BAYRAM ŞEKERİ

      BU yazı, Ramazan Bayramı öncesine denk geldi.

Düşündüm; sizleri bayramda uzaklara götürmek istedim.

Hani; bu kriz ortamında seyahatler azaldı ya, ama ben, görevim gereği sık geziyorum.

“Sizi Afrika’ya götüreyim” diyorum. Gördüklerimi, duyduklarımı sizle paylaşmak istiyorum.

Afrika’ya, Sudan’a götüreyim sizleri… Bu soğuk kış günlerinden, sıcak bir ortama götüreyim.

 

SUDAN USULÜ

Sudanlılarda toplumsal dayanışma ve sosyal ilişkiler çok kuvvetlidir.

Sudanlılar, karşılaştıklarında veya telefonla konuştuklarında birbirlerinin mutlaka hâl ve hatırlarını sorarlar.

…Ve de çok sorarlar.

Biz Türkler de sorarız ve lâkin Sudanlılar daha çok sorar…

Anlatayım:

Sudanlılar, karşılaştıklarında sağ elleriyle karşıdakinin sol omuzuna yavaş yavaş vurarak selâmlaşırlar.

Tabii karşıdaki de aynı hareketi aynı anda yapar ve her ikisi de aynı anda konuşmaya başlar:

“Nasılsın, baban nasıl, inşallah iyidirler…

Çocukların nasıllar, iyidirler inşallah…

Komşular nasıl, sağlıktalar inşallah… İnekler nasıl, inşallah sütleri çoktur. Tavuklar nasıl, yumurtalar çoktur inşallah…”

 

EN BASİT İŞTE BİLE…

…Ve bu selamlaşma, dakikalarca sürüp gider.

Karşılıklı sağ el ile sol omuzlara ritmik vuruşlar devam eder.

Konuşma bitene kadar…

Selamlaşma faslı, en son sarılmakla son bulur.

Sağ el boyuna dolanır, sol el bele dolanı ve kişiler birbirlerine sarılırlar.

Seremoni böyle sona erer.

Telefonla da selamlaşma aynı sözlerle olur.

Hatta en basit şeyi soracak olsa bile Su­danlı, telefon konuşmasına mutlaka “Sudanlı sâlamlaşması” ile başlar.

Anlayacağınız; 10 dakika selâm, 1 daki­ka iş…

 

KİM 500 MİLYAR İSTER

Kanal D’de Kenan Işık’ın sunduğu “Kim 500 Milyar İster” adlı bir program var.

Bu program, Londra’dan yayın yapan ve tüm Arap âleminin izleyip yarışmaya katıl­dığı NBC TV’de de yayınlanır.

Programın adı “Kim 1 Milyon Kazanacak?” (1 milyon Suudi Arabistan Ri­yali, yaklaşık 270 bin Amerikan Dolarıdır).

Bu programa, Türkiye’de olduğu gibi Sudan’da da ilgi büyüktür.

Programda yarışmacı, daha önceden tespit edilmiş bir yakınını, dostunu arayıp ona soru sorup cevabını isteyebilir; yardım olarak.

Yarışmacının soruyu sorup cevabını al­mak için tamı tamına 30 saniyesi vardır.

Onun içindir ki; yarışan katılımcılar, bu otuz saniyeyi verimli kullanmak için soruyu hızlıca sorarlar.

 

SELAMLAŞMA SÜRERKEN

Bir gün; Sudanlı bir yarışmacı, bu prog­rama katılır.

…Ve bir soruda takılır.

Telefonla dostuna bağlanır.

Bağlanır, bağlanır ama Sudanlı hemen soruyu sormaz.

Önce selamlaşma faslı başlar:

“Nasılsın…

Çocuklar nasıl…

İnşallah iyiler.

Ailen nasıl…”

…Ve selamlaşma devam ederken 30 saniye biter, ama selamlaşma faslı bitmez.

…Ve telefon, program gereği 30 saniye sonra kesilir.

Sudanlı, diğer Sudanlı dostuna soruyu soramaz.

Yarışmayı kaybeder!

 

İşte böyle…

Yarışma programı da olsa, zaman sınırlı da olsa, Sudanlı mutlaka selâmlaşacak.

 

İyi bayramlar dileklerimle…

İnşallah bu yazı, siz okuyucular için bir “bayram şekeri” olmuştur.

 

 

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

2-8 Aralık 2003, Sayı: 260

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir