Sanayi Kültürü..

GEÇEN hafta, “Her Kızımız Bir Yıldız” adı altında geliştirilen bir “proje”den söz etmiştim.

Projenin amacı; olanakları kısıtlı, ancak çalışkan ve kısa sürede meslek sahibi olmayı amaçlayan ilköğretim okulu mezunu kız öğrencileri meslek eğitimine teşvik etmek.

İlköğretim mezunu genç kızları meslek sahibi yapmak…

Meslek liselerinin teknik branşlarında eğitimi teşvik…

Genç ve yetenekli beyinlerin makine ve teçhizat kullanma becerisini arttırmak…

…Ve aynı amaçla üniversitelerle işbirliği!

 

“MBT İstihdam politikası” Türkiye’deki “yabancı sermaye şirketleri”nden farklı.

İnsan Kaynakları Müdürü Salih Ertör, şöyle diyor:

“Müşteri ihtiyaç ve memnuniyetini sürekli karşılayabilecek ‘Kaliteli İnsan’ı aramak, seçmek, geliştirmek, motive etmek ve şirket kültür ve değerlerini yaşayan ‘iyi insanlardan oluşan’ bir takım kurmak. ‘İyi İnsan’ aldığından fazlasını veren insan olarak tanımlanıyor.

Kime; müşteriye, şirkete, çalışma arkadaşlarına ve topluma…”

Bu ilkeler doğrultusunda Mercedes-Benz Türk, kız çocuklarının eğitime katılımını arttırmayı hedefliyor.

Onlara burs ve staj olanakları sağlıyor. Şirket ihtiyaçları doğrultusunda istihdama da yöneliyor…

Mercedes-Benz Türk desteğiyle 200 genç kızımızın önünde yeni ufuklar açıldı.

Yeni öğrenim döneminde bu “ordu“ya 200 yeni öğrenci daha katılacak.

Proje kapsamında 4 yıl içinde 800 öğrenci Mercedes-Benz Türk üretiminin her safhasında görev almış olacak.

Dahası var…

Üniversitelerle işbirliği…

 

Mercedes-Benz Türk ve Esslingen Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi bün­yesinde 2005/2006 öğretim yılında Anka­ra ve Aksaray’da hayata geçirilecek “Otomotiv Mühendisliği” eğitim

programı için niyet mektubu imzalamıştı.

Proje ilkeler çerçevesinde yürüdü…

…Ve bugünlere geldik.

Mercedesin gelecekteki mühendislerini yetiştirmeyi plânladığı Hacettepe Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü, ilk öğrencisini bu sene alacak.

Türkiye’de bir “ilk” olan bu bölümün taban puanının mühendislik bölümleri arasında ilk sıralarda yer alması bekleni­yor.

Bugün için “taban puan” belli değil. Tercih yapanlar arasında en yüksek puanı tutturan 30 öğrenci alınacak.

 

Otomotiv Mühendisliği bölümünde öğrenciler “uygulama ağırlıklı” köklü bir öğrenim görecekler.

Türkiye’de bir ilk olan program kapsamında teorik dersler Ankara’da uygulamalı dersler ise Mersedes-Benz Türk Kamyon Fabrikası‘nın bulunduğu Aksaray’da verilecek.

Esslingen Üniversitesi, bu konuda

know-how transferi sağlayarak Hacettepe Üniversitesi‘nin bu programına destek sağlayacak ve üniversitesinin bu programdaki öğretim görevlilerinin eğitimini üstlenecek.

Mercedes-Benz Türk Direktörler Kuru­lu Başkanı Dr. Till Becker, mart ayında Hacettepe Üniversitesi‘nde düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, firmanın sınırlarını aşan böyle bir projeye katılmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “bu oluşumun nedeni sadece otomobil sanayiinin gelişimi değil, Mercedes-Türk A.Ş’nin iyi mühendislere ihtiyaç duymasıdır” demişti.

 

Evet…

Yabancı sermaye Türkiye’ye sadece “sermaye” getirmiyor.

 

Cari açığın kapanması için “para” getirmiyor.

“Sanayi kültürü”nü getiriyor.

“Yönetim metodları“nı getiriyor.

Hatta…

“Meslek kavramları”yerleştiriyor.

Ayrupa ile sanayideki farkımızın kapanmasına yardımcı oluyor.

…Ve ihracatımızın artmasına, kaliteli ürün ihraç etmemize yol açıyor.

Yabancı sermaye sadece yabancı” ve “para-sermaye” değildir.

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

15-21 Ağustos 2005, Sayı: 396

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir