Fakirden alıp, zengine vermek

    ÖZEL havacılık şirketlerine yapılan destek, Türk Hava Yolları’nın zararı nereden karşılanacak?

Bir zarar var!

Zararı mutlaka birisi karşılayacak!

Peki, kim karşılıyor?

Otobüsçüden alınan KDV…

Otobüsçüden alınan vergiler…

Mazottaki vergiler…

Hepsi buraya gidiyor!

Böyle baktığınız zaman, şu soru akla geliyor:

Peki, otobüslerde kimler seyahat ediyor; uçakla seyahat edenler kim?

Türk Hava Yolları ile seyahat edenler belli.

Ya özel havacılık şirketleriyle seyahat edenler?

Aslında, yeni bir yolcu potansiyeli çıkıyor orta­ya.

İlk defa uçağa binenler de var orada…

Bunlar, asgari ücretle çalışanlar mı?

THY yolcusuyla, özel havayolu şirketlerinin yolcuları asgari ücretle çalışanlar mı?’

Hayır!

Asgari ücretle çalışanlar otobüse yöneliyor. Durum bu!

Öbür tarafta hükümet “uç Türkiye uç” diyor.

Hükümet ‘Türkiye’yi uçuracağız” diyor.

Türkiye’yi uçurmak, bu asgari ücretliden, oto­büsçüden alınan vergilerle THY zararını kapat­mak, özel havacılık şirketlerine imkân tanımak mı­dır?

Bu mudur Türkiye’yi uçurmak?

Türkiye’yi uçurmak, asgari ücretin 1 milyar lira olmasıdır! O zaman hükümetin desteği olmadan vatandaş uçaklara binebilir.

Mesele budur!

Yoksa; bir otobüsçü olarak, bir vatandaş olarak gelişecek bir Türkiye’nin önünde durmak doğru değil…

 

Fakirden alıp zengine vermenin İslâm’da yeri yok.

Kardeşliğe de sığmaz…

Türkiye’yi mi uçuruyorsunuz, zenginleri mi?

Mesele budur!

 

Bir boyutu daha var işin…

Meşhur “yüzde 95’i biz taşıyoruz” lâfı doğru de­ğil.

Yüzde 95, karayolunun payı…

Karayolunu kullananların payı yüzde 95

Özel otolarıyla seyahat edenler var.

Asıl dikkat edilmesi gereken olay şudur:

Otobüsçü için en büyük rakip özel araçlardır.

Burada ciddi bir yolcu potansiyeli var.

İş, ekonomiye geliyor.

Yani; arz-talep meselesi­nin sunduğu kalite, güvenlik ve fiyata…

Kalite ve güvenli bir yolculuk için ne fiyat isteni­yor? Mesele bu!

Girdi fiyatları belli, yatırım belli…

Ayrıca; otobüs yatırımı ile işletme maliyeti de var.

Güvenlik yatırımları, olmazsa, olmaz! Nasıl kalkılacak işin altından?

 

Otobüs bilet fiyatlarını, otobüsçü belirliyor. Fiyatlar Ulaştırma Bakanlığına onaylatılıyor.

Yönetmelik “fiyatları 4 ay6 ay değiştiremezsin” diyor. “Yüzde 20‘den fazla indirim yapamazsın” di­yor.

Ancak, bir uçak şirketi istediği promosyonu ya­pabilir.

Yani; Paris’e 100 dolara uçabilir; Adana’ya 1 milyon liraya uçabilir…

Bu, haksız rekabettir!

Üstünde durulması gereken konu budur…

Bir tarafta “miles-miles” diyerek “uçuş milleri“yle bedava yolcu taşıyor THY, diğer tarafta ise otobüsçü bir kişiye “misafir” bileti kesemiyor.

Asıl tartışılması gereken konular, bunlar.

Otobüsçüyü sıkıştıracaksın, havayolcuları serbest bırakacaksın…

Olmaz! Anayasa’ya da sığmaz bu…

BİREYSEL OTOBÜSÇÜ  NE  OLACAK?

Tabii, çok önemli artıları oldu Kanun’un ve Yö­netmelik’in…

Meslekî yeterlilik çok önemli…

Bir de “1 özmala 5 kiralık otobüs” konusu var. Bir süre sonra “1 ‘e 1” olacak.

“1’e 1” ne demek?

Firmada bir öz mal varsa, karşılığında bir kiralık otobüs olabilir… 

Yani; şehirlerarası çalışan 8 bin otobüs varsa, bu­nun 4 bini kiralık araç olacak demektir.

“Otobüsçünün yarısı” olan “bireysel otobüsçü­ler” söz konusu…

Yönetmelik’e bakıyorsunuz; bu kadar önemli bir grupla ilgili olarak tek bir tanım var:

“Aracı kiraya veren.”

Peki, bunlar kim?

Bunlar ne olacak?

Ortadan mı kalkacak?

 

“Kurumsallaşma” adına, her şey doğrudur; yapı­lacaktır…

Kurumsallaşsın otobüs firmaları.

Özmala doğru da yol alsın…

Yalnız, önemli olan şudur:

Özmal veya değil, önemli olan yönetim şeklidir.

Bir tarafta ekmeğini bu işten kazanan şu kadar kişi var…

Başka bir mesleği yok…

10 senedir, 20 senedir bu işi yapıyor.

Peki, bunlar ne olacak?

Bunları sistem dışına mı iteceksiniz?

Bunları sisteme entegre etmek mümkün değil mi?

Mümkün…

Teşvik edilsinler… Densin ki “Sistemde 10-15 yıl bireysel otobüsçü olarak çalışanlar belgelerini getir­sin ve bunlar biraraya gelip firma kursun… Ben bun­lardan belge parası almayacağım. Bunlara ucuz kre­di bulmaya çalışacağım…”

Ki, bunlar mağdur olmasın…

Neden mi söylüyorum bunları?

I enli otobüsçü, sisteme maddi-manevi katkıda bulunuyor ama, onların haklarını savunan kimse yok.

Başka bir şey daha söyleyeceğim… En acı olay şudur:

Düşünüyorum; bugün ferdi otobüsçüler bir anda otobüsleri bakıma çekseler ne olur?

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

2-8 Ağustos 2004, Sayı: 342

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir