Birlik, neden yok?

     SEKTÖR dağınık..

Sektörde “birlik-beraberlik” söylemleri var.

“birlik olalım, birlik olalım..”

Ama nasıl?

…Ve hangi zeminde?

 

Evet…

Değişik görüşler…

Farklı bakış açıları…

Tereddütler…

Çıkar çelişkisi…

Güven bunalımı..

… Ve, birlik beraberlik temennileri!

… Ve kan kaybeden, geliri azalan bir sektör!

… Ve geleceğini şekillendirme sancıları yaşayan bir sektör!

Genel çerçeve, genel manzara bu!

Dağınık bir sektör tablosu…

Umutlu ve umutsuz olanlar…

Gelecek korkusu yaşayanlar…

Bütün bu olumsuzluklara rağmen kimse “sağlam bir temel üzerine sağlıklı bir çatı”ya karşı değil.

Bu sorunlar nasıl aşılacak?

“Birlik-beraberlik” temennisi nasıl hayata geçecek?

Tabii ki “diyalog”la…

Önşartsız…

 

Sektörden birkaç not aktarayım…

Ali Osman Ulusoy:

“… Federasyon kuralım…

amma; Federasyon’dan çok başka, çok önemli sorunlarımız var.

Otobüsçünün derdi büyük.

Bu sorunları ne yapacaksınız?

Önce bu sorunları konuşalım.

Otobüs satan sıkıntıda…

Otobüs alan sıkıntıda…

Otobüs çalıştıran sıkıntıda… Hç kimse ‘2004, 2003’ten iyidir’ diyebilir mi?

Yolcu arttı, ama kazanç azaldı.

Tedbir almak zorundayız.

Federasyon’dan önce, tedbirleri konuşalım.

Ne yapacağız federasyon kurarak?

Yol mu keseceğiz?

Hükümetler federasyon istemez.

Hükümetler dinliyor mu federasyonları…

Eski güçlü sendikalar mı var?

Eski federasyonlar şimdi var mı?

20 senelik dönem içinde, her bakan ‘getirin birlik yapacağım’ demiştir.

Hükümet konusun olunca Meclis’ten geçmemiştir.

(Başkan Galip Öztürk’e dönerek) birinci görev sana düşüyor. Bölge toplantıları düzenle, sorunları tartışalım. Her il’e uçağın geleceğini hesap edelim.”

 

Mehmet Niyazoğlu, sağlıklı bir oluşum için dedi ki: “Ulusoy olmadan, olmaz…

Kamil Koç olmadan olmaz…

Özkaymak olmalı… Has olmalı…

Yoksa, başaramazsınız.

Önce sen bunlara git, ondan sonra biz konuşuruz.

 

Galip Öztürk:

“…   Eski tereddütler var, biliyorum. En büyük tereddüt, başkanlık konusunda… “kim başkan olacak” sorusu gelecek bize.

Birisi ortaya çıkıyorsa, biz destek olalım.

Benim de kurumcu başkan olmaktan başka bir beklentim yok.

Kurucu başkanlığa adayım.

En çok istediğim şey, iki yıllık 2 dönem başkanlık hakkı.

.. hiçbir yaptırımımız yok.

Biz kurumsallaşamıyoruz.

…Devletten isteyecek gücümüz yok.

…Ben tek başıma UATOD  tek başına bu sektörü birleştiremedik.

Muhalif ayağı var…”

 

M. Saip Konukoğlu:

“Sektörün ilerisi iyi değil.

Biz perişan haldeyiz.

Birlik-beraberlik istiyoruz ama, iktidarıyla muhalefetiyle istiyoruz.”

 

Mehmet Özcan’dan:

“Sektörde anlaşmazlıklar, dargınlıklar var.

Bir kurumun başkanı olur.

O dargınlıkları, o kırgınlıkları kurum başkanı ortadan kaldırmalı…”

 

Tablo bu!

Bu tablodan “Mehmet Özcan etrafında birleşim” fikri çıktı.

TODER ise “Mehmet Özcan ama, yeni zeminde birleşelim” fikrini ortaya attı. (bu konuyu haftaya, birleşme zemini olarak ele alacağım.)

 

Mehmet Özcan zamanında birlik – beraberlik vardı.

Bütün sektör Antalya’da bir araya geldi ve büyük bir sorunu çözdü.

Zamanın belediye başkanı Amerika gezisini yarım bıraktı ve masaya oturmak zorunda kaldı.

Hakkımızı aldık.

Necdet Menzir’in Ulaştırma Bakanlığı döneminde “firma kapatmaları” konusunda da birlik- beraberlik sağlandı.

Niçin oldu bu?

Çünkü “birlik” vardı.

“güç” vardı.

Güç de, sektör için kullanılıyordu.

Kişisel menfaatler için değil!

 

Peki, bu birlik dün vardı…

Hem de 4-5 sene önce vardı…

Bugün niye yok?

Bu birliği kim bozdu?

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

8-14 Kasım 2004, Sayı: 356

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir