, uçaklara sağladığı yolcu başına 20 milyon liralık katkıyı kaldırmalı.

Hakem taraf tutmamalı.

Hükmeden, adaletle hükmetmeli.

 

Mübarek Ramazan ayındayız.

Kuran-ı Kerim, Nisa Suresi 58’inci âyet:

“Allah size, mutlaka emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.”

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

10-16 Ekim 2005, Sayı: 404

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir