Parayı veren düdüğü çalmaz mı?

     GEÇEN haftaki “Bir Borsa Hikâyesi”

ilgi gördü…

Gelen tepkiler oldu.

Ne demiştik geçen haftaki yazıda…

“Borsa” demek “yeni ortaklar” demek.

Garaj içi ve garaj dışı farklı sektörlerden ortaklar…

Belki “sade vatandaş” da hisse alacak… Belki de bir otobüs yolcusu…

Hatta, kızgın bir yolcu! Tabii, eğer Borsa’da hisseler talep görürse…

Bilemiyoruz; zaman gösterecek.

 

Benim düşüncem şu:

Borsa’ya açıldıktan sonra, şirket or­taklarının yapısı değişecek.

Kapı çıkış gelirleri “yeni hissedar“ın ilgisi­ni çekecek…

Otogar, herkesin yatırım yaptığı bir yer olacak.

İlgi görürse…

İlgi görürse; hisse alanlar, şirket gelirini oluşturan “kapı çıkışları” konusunda “sıkı takipçi” olacak…

Yeni hissedarlar, otobüsçüyü düşünmez.

 

Yalnız, bir başka sorun daha var.

Sorun şurda…

Bu şirket yaşayacaksa, biçilmiş bir ömrü

var

Ömür, 15 yıl sonra bitecek.

“Bitmesin… Şirket yeni yatırımlar yapsın” denebilir.

Bu şirketin cazibesi; yatırım yapmışsa bile (doğru yatırım), 15 yıl sonra bitecek.

Kum saati çalışıyor…

Şimdi… “Yeni yatırımlar yapılmasın;

ama, Borsa olsun” demek de olmaz.

 

“Borsaya giriş” yetkisi, şirketin şeklini değiştirecek.

“Sektörün şirketi” olmaktan çıkacak, “ser­maye şirketi” olacak.

Peki…

Bu durumda “öncü kuruluş” UATOD ne

olacak?

Bu şirketten UATOD’a yasal olarak kay­nak aktarılabilir.

Bu kaynakla sektör adına bir çalışma yapılabilir…

Ammaa…

Parayı veren, düdüğü çalar!

Şirket parayı veriyorsa, kaynak yaratıyor­sa, kanuni haklan var.

Yeni ortakla o hakları çalıştırmak isterse?

O zaman UATOD “sektörün sesi” mi olur, bu “şirketin sesi” mi?

UATOD kimin sesi olacak?

UATOD sektör menfaatlerini mi savunacak, şirket menfaatlerini mi?

Yoksa…

İkisini birden mi savunacak?

Peki…

Bu halde, sektörün çıkarlarıyla şirketin

çıkarları çatışırsa ne olacak?

 

Olayın bir başka yanı daha var…

Borsa’da hisseleri satacak aracı kurum Deniz Yatırım taahhüdünü yerine getirdi.

Diyelim ki; Borsa’da bu hisseler satıldı.

15 milyon dolar kasaya girdi.

Şirket, bu parayla yatırım yapacak.

Bu “şirket” ne olacak?

Ticarî bir şirket bu!

Şirket için “biçilmiş ömrü var” dedik.

Şirketin ömrü uzayacaksa eğer…

Bu, yatırımla olur.

Ama, “doğru yatırım”la…

Madem “Borsa’ya giriş” kararı alındı; bek­lenti, Borsa’da hisselerin yüzde 30’u satılacak ve 15 milyon dolar kaynak yaratılacak.

…Ve bu kaynakla yatırım yapılacak.

Meselâ…

Harem Otogarı!

Düşünce bu…

Harem Otogarı yapıldı…

Artık sektör, bu şirketin müşterisi…

Hem de; her gün garajdan çıkış yapan bin­lerce otobüs, bu şirketin müşterisi…

Bu yapılanma içinde, yeni ortaklarla yeni olağan genel kurula gidilince, yeni ortaklar “geliri arttırma yönünde” karar aldırmaya çalışacaklar.

Geliri arttıran en önemli kalem, yine kapı çıkışı ve otopark ücretleri…

Ana kaynak kapı çıkışları söz konusu olunca, bir “çelişki” ortaya çıkıyor şirketle otobüsçüler arasında. Yani, çıkar çatışması!..

Şirket gelirinin artması için otobüsçülerden ve yolcularının cebinden daha fazla para çıkacak. Önce, bekleyeceğiz. Borsa’da hisselere talep olacak mı?

Bu hisselere kim itibar edecek?

 Kim satın alacak?

Veya; kimler?

Bir kesimin kuşkusu, şirket: hisselerinin Borsa’da talep görmemesi…

Denizbank’ın yan kuruluşu, Deniz Yatırım, Garaja 50 milyon dolar değer biçti.

Satılacak yüzde 30 hissenin değeri 15 milyon dolar.

İşte bu 15 milyon dolarla yeni kaynak yaratılmaya çalışılacak.

Deniz Yatırım’ın taahhüdü var.

Hisseler Borsa’da satılmazsa ne olacak?

Deniz Yatırım taahhüdünü nasıl yerine getirecek?

Denizbank’ın, Deniz Yatırımın sahibi Zorlu Şirketler Grubu mu alacak hisseleri?

UATOD kimin sesi olacak?

Asıl sıkıntı “şirketin çıkarını” sektörün çıkarıymış gibi sunmakta!

Parayı veren düdüğü çalmaz mı?

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

3-9 Mayıs 2004, Sayı: 329

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir