Birlik, ama nasıl?

      BİRKAÇ haftadır Federasyon oluşumu ile ilgili izlenimleri, kulislerdeki konuşmaları yazıyorum.

Evet…

Değişik görüşler…

Farklı bakış açıları…

Tereddütler…

Çıkar çelişkisi…

Güven bunalımı…

…Ve, birlik-beraberlik temennileri!

 …Ve, kan kaybeden, geliri azalan bir sektör!

…Ve, geleceğini şekillendirme sancıları yaşayan bir sektör!

Genel çerçeve, genel manzara bu!..

Dağınık bir sektör tablosu…

Umutlu ve umutsuz olanlar…

Gelecek korkusu yaşayanlar…

Bütün bu olumsuzluklara rağmen kimse “sağlam bir temel üzerine sağlıklı bir çatı“ya karşı değil.

Bu sorunlar nasıl aşılacak?

“Birlik-beraberlik” temennisi nasıl hayata geçecek?

Tabii ki “diyalog“la…

Önşartsız…

Çünkü; bu birlik dün vardı…

Hem de 4-5 sene önce vardı… Bugün niye yok? Bu birliği kim bozdu? Otobüsçülerin, bozulan birliği düzeltecek bilgi birikimleri var. Gerekli ağırlık koyulacaktır.

 

ÖNEMLİ SIKINTILAR

Kar-kış yüzünü gösterdi… Bir süre sonra yollar geçit vermeyecek. Seferler büyük zorluklarla yapılacak. Yine de, zor koşullara rağmen otobüsçülerimiz; görevlerini fedâkârlık göstererek sürdürecek.

Yolcu taşımacılığının gerçek yükü omuzlarında…

Otobüsçüler gergin…

Aynı yolu paylaştıkları sorumsuz sürücüler…

Kara noktalar…

Kara noktaların ıslahında gösterilen umursamazlıklar…

…Ve denetimler!

 

GÜNDEMDE NELER VAR?

Otobüsçüler gergin, hep tartışılıyor.

Tren…

Raylı sistemlerin geliştirilmek istenmesi.

Özel havacılık şirketleri…

Uçaklardaki rötarlar…

Tartışmalar bu merkezde…

 

Bu arada, denizcilik ve havacılık sektörlerine sağlanan “akaryakıtta ÖTV muafiyeti”ne tepkiler hâlâ sürüyor.

Otobüsçüler; “bu, haksız uygulama” diyor.

 

Hava, deniz ve demiryoluna verilen destek doğrudur.

Bu bir “siyasi tercih” meselesidir.

Olaya bu açıdan bakmak gerekir.

Fakat bunu yaparken otobüs sektörüne uygulanan haksız rekabetin ortadan kaldırılması da gerekir.

 

GÜÇLÜ BİR CAMİA

Özel havayolu şirketleri belli noktalara sefer yaparak çalışıyor.

Bu arada otobüsçü, en ücra köşelere insan taşıyarak en ucuz şekilde hizmet veriyor.

Hal böyle…

Bir de olaylara bakın!

Devlet otobüsçülüğü gözden çıkarmış durumda.

Otobüsçüler, araçlarını parka çekseler; hava ve denizyolu bu yolcuyu taşıyabilir mi?

Otobüs camiası çok güçlü, fakat gücünü

gösteremiyor.

Otobüsçü bir günde 550 milletvekili, kabine, başbakan ve meclis iç ve dış parti il-ilçe başkanları, yönetim ve delegeye ulaşır ve baskı yapabilir.

Otobüsçü gücünü kullanmıyor ve sadece konuşuyor.

“Kontağın gücü çok büyük…”

Niye kullanılmıyor?

Türkiye’nin her ilinde firma var, her ilin firması milletvekillerine baskı uygulayabilir.

Kanunlar bir Kur-an’ı Kerim âyeti değildir. Değiştirilebilir; halen de geç kalmış değiliz.

Siyasi uygulamalar, siyasi baskıyla bu yanlış karalar da değişir ve düzeltilir.

Otobüs sektörü mutlaka daha fazla zarar görmeden gerekli çalışmaları yapması ve bir an önce harekete geçmesi şart.

Türkiye’de bütün partilerden fazla örgütümüz var.

Türkiye’nin en ücra köşesinde tespit edilmiş hedeflerimiz var.

…Ve otobüslerimiz hareket halinde.

Bütün partilerin seçim propagandası için kullandığı otobüslerin kat kat fazlası elimizde ve bu otobüslerin içinde “seçmenler” seyahat ediyor.

Otobüs sektörü adına konuşan UATOD, TODER, Ege Otobüsçüler Derneği, Ankara Dernek, Konya, Adana vb. bir araya gelerek ortak hareket etmeli.

Bir öneri: küçük bir broşür hazırlanıp, bütün yolculara dağıtılmalı.

Broşürün içeriğinde; hükümet, fakirden alınıp zengine veriliyor mesajı işlenmeli.

Otobüsçü gücünü göstermeli.

Siyasi karar, siyasi kararlarla düzeltilir.

Kontağın gücü büyük…

Hiç unutulmamalı…

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

22-28 Kasım 2004, Sayı: 358

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir