Fakirden alıp, zengine dağıtmak

    ULAŞTIRMA Bakanı Binali Yıldırım, “Vatandaş, otobüs fiyatına yakın bir fiyatla uçağa binecek” demiş.

Erzincan’ın Refahiye İlçesi’ne bağlı Kayı Köyü’nde doğup büyüyen Binali Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etmiş:

“Biz çocukken, köyün tarlalarında gökyüzünden geçen uçaklara bakardık.

Uçaklar ufuktan kayboluncaya, boynumuz ağrıyıncaya kadar bakar ve onlara kendimizin ne zaman bineceğinin hayallerini kurardık..

Bu ülkenin insanı artık, uçağa ne zaman binebilirim hayalini kurmayacak. Bunun çalışmasını hızlı bir şekilde yürütüyoruz.

Otobüs fiyatına yakın bir fiyatla artık vatandaşlarımız uçağa binebilecektir.”

Yukarıdaki satırları yazan, Hürriyet Gazetesi’nden Ege Cansen.

Ege Cansen; Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırımın özlemlerini köşesinde aktardıktan sonra, olayla ilgili yorumunu da yapıyor.

Ege Cansen şöyle diyor: “Ulaştırma Bakanı’nın bu konuşmalarını duyduktan sonra; bir iktisat yorumcusu olarak, derin bir kedere kapılmamam mümkün değil.

Bakan Yıldırım, çok gerilerde kaldığını sandığım ‘halkçı-devletçi’ bir pencereden dünyaya bakıyor.

Bu pencerenin (paradigmanın) bir ülkeyi iktisaden felâkete götürdüğü tecrübeyle sabitken, kendisi hâlâ böyle bâtıl fikirleri açıkça savunabiliyor.

Allah, Başbakan Erdoğan’a, Hazine Bakanı Babacan’a, Maliye Bakanı Unakıtan’a kolaylık versin. Eğer onların da iktisadi dünya görüşü Bakan Yıldırımla aynı ise, halimiz tam dumandır.”

 

EKONOMİNİN KURALI

Binali Yıldırım, Ulaştırma Bakanı olduktan sonra galiba “çocukluk hayâli”ni gerçekleştirdi.

Türk Hava Yolları bilet fiyatlarında indirim yaptı.

Bu arada sisteme özel havacılık şirketleri değirdi.

Yakıtta “ÖTV muafiyeti” ve sağlanan diğer “avantajlar”la özel havacılık şirketleri “otobüs fiyatına yakın bir fiyatla” yolcu taşımaya başladı.

 

 

 

 

İnternet sitelerinde olayla ilgili ilginç yorumlar yapılıyor.

NetHaber’de Ertuğ Yaşar, “Otobüs Bileti Fiyatına Uçak!” başlığını kullandığı yoru­munda havacılık şirketlerini anlatıyor.

Ertuğ Yaşar olaya şöyle yaklaşıyor:

“Avrupa havayollarının fiyat politikası son yıllardalow cost airlines’ (düşük maliyetli havayolları) denen şirketlerin doğmasına yol açtı.

Bildiğimiz birçok havayolu, ‘flag carrier’ denen ‘bayrak taşıyıcısı’dır. Yani, ülkelerinin ‘resmî havayolu’dur. Türkiye’de THY, Fransa’da Air France, Almanya’da Lufthansa, Hollanda’da KLM, İtalya’da Ali­talia…. gibi.

Bu şirketlerin çoğunda devlet ortaktır. Ne yazık ki işletmeler hem çok ‘hantal’dır ve nem de hemen hep zarar ederler.

Bu zararlar da, çoğunlukla devlet kasasından karşılanır.

Ama yeni kurulan düşük maliyetli özel havayolları hiç de böyle değiller.”

 

Avrupa’da özel havacılık şirketlerinin zararlarına devlet ortak olmaz.

“Ekonominin kuralı” kendi içinde uygulanır.

Şirket kâr eder, faaliyetini sürdürür.

Ya zarar ederse?

Zarar eden şirket, kendiliğinden kapanır.

Türkiye’de ise, hep “siyasi kararlar” alınıyor.

Ekonomi ile ilgili konularda da…

Bu açıdan, “otobüs fiyatına yakın bir fiyatla yolcu taşınması” ve “uygulama araçları” da bir “siyasi karar”ın sonuçlarıdır.

Sıkıntılarını “sistemin alternatifi” haline getirilen otobüsçüler değil, herkes yaşıyor. Siyasi kararların ekonomide meydana açık. Her zamanki gibi “hazır kaynaklar”dan karşılanıyor. “Vergi” olarak, “zam” olarak dönüyor.

 

KONTAĞIN GÜCÜ…

Türkiye’de otobüsle ulaşımı kim tercih ediyor?

Tabii ki, genellikle orta direk.

Ya uçakla yolculukları?

Uçakla yolculuğu ise üst gelir grupları seçiyor.

Hükümet; siyasi bir kararla otobüsle yolculuğun maliyetini arttırırken, uçakla yolculuklara “cazip avantajlar” sağlıyor.

Fakirden alıyor, zengine dağıtıyor.

 

Kanunlar, bir Kur-an’ı Kerîm Âyeti değil.

Kolayca değiştirilebilir.

Siyasi kararlar da siyasi baskıyla değiştirilir.

Halen geç kalmış değiliz.

Otobüsçü bir günde 550 milletvekiline, kabinenin bütün üyelerine, başbakana, meclis başkanına, parti il-ilçe başkanlarına ve delegelere rahatça ulaşır.

“Siyasi karar”a “siyasi baskı” yapılabilir.

Türkiye’de, bütün partilerin toplam örgütünden daha fazla örgütümüz var.

Kontağın gücü çok büyük.

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

15-21 Mart 2004, Sayı: 322

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir