Otobüsçülük Jargonu

     GEÇEN haftaki yazıda “yapma oto­büs”ten bahsettim.

“Yapma” deyince, otobüsçü ne demek istendiğini anlıyor. “Yapma otobüs”e “Bülent” diyen de var.

Bir de “boynuzlu” deyimi kullanılıyor.

Yandan uzun aynalı otobüse “boynuzlu” deniyor.

Bunlar, otobüsçülüğün jargonu…

Yani; argonun etkisinde, üstü kapalı meslek deyimleri.

İnce bir zekâ ve espri anlayışının ürünü.

Bir çeşit şifre!..

Hepsi, bir kültürün ürünü…

Ben; otobüsün, otobüsçülüğün jargonunu yazmak istiyorum.

Araştırma yapıyorum…

Sözlüklere girmemiş deyimleri, terimleri çıkarmaya çalışıyorum.

Herkesten yardım istiyorum bu konuda.

“Otobüsçülüğün jargonu”nu…

“Otobüsçülüğün argosu“nu…

“Garajın argosu”nu birlikte çıkaralım.

 

Türk Kültüründe argo kitabından

yazarları prof dr. Emine Gürsoy- Naskali ve Doç dr. Gülden Sağol editörlüğünü yaptığı kitaptan aşağıda alıntı.

Argo kullanımının mutlaka psikolojik ve sosyolojik yönden bir açıklaması olsa gerek.

İster “bir suçu gizleme” olsun…

İster ticarî sırrı, ister inancı, ister müsteh­cenliği…

Gizleme ve gizlenme amacı, argo’nun cevap verdiği ilk ihtiyaç. Bunun dışında; argo’nun “grup kimliği oluşturmak” gibi, çok temel fonksiyonu da var.

Argo, dilin en dinamik alanı.

En yaratıcı zemini…

Bir pazarda muşmula veya döngel isimli meyveyi almak üzere tezgâha yaklaşan ha­nım müşteri yaşlı ise, pazarcı “muşmula” diye bağırmaya başlar.

Ancak genç ve güzel bir hanım müşterisi olacaksa, bu defa satıcı “döngel, döngel” diye seslenir.

Gözünün tutmadığı erkek müşteri salatalık alacaksa “hıyara bak, hıyara” veya “beton gi­bi bunlar” der.

Eğer genç bir kız müşterisi olacaksa, aynı pazarcı, aynı salatalıklar için “kütür kütür”, “taze taze”, “kurabiye bunlar”, “badem gibi”, “ilik gibi” diye seslenir.

Semt pazarlarında orta yaşlı ve yaşlı hanım müşterilere “anne, abla, teyze” şeklinde sesleniş çok yaygındır.

Genç kızlar ve genç hanımlara doğrudan hitap edilmez, malın cinsine göre “çiçek gibi”, “fıstık gibi bunlar” tarzında ifadelerle yaklaşılır.”

Otobüsçülükte de “çiçek gibi” deyimi var. Eğitim düzeyi yüksek, temiz, aile yolcuya denir.

Kullanılan kelimeleri, kendileri anlıyor.

Başkaları anlamıyor…

Meselâ “araba” toplumda motorlu binek aracı şeklinde anlaşılır; veya at arabası…

Ama bizde “araba” demek, “otobüs” demek.

Ya “yıldız”?..

Futbol yıldızı, sahne yıldızı veya gökteki yıldızlar mıdır?

Birçok insan için öyle ama, otobüsçü için “yıldız”, sadece “Mercedes”…

 

Otobüsçülük jargonunda da ilginç kelimeler, ilginç benzetmeler var.

Meslekten insanların anladığı, başkalarının anlamadığı kelimeler…

Biraz örnek vereyim:

“Şeftali”, Bursa yolcusu…

Kâtip Harem’den Otogar’ı arıyor “2 şeftali versene” diyor. Yani, 2 Bursa yolcusu için koltuk numarası istiyor.

“Bayat bilet” hareket gününden önce satılan bilet.

“Albay” ne demek? Yani, hareket günün­den çok önce satılan bilet… Satan, listeye bilet numarasını işlemez; sadece rezervasyon yapar. Bilet parasını kullanır.

“Ayağını kır”ın anlamı ne? Yolcu yazı haneye gelir; ama yer yoktur veya o güzergâha çalışılmıyordun Yolcu bir başka yazıhaneye yönlendirilirken kullanılır. Yani, yolcuyu satarken kullanılan bir deyim.

Yan yazıhaneye “kelle başı vereceksin” mesajı…

Yolcuya da “seninle ilgilenecekler” ya da “indirim yapacaklar” güvencesi…

“Elden”, son dakika yolcusu için kullanılır. Kâtip parayı alır, şoföre paylaşır.

“Çapraz kur”, elden biletlerde uygulanan oran… Genelde, 3’te1 olur.

“81 numara” Ankara Garajı’nda, AŞTİ‘de kullanılır. Korsan otobüsçüler veya kelleciler kullanır. Neden mi 81 ? Çünkü AŞTİ‘de 80 ya­zıhane vardır.

“Kelle” garajda gezinen yolcunun adıdır. “Kelleci” bu yolcuyu bankoya teslim edip biletini aldıran ve bilet başına para alan kişi­dir.

“Kelle başı” bilet başına alınan komisyon…

“Kuzu bunlar, kuzuu” kelleden sağladığı parayı arkadaşlarına sallayarak gösterirken kellecinin kullandığı terim…

“Ayakçı” yazıhane önünde yolcu gözleyen…

“Çorba” otobüsçünün bankoda çalışan kâtibe verdiği bahşiş. Bahşiş’in bir başka de­yimi de var: “Sakal atmak.”

 

Köşe yetersiz kaldı. Daha çok deyim var.

Haftaya devam ederim. Ama, son bir tespit:

Mercedes-Benz Türk yeni bir otobüs yapıyor.

Daha piyasaya çıkmadı.  Ama, jargona yeni bir-iki deyim eklendi.

Otobüsçü; yeni çıkacak otobüs için, şimdiden “Yeni makina” veya “Öbür otobüs” demeye başladı.

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

6-12 Aralık 2004, Sayı: 360

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir