Kulis Konuşmalarından

    FEDERASYON çalışmaları yapılıyor… Konuşuluyor, görüşülüyor…

Bunun bir de “kulis” yönü var. Kulislerde neler konuşuluyor; örnek vereyim.

 

UATOD‘un verdiği iftardayız… Yemekten sonra, otelin lobisinde oturuyoruz.

Galip Öztürk geldi.

Ardından Hayati Uzun, Mehmet Erdoğan, Mehmet Çelik ve diğer arkadaşlar…

Konu; muhalefet, birleşme…

Dedim ki: Arkadaşlara da anlattım. İzmir Toplantısından sonra İstanbul’a geldik.

Galip Öztürk beni aradı.

Görüşmeye ihtiyacım var” dedi ve ekledi:

“Ben bırakacağım. Kimi yapalım?”

Mehmet Özcan‘dan bahsetti.

Konuştuk… Sonra Mehmet Özcan aradı.

Onunla da konuştuk… Ardından, biraraya geldik. Arkadaşlarla TODER‘de topladık.

…Ve bir öneride bulunduk:

“Yeni bir platformda birleşelim. Teklif bu!”

Galip Bey, “UATOD’da birleşmeyi ve UATOD Başkanı’nın Federasyon Başkanı olmasını” önerdi.

Lobi’deki görüşmemizde bunları arkadaşlara anlattım. Sonra Galip Öztürk‘e döndüm…

“Öyle değil mi Galip Bey” dedim.

“Evet. Aynen öyle” dedi.

“UATOD’da birleşelim.”

“Federasyon’da birleşelim.”

Cevabım şu oldu: “Samimi konuşmak gerekirse, arkadaşlarla konuşurum.

Herkesin kafasındaki düşünce şu: Galip olmadan, olmaz. Galip’le nasıl olacak?

Bu sorunun cevabını bulursak çözeriz.

İşin gerçeği bu!

Herkes “şirket ne olacak” diyor.

 

Anonim şirket bu! Demirel’in dediği gibi “bulun 226’yı düşünün hükümeti.”

Galip Bey orada “bu iş hükümet gibi değil. Ben yine orada olacağım. Yönetimi alsalar bile ben orada olacağım. Hissedarım ben” dedi.

Şirket tartışması bir kenara…

Biz sektörü düşünüyorsak, “Başkan sektörü düşünüyorsun.”

Evet… Ne diyorsunuz:

Sektör… O zaman 20 milyon liraya düşürün garaj çıkışlarını.

Sektörü düşünürseniz, bunu yaparsınız.

O zaman diğer belediyelerle konuşuruz, bütün garajlarda fiyatı düşürmeye çalışırız. Sektör çıkarıyla, Şirket çıkarı taban-tabana zıt.

Şirket, UATOD’a para veriyor.

UATOD imi savunacak?

UATOD, Şirket’i savunacak; sektörü değil.

Sıkıntı burada… Sizin Federasyon modelinizde sapla-saman birbirine karışmış durumda.

Onun için, yeni zeminde birleşmek gerek.

 

Ben şunu söylüyorum:

Firmalar var… Yazıhaneciler var…

Komisyoncular var…

Bir firmayla özdeşleşmiş yazıhaneci var… 15 ayrı firmaya bilet kesen yazıhaneci var.

Kim, kimi temsil edecek? Nasıl olacak bu iş?

5 otobüsü olan… 10 otobüsü olan… 200 otobüsü olan firma var.

Bunlar nasıl temsil edilecek? Dolayısıyla, sapla-saman karışık…

Fakat, çözüm var. Çözümü biliyorum.

Temsil problemi söz konusu.

“Nasıl yapacaksınız” soruma; Galip Öztürk, “kanun müsaade etmiyor” diyor.

Hayır, ben bulacağım size, kanuni yolunu.

 

Diyorsunuz ki: “Herkes tek torbada birleşecek.”

Bu, sıkıntı yaratır.

“Çözüm ne? Nasıl bir çözüm öneriyorsun” dedi Galip Öztürk.

Çözümü söyleyeyim: D-1’ciler derneği… F-1 ‘çiler derneği… B-1 ‘çiler derneği…

Dernekleri böyle isimlendirirsiniz.

Sandıklar ayrı olur, herkesin seçimi ayrı olur ve yukarıya böyle temsilci verilir.

Birlik ve Federasyon, bunlar olur.

“Yapalım” dedi Galip Bey.

Bak, bu bir öneri…

Diğer arkadaşlarım kabul etmezse bu öneriyi, ben onları bırakıp, sizin yanınıza gelirim. Şart bu! Ondan sonra durdu, “olmaz” dedi. “Olur mu?

Siz UATOD’da Mehmet Özcan başkanlığında birleşmezseniz ben yine başkan olmak zorunda kalacağım.”

Niye olmaz?

Sizin yaptığın Federasyon ne?

Bir dernek…

Federasyon değil, dernek!

Ben de “dernek” diyorum. Dernekleri biraraya getirip, Federasyon kuralım.

Siz demiyor musunuz Türkiye’de kurulan derneklerin başkanlarına “buraya gelin” diye…

Ben de diyorum ki: “F-1’çiler gelsin, D-1 ‘çiler gelsin, B-1’çiler gelsin. İsterse, bütün yönetimi gelsin…”

Sonra dedim ki: “Bakın ben otobüs sahibiyim.

Bireysel Otobüsçüler Demeği’ni kuracağım.

Çünkü; hepimizin eli onların cebinde, onlar yok ortada. Nerede onların hakkı?

Niçin bireysel otobüsçü yok, sisteminizde?

Sektör lehine birleşme böyle olur.

Gerçek temsil böyle ortaya çıkar.

Bunu yapamaz iseniz, federasyon çalışmaları TOOİD gibi olur.

Sektörü birleştirmek yerine, daha da böler.

Siz, bütün Anadolu’yu avucunuza almak istiyorsunuz.

İstanbul hegemonyası…

Ben, İstanbul hegemonyasına karşıyım.”

 

Sohbet devam ediyor:

“Dernekler, yerel yönetimlerdir. Yani; dernek başkanları belediye başkanları gibidir.

Sizin modeliniz belediyeler birliği örneği… Ben otobüsçülerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden söz ediyorum.

Belediye başkanı, milletvekili değil…

Bireysel otobüsçüler ne olacak?

Niçin yok sayılıyor?

Sayın Başkan, Sayın Galip Öztürk; ‘otobüsçüye vefa borcum var’ demiyor muydunuz? Bu sistem borcunuzu öder mi?”

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

15-21 Kasım 2004, Sayı: 357

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir