Biz, sektörden yanayız

      BANA ve Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Dinçer’e şifahi olarak önce Hayati Uzun’dan, sonra Sayın Ahmet Yalamanoğlu’ndan “Sektör Değerlendirme Toplantısı” ile ilgili bir davet geldi.

Sayın Mehmet Niyazoğlu’nun evsahipliğinde İzmir’de yapılacak “Sektör Sorunları Toplantısına; Sayın Ali Osman Ulusoy’un, Sayın M. Saip Konukoğlu’nun Sayın İman Aksoğanoğlu’nun, Sayın Sena Kaleli’nin, Sayın Hüseyin Kayapalı ve Sayın Sinan Uzun’un katılacağı bildiriliyordu.

Sektörle ilgili her toplantıya katılırım.

Bu nedenle “katılacağımı” bildirdim.

İzmir’e hareket etmek üzere İstanbul Atatürk Havalimanı’na geldiğimde diğer davetlilerle karşılaştım. Onlar da aynı şekilde davet edilmiş…

Herkes birbirine “ne toplantısı bu” diye soruyordu. “Sektör sorunları görüşülecek” dedim.

Uçağa bindik… Uçak havalandı…

Az sonra, Mevlüt İlgin hepimizin eline bir “dosya” tutuşturdu. Kapsamlı bir dosya.

Dosyadan, toplantı gündeminin “Federasyon”la ilgili olduğunu anladık.

 

Toplantıdan birkaç not aktarayım…

Ali Osman Uiusoy özetle şöyle konuştu:

“….Federasyon kuralım…

Amma; Federasyon’dan çok başka, çok önemli sorunlarımız var.

Otobüsçünün derdi büyük.

Bu sorunları ne yapacaksınız?

Önce bu sorunları konuşalım.

Otobüsü satan sıkıntıda…

Otobüsü alan sıkıntıda…

Otobüsü çalıştıran sıkıntıda…

Hiç kimse ‘2004,2003’ten iyidir’ diyebilir mi? Yolcu arttı, ama, kazanç azaldı.

Tedbir almak zorundayız.

Federasyon’dan önce, tedbirleri konuşalım.

Ne yapacağız Federasyon kurarak?

Yol mu keseceğiz?

Hükümetler federasyon istemez.

Hükümetler dinliyor mu Federasyonları…

Eski güçlü Sendikalar var mı?

Eski Federasyonlar şimdi var mı?

20 senelik dönem içinde her bakan ‘getirin, Birlik yapacağım’ demiştir. Hükümet konusu olunca, Meclis’ten geçmemiştir.

(Başkan Galip Öztürk’e dönerek) Birinci görev sana düşüyor. Bölge toplantıları düzenle, sorunları tartışalım. Her il‘e uçağın geleceğini hesap edelim.”

 

Mehmet Niyazoğlu, sağlıklı bir oluşum için net mesajlar verdi.

Niyazoğlu dedi ki: “Ulusoy olmadan, olmaz… Kâmil Koç olmadan olmaz… Özkaymak olmalı… Has olmalı… Yoksa, başaramazsınız.

Önce sen bunlara git, ondan sonra biz konuşuruz.”

 

Galip Öztürk’ün konuşmalarından:

“….Eski tereddütler var, biliyorum.

En büyük tereddüt, başkanlık konusunda… ‘Kim başkan olacak’ sorusu gelecek bize.

Birisi ortaya çıkıyorsa, biz destek olalım. 

Benim de kurucu başkan olmaktan başka bir beklentim yok.

Kuruca başkanlığa adayım.

En çok istediği şey, iki yıllık 2 dönem başkanlık hakkı.

….Hiçbir yaptırımımız yok. Biz kurumsallaşamıyoruz…

….Devletten isteyecek gücümüz yok… ….Ben tek başıma, UATOD tek başına bu sektörü birleştiremedik. Muhalif ayağı var…”

 

M. Saip Konukoğlu‘nun konuşmasından: “Sektörün ilerisi iyi değil. Biz perişan haldeyiz.

Birlik-beraberlik istiyoruz ama, iktidarıyla, muhalefetiyle istiyoruz.”

 

Mehmet Özcan‘dan:

“Sektörde anlaşmazlıklar, dargınlıklar var. Bir kurumun başkanı olur… O dargınlıkları, o kırgınlıkları Kurum Başkanı ortadan kaldırmalı…”

 

Mustafa Dinçer de konuştu.

Özetle dedi ki:

“Otobüs taşımacılığı olmayan bir ülke tanımıyorum.

Şekil-şemal değişikliği yaşanacak otobüsçülükte. Karamsar olmayın… En gelişmiş tren Almanya’da. Yolcu kısmı kâr etmiyor.

Bir de, 2 seneden beri özelleştirme çabasındalar; başaramadılar.”

 

DESTEK, SEKTÖRE…

Muhalefete ve bana eleştiriler oldu. “Niye Federasyon’a katılmıyorsunuz?” eleştirileri…

“Birlik-beraberlik içinde niye olmuyorsunuz?”

Ben de “aynı eleştirileri TOOİD’i kurarken de bize yaptınız.

Şimdi TOOİD nerede?” dedim…

Sorumu Sayın Başkan “Sizin yüzünüzden

gitti” diye cevapladı.

Evet… Ben, sektörden yanayım. Diyalogdan yanayım.

…Ve, sektör adına yapılacak her toplantıda varım. Her etkinlikte varım…

Toplantıda “Türkiye’de otobüs firma sahiplerinin bir derneği yok.

Eğer Şirket’i savunuyorsak, oradaki yatırımı savunuyorsak; kapı çıkış ücretleri 100 milyon lira olsun.

Yok; sektörü savunuyorsak, 10 milyon lira olsun kapı çıkışları…

Burada, bir ‘çıkar çelişkisi’ var.

Sektörle, İstanbul Otogarı’nı yöneten şirket arasında bir çıkar çelişkisi var” dedim.

 

Bunları neden naklettim?

Çünkü olay; Derneğin yayın organı Ulaştırma Dünyası Gazetesi’ne tamamen “farklı” yansıdı.

Toplantının yansıtılış şekli, toplantı gerçeklerini yansıtmıyordu.

Hele “Federasyon için tam destek verdiğimiz”in söylenmesi, hiç de doğru değil.

Biz, sektöre tam destek veriyoruz.

Biz, diyaloga açığız…

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

11-17 Ekim 2004, Sayı: 352

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir