Geziler ve Yıldızlar

     DİYALOG çok önemli.

Siyasette de… Ekonomide de…

Tabii; otobüsçülükte de…

İnsanların birbirlerini anlaması için çok önemli. “Monolog” yalnız insanlara mahsus.

 

Ya seyahatler…

Seyahatlerin amacı değişik kültürleri görmek, coğrafyaları tanımak, paylaşımı, insanlığın ortak değerlerini öğrenmek değil mi?

Dış seyahatler, “başkasının gözüyle bakmayı” öğretiyor.

Başkasının gözlüğüyle bakabilmek…

Garip de gelebilir. Ama, “bakabilmek” önemli

 

Otobüsçüler geçen haftayı Mercedes-Benz Türk’ün davetlisi olarak Hollanda’da stres atarak geçirdiler…

Gezi dönüşü aldığımız izlenim:

Herkes mutlu ve memnun…

İyi ve yararlı bir gezi olmuş.

Gezi de amacına ulaşmış…

Aynı yöreden otobüsçüler de biraraya gelip sorunlarına “ortak çözüm” aramış.

Biraz “gezi”den bahsedeyim.

Ancak, farklı bir açıdan.

 

 

ARENA STADYUMU…

Gezi programında ünlü “Arena” stadyumu da vardı. Stada gittik…

Girişte Ajax’ın bir mağazası var. . Bizim kulüplerin mağazaları gibi…

Bir vitrin dikkatimi çekti…

Farklı formalar gördüm. Birisi çok tanıdık.

Aramızda birkaç Fenerli vardı. Hemen arkam­dan Aydın Akyol geliyordu.

“A-aa! Bakın, Fenerbahçe forması” dedim.

Heyecanla içeri girdi ve “nerede” dedi.

“İşte orada” dedim.

Gözleri vitrinde bulamadı..:

Çünkü Galatasaray formasıydı o!

Evet… Arena Stadı, bir futbol mabediydi.

İşte o futbol mabedinde, Galatasaray forması vardı…

Rehberimiz de Fenerli. ‘Tuh… Allah kahretsin! Yine Galatasaray! O kadar yabancı turist gezdiriyo­rum, kimse Fenerbahçe’yi tanımıyor. Her yerde Galatasaray” dedi.

İstanbul’a döndüğümde, olayı oğlum Kerem’e. anlattım.

Kerem, hemen Aydın Bey’i aradı:

“Aydın abi, Arena Stadı’ndan orijinal bir Fener for­ması sipariş etmek istiyorum…”

“Neden orijinal” diye sordum.

“Onu da ben çaktım” diye cevapladı.

 

 

 

 

DİREKTÖRÜN AVANTAJI

Amsterdam; 17’nci Yüzyıl’dan kalma yapılarıyla, kanallarıyla, bisikletleriyle tanınan bir kent…

Sadece Amsterdam’da 400-500 bin bisiklet olduğu söyleniyor.

Uyuşturucunun serbestçe satıldığı CoffeeShop’lar,

“Kırmızı Fenerli Evler”, EroticShop’lar ve bütün dünyadan insanlar…

Kozmopolit bir kent Amsterdam.

Bir “hoşgörü” kenti.

Kayserili bir taksici “abi, buradan anarşist çıkmaz. Çünkü, her şey serbest” dedi. Kenti dolaşıyoruz…

Öğle yemeği için turistlerin gezdiği bir çarşıya girdik…

Lâle soğanları satılıyordu. 3 tanesi 10 Euro…

İlhan Aksoğanoğlu şık bir elbise giymişti.

Lâle soğanları için pazarlık yaptı.

Satıcı döndü “sen direktörsün değil mi?” diye sor­du ve “Direktör için 4 tanesi 10 Euro” dedi. Ondan sonra, İlhan Ağabey’in adı “Direktör” kaldı. Direktör; Hollanda’nın gelişmişliğini, insanların çabalarını değerlendirdi ve “bunlar bir-iki senede bizi yakalar” dedi.

 

İlhan Ağabey, renkli bir kişilik…

Gezilerin neşe kaynağı…

Fıkralarla süsleyip eski bir olayı anlattı:

Süleyman Demirel Başbakan, Turgut Özal da Cumhurbaşkanı…

Aralarında ciddi bir çekişme var.

Demirel; o günlerde Özal için “Çankaya Sakini” diyor.

Malatya’dan bir heyet, Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı Köşk’te ziyaret eder. Heyette, ünlü bir caminin nüktedan Hoca’sı da var.

Demirel ile Özal arasındaki çekişmeyi, Hoca bir fıkra ile süslemek ister.

“Sayın Cumhurbaşkanım, affınıza sığınarak bir fıkra anlatacağım. Kızmazsanız” der.

Özal “Yok… Yok. Anlat; kızmam” diye cevap verir.

Hoca’nın anlattığı bir “Cüce” fıkrası. Burada anlatamayacağım… Fıkrayı ya Direktör’e sorun, o anlatsın; ya da bana gelin, özel olarak anlatayım…

 

HANNOVER FUARI…

Hollanda’dan döndük, bu sefer Almanya’ya uçtuk…

Hannover  Fuarı’na gittik.

Hannover Fuarı, Avrupa’nın en önemli ticari araç fuarı…

Fuar’da, Türkiye’nin önemli bir ağırlığı göze çarpıyordu.

MAN… Temsa… BMC… Otokar… Birde bizim 403…

Avrupa’da “Tourismo” adıyla satılıyor.

Aracın üstünde 10.000 rakamı vardı.

Mercedes-Benz, zengin ürün çeşidi ile de dikkat çekiyordu.

Bizim 403’le Travego yanyanaydı… .

Araçlar modern teknolojinin bütün nimetlerini taşıyordu.

Otobüslerin, binek araçlarından farkı yok. Navigator bile takılmış otobüslere.

Navigator, yol kılavuzu…

Gideceğiniz adresi, size ses ve görüntüyle tarif ediyor.

Bizim 403, Fuar’ın yıldızıydı…

Fiyatıyla, kalitesiyle hâlâ gözde, yıldız…

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

27 Eylül – 3 Ekim 2004, Sayı: 350

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir