Sağlam Zemini,Sağlam Temel,Sağlam Çatı

    MÜBAREK  Ramazan Ayı’ndayız…

Ramazan’da ne yazmışız, geçmiş sayılara baktım.

Şubat 2000…

115’nci sayıdaki makalemi aşağıya aynen alıyorum.

 

BİR BİLEN-NİSA SURESİ

OTOGAR seçimlerine bugün itibariyle “bir liste” ile gidiliyor.

Görünen bu…

Aslında herkesin gönlünde “tek liste” ile seçime gitmek yatıyordu.

“Seçime bir liste ile girelim” değil!

“Seçimlere tek liste ile girelim” şeklinde bir arzı, ağır basıyordu.

Yılmaz Ulusoy, “tek liste”den bahsetti.

Galip Öztürk de “tek liste” çabasında.

Siyasette bir gün, çok uzundur.

Bu arada “bir bilen” Başkan Mehmet Özcan da konuşmalarında sıksık “Nisa Suresi”nden bahsediyor.

Mehmet Özcan mesaj verirken emaneti ehline teslim ediniz diyor.

Bu söz, kuran-ı kerim’den nisa suresi’nin 58’nci ayetinden bir cümle.

Tabii; nisa suresi, sadece bu cümleden ibaret değil.

Nisa suresi tam 176 ayettir.

 

MERAKLILARINA

“Bir bilen” Mehmet Özcan, Başkanlık yaptığı dönemlerde sık sık Nisa Sûresi‘ni tekrarlardı.

Bir bakalım.

…Ve önce 58’inci âyet ne diyor?

Şöyle:

“Allah size, mutlaka emânetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.”

Âyetin emânet ve adalete riâyet emri ebedî ve genel bir düstur olmakla birlikte, güzel de bir “nüzul” sebebi vardır.

O da şöyle:

Hz. Peygamber (s.a.) Mekke‘yi fethedince, Kabe’ye bakan Osman b. Talha kapıyı kilitlemiş.

Kabe’nin üzerine çıkmış ve anahtarları ver­meyi reddederek “Senin peygamber olduğunu bilseydim onu verirdim” demişti.

Hz. Ali, anahtarı zorla ondan aldı, kapıyı açtı, Hz. Peygamber içeri girerek iki rekât namaz kıldı.

Çıkınca, amcası Abbas, anahtarı ve şerefli bir görev olan bakıcılığı kendisine vermesini istedi. İşte bu münâsebetle 58’inci âyet nazil oldu.

Efendimiz, Hz. Ali‘ye “anahtarı eski görevliye vermesini ve ondan özür dilemesi­ni” emretti. Bu olay, Osman b. Talha‘nın da Müslüman olmasına sebep teşkil etti.

Nisa Sûresi’ne devam edelim.

Bir başka âyet daha…

71’inci âyet der ki: “Ey iman edenler! Tedbirinizi alın; bölük bölük savaşa çıkın, yahut (gerektiğinde) topyekûn savaşın”

Dilerseniz bu âyeti de biraz açalım.

Ayet meâlen şöyle diyor:

“Barış             Barış içinde yaşamak arzu edilir bir şey olmakla beraber, tarih boyunca devamlı gerçekleştiği görülmemiştir.

Uzun tecrübelerden sonra sulh, dirlik ve düzenlik isteyenlerin ancak savaşa hazır olmakla bunu elde edebilecekleri anlaşılmış. (Hazır ol cenge, eğer istersen sulh-ü salâh) denilmiştir.

İslâm meşru müdafaa için, yeryüzünden zulmü, baskıyı kaldırmak, gerçek din ve vicdan hürriyetini sağlamak için savaşa izin vermiş, Müslümanları savaşa çağırmıştır.

Müslümanların vâzifesi her zaman cenge hazır olmak, fazla meşru sebep bulunmadıkça onu yapmamak, hazırlığı sulhun teminâtı kılmaktır.”

 

Nisa Sûresi‘nin 79’uncu âyeti der ki:

“Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir.”

Âyetin açıklaması, âyetin anlatmak istediği özetle şu: “İnsanlar umumiyetle elde ettikleri başarı ve iyi neticeleri kendilerine malederler. Felâket, kötülük ve başarısızlıkları ise yükleyecek birisini ararlar; kendilerini kınamak ve suçlamaktan kaçarlar.”

 

Belirttiğim gibi Nisa Sûresi 176. âyetten oluşmuş. Ben birkaç âyeti sütunuma aldım.

Nisa Sûresi’nde; mülk, hükümranlık, adalet, anlaşmazlık, haset, dostluk, düşmanlık, beraberlik, günah, sevap, hainlik, münafıklık, insanlık, iyilik, kötülük, haram, helâl konularına da açıklık getiriyor.

Yerimiz sınırlı.

O yüzden, bütün meslektaşlarıma Nisa Suresini okumalarını

tavsiye ederim. Okuyanlarında tekrar okumalarında fayda var.

Huzurlu bir seçim sonrası, huzurlu bir kazanç sağlamanız

dileğiyle…

GÜLEGÜLE / 19-25 Şubat 2000… Sayı: 115

 

 

Evet… Bugün sektör dağınık….

Sektörde bir “arayış” var.

Değişik, görüşler farklı bakış açıları, tereddütler

var. Çıkar çelişkisi, güven bunalımı var.

… Ve birlik beraberlik temennileri var. Bir

binanın inşası için öncelikli şart;

sağlam zemin, sağlam temel, sağlam çatı…

sonrası, sağlıklı birliktelik…

iyi ramazanlar… kalın sağlıcakla…

 

 

  

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

25-31 Ekim 2004, Sayı: 354

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir