Yeni para’ya alışmak

YENİ Türk Lirası (YTL) ile para değerimiz 1965-1970 yıllan seviyesine indi.

“Kuruş” hayatımıza yeniden girdi. Bu “operasyon” öyle kolay olmadı.

2004 yılında “koordinasyon toplantıları”
düzenleyen Merkez Bankası; başta muhasebe, stok, faturalama, demirbaş takibi, gibi bilgisayar programlarını tek tek inceledi.

Bütün bilgisayar programlarına Yeni Kuruş hanesi eklenip, Yeni Türk Lirası ile uyumlu hale getirildi.

Sistem, 31 Aralık saat 24’ten sonra yürürlüğe girdi.

…Ve bir sorun çıkmadı.

Şimdi; eski TL ile 1, 5,10, 20, 50,100 Yeni Türk Lirası kâğıt paralar, 1, 5,10,25, 50 Yeni Kuruş ile 1 Yeni Türk Lirası madeni paralar piyasada dolaşıyor.

2005 yılı boyunca her iki para sistemi de
piyasalarda geçerli olacak.

Eski banknotlar; 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren 10 yılboyunca Merkez Bankası şubelerinde, Merkez Bankası’nın bulunmadığı yerlerde de Ziraat Bankası şubelerinde değiştirilecek.

 

Bu tür operasyonlar, piyasada genellikle “sıkıntı” doğuruyor.

Tarihte bunun örnekleri çok yaşandı.

Bu zamana kadar 48 devlet, paralarından 80 defa “sıfır” attı.

Birkaç örnek vereyim:

Arjantin‘de birkaç sene önce yıllık enflasyon yüzde 6000’lere çıkmıştı. Şimdi yüzde 10ların altına indi.

Arjantin; 20 yılda, parasından 13 sıfır sildi, 1 Peso’yu 1 ABD Doları’na eşitledi.

Brezilya‘da enflasyon, yıllık yerine aylık hesaplanıyor. Bu ülkede enflasyon, son 15 yılda yüzde 147 milyarı buldu. Brezilya, parasından sürekli sıfır siliyor.

1923‘lerin Almanya’sında; o zamanın para birimi Rreichsmark’ın bir milyonu ile ancak bir yumurta alınabiliyordu. Sobalarda kâğıt yerine o dönemlerde Reichsmark’lar yakılıyordu. 20’lerin Almanyası’nda ilk operasyon, paradan 12 sıfır atılmakla yapıldı. Ancak, sorun çözülmedi.

Araplarla savaşması yüzünden belini doğrultamayan İsrail; çareyi, birkaç yıl önce parasından üç sıfırı atmakta buldu. Bu operasyon sonucu, para birimi Pound terkedildi ve dolara eşitlenen “Şekel”e geçildi.

Almanya; 1948’de parasından 18 sıfır birden attı ve Deutschemark’a geçti.

2003’ten beri Almanya, AB‘nin para birimi Euro‘yu kullanıyor.

Fransa; 2’nci Dünya Savaşı’ndan sonra ciddi bir krize girdi.1960’da parasından iki sıfırı atarken “acı ilacı” da içti. Bugün Fransızlar da Euro kullanıyor.

Ama… Zor alıştılar!

 

Alışkanlıklardan vazgeçmek zor.

“Para birimi alışkanlığı” da böyle. Meselâ; İtalyanlar Euro‘ya hâlâ soğuk… –

Sadece İtalyanlar mı?

İspanyollar… Yunanlılar… Almanlar…

Herkes hala Euro’ya karşı soğuk.

Euro kullanımına geçiş hayatı bir bakıma kolaylaştırsa da, AB nüfusunun yarısı hala yeni para birimi Euro hesaplamasında sıkıntılı.

 

BAŞKA DÜNYALAR…

Sadece Avrupalı mı para birimi alışkanlığından vazgeçemiyor?

Değil…

Başka örnekleri de var. Meselâ Sudanlı da…

Sudan’ın bugünkü para birimi Dinar.

Daha önce Pound kullanılıyordu. Pound‘dan bir sıfır silip Dinar yaptılar. 100 Dinar=1000 Pound…

Ama, Sudan halkı Dinar’ı beğenmedi, benimseyemedi. Dinar resmî para birimi, Pound ise, halkın para birimi…

Sudan‘da alışveriş yapılırken Pound konuşuluyor ama Dinar ödeniyor. Yaşadığım bir olayı nakledeyim:

Sudanlı bir arkadaşımla mağazadayız. Alışveriş yapan biri, mal bedelini çek ile ödemek istiyor. Alınan malın bedeli “1 milyon Pound” tutuyor. Mağaza sahibi çeki kabul edince adam çek defterini cebinden çıkarıyor ve 100 bin Dinar” yazıyor. Mağaza sahibi 100 bin Dinar’lık çeki alıyor, kontrol ediyor ve “tamam… 1 milyon pound” diyor.

Sonra çeki tezgâhtarlardan birine verip,

“tahsil et” diyor.

Sudanlı arkadaşım “takip et bakalım. Ne olacak” deyip beni uyarıyor.

Tezgâhtar mağazadan çıkarken ben de arkasından çıkıyorum. Banka bitişikte… Tezgâhtar elindeki 100 bin dinarlık çeki vezneye uzatıyor “1 milyon Pound’luk çekim var” diyor.

Veznedar 100 bin dinarlık çeke bakıyor ve “haa, 1 milyon Pound” diyor. Sonra, adama 100 bin dinar veriyor.

Tezgâhtar;, vezneden aldığı 100 bin dinarı tek tek sayıyor “tamam, bir milyon Pound” diyerek bankadan ayrılıyor.

Bir başka olay…

Alış-veriş yaptım. “Kaç para” dedim, Tezgâhtar “100 bin Pound” diye cevap verdi. Cebimden çıkardığım sudan dinarları elimde “bende Pound” yok dedim.

Adam; elimdeki paraların arasında 10 binlik dinarı çekti “işte, 100 bin pound” dedi.

“Dur… ne yapıyorsun! Bu 10 bin dinar” diye itiraz edince, “ikiside aynı. Fark yok” diye cevap verdi.

Sonra Dinar-Pound meselesini anlattı ve ekledi:

Biz Dinar’ı sevmedik. Alışamadık.”

 

Peki, Türkiye’de durum nasıl?

Bizde de karışıklıklar var.

Müşterisine 200 YTL (200 milyon TL) yerine yerine 200 bin YTL (200 milyar TL) tutarında yazar kasa fişi veren oldu.

Bu hata… Bir de KDV’si var işin. KDV maliyeti de 36 bin YTL’dir. Yani 36 milyar Türk Lirası.

Hatayı yapan Maliye’ye başvurmuş, hatayı düzeltmeye çalışıyor…

…Ve buna benzer şeyler.

 

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

10-16 Ocak 2005, Sayı: 365

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir