Yollar, yıllar ve Harley (2)

HARLEY Davidson’un, müşteriyle olan ilişkisi, dünyada örnek gösterilir.

Hatta, üniversitelerde “ders” olarak okutulur!

“Pazarlama tekniği” olarak da bir “model”dir Harley Davidson.

Böyle bir noktaya erişen firma olmadığı ifade edilir.

Bugün en çok kazanan firmalar arasında.

Halbuki; Harley Davidson’ın tekniği BMW’nin çok altında…

Ancak bir BMW ile bir Harley Davidson yan yana geldiğinde kimse BMW’ye bakmıyor bile…

Müşterinin Harley’e bakışı bir “yaşam tarzı” olarak görülmeye başlandı.

 

OTOBÜS SATMANIN HAZZI

Teknolojiyse, teknoloji… Mercedes’te bu özellik var. Bir artısı daha var:

Mercedes ile müşteriler arasında, kolay kolay bozulmayacak  duygusal bir bağ var.

Bir Harley müşterisi…

Bir Mercedes müşterisi…

İkisi çok farklı!

Müşteri; kendisine motor satan Harleyci için kurban kesmez, ziyafet verip kuzu çevirmez.

Kars’tan kaz gelir, bal gelir.

Sarı balık dahi gelir

Adana’dan, Mersin’den portakal-limon gelir.

Ürgüp’ten özel kabak çekirdeği gelir.

Çorum’dan leblebisi gelir.

Harley’in müşterisi ile böyle bir bağı, böyle bir ilişkisi yok.

Mercedesçinin var.

Üreticisiyle, tüketicisiyle; sektördeki insanların ilişkisi de farklı.

Hele otobüsçülerin…

Mustafa Dinçer’in bir sözü aklımdan çıkmaz.

Bir gün şöyle demişti Mustafa Dinçer:

“Ben kamyon sattım, binek sattım, hafif ticari araç sattım.

Yıllardır bu işteyim.

Ama otobüs  başka bir haz veriyor.”

Neden böyle?

Bu insanların aralarındaki bağ, bir “kader birliğini” yansıtıyor.

Kullanan da, satan da, alan da birbirinin sıkıntılarını biliyor, dertleriyle dertleniyor.

Bu insanlar, ayrı bir kültüre sahip. Gecenin saat 2’sinde, 3’ünde  bir kaza veya arıza telefonu, alıcıyla satıcı arasında pek olmaz.

250 bin Euro verip araba alır.

1…2…3… 10 tane 250 bin Euroluk önemli bir fabrika yatırımı kadar yatırımı yollarda dolaştır.

Büyük bir cesaretle.

Bu cesareti içinde hep hisseden bir adamdır otobüsçü.

Ticaretin külhanbeyidir otobüsçü.

Zengin adamdır otobüsçü.

Hem gönlü zengin, hem kesesi.

Bu işi yapmak, her paranın, her babayiğidin harcı değil.

Bu işi yapmak  yürek ister.

Bu yüzden farklı insandır otobüsçü.

Tekstilciliği veya bir başka iş dalını herkes yapabilir ama, otobüsçülüğü herkes yapmaz.

O ayrı bir karakter ister.

Otobüsçü, aşmış bazı duyguları.

Otobüsçü, bizim normal vatandaşın problemlerini ve davranışlarını aşmış biri.

Otobüsçünün yolu her zaman virajlı ve zordur; ama doğru yoldur.

Otobüsçü genelde kendi dertleriyle yalnız kalan biri.

Otobüsçü, otobüsçüyle olan ilişkisinde yalnızdır.

İşinde yalnızdır.

İçinde volkanlar barındırır.

Yalnız adamın, dosta yaklaşımı farklıdır.

 

Yollar ve yıllar belgeselini izlerken bunları hatırladım.

Bu yüzden, belgeselde olmayanları yazmak istedim.

Harley Davidson’dan, Mercedes’e…

Bir “yaşam tarzı” var.

Ama Mercedesçilerinki farklı ve önemli.

İlişkilerin duygusal boyutu çok önemli.

Bunu ortaya çıkarmak lazım.

Mercedes, ayrıca teknoloji boyutuyla da çok önemli.

Yüreğini üretime koyan mühendislerimiz tarafından üretiliyor.

Bunlar, teknoloji yaratıyorlar.

Has otomotiv olarak biz, olayın duygusal boyutunu hiç unutmuyoruz ve ilgileniyoruz.

Reklamlarımızda diyoruz ya…

Has otomotiv = Otobüs…

  

 Bireysel otobüsçülerin durumunu hiç düşündünüz mü?

 

KARAYOLU Taşıma Yönetmeliği son aşamasına geldi. Derneklerimiz ve bazı firma temsilcileri yönetmelik hazırlığını dikkatle takip ediyor ve gerekli müdahalelerde bulunuyor. Ancak bir noktanın gözden kaçırıldığını zannediyorum.

YASA’da ve Yönetmelik’te sistemin vazgeçilmez unsurlarından “Bireysel otobüsçüler’le ilgili tatmin edici maddeler yok. Bu kesimin kendini ifade edemediğine inanıyorum. Geleceğin “sancılı” olmaması için bazı önerilerim olacak.

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

22-28 Aralık 2003, Sayı: 310

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir