Fakirliğin Kültürü: Mısır

MERCEDES-Benz Türk’ün davetlisi olarak Mısır’ın başkenti Kahire’deyiz…

Mısır… Nil’in hayat verdiği ülke. “fakirliğin kültürü” ile “tarihin kültürü” içice! Bu özelliği her yerde görüyoruz.

Bir de polisleri…

Atlı polis, develi polis, arabalı polis, yaya polis, sivil polis, üniformalı polis… her yerde “polis” var.

Mısır’da 10 kişiye 1 polis düşüyor.

Turistleri korumak için polis, özellikle büyük çaba harcıyor. Mısır’da özel sektörü bile polis kuruyor.

5 yıldızlı oteller de polis ve askerin koruması altında.

Hani bizde “özel güvenlik” var ya; Mısır’da özel güvenliği bile polis ve asker sağlıyor. Hem de bedava!

 

Nedense; yurt dışı gezilerinde herkes kendi ülkesiyle “karşılaştırma” yapıyor. Hem de, hemen her alanda…

Neden böyle bu?

Çünkü; biz kendi halimizden memnun olmadığımız için, başkalarının kötü olması bizi memnun ediyor.

Garip bir ruh hali… Ülkemizin kıymetini bilelim…

 

REAL MADRİD PROGRAMI…

Neyse… Ben “gezi izlenimleri”ne döneyim.

Gece, Kahire Havaalanı’na indik.

Bir sürpriz… 20 yıllık arkadaşım, Mısırlı arkadaşım bizi havaalanında karşıladı. Birlikte otele gittik.

Sohbet ediyoruz. “Program ne” dedi. Amacı “serbest saatlerde” beraber olmak.

İlk günün programım “piramitleri ziyaret” etmek.

Arkadaşım programa baktı, baktı ve “yahu siz gündüz piramitlere gideceksiniz ama, akşam otele haşat döneceksiniz. Bu program Real Madrid programıdır” dedi.

Allah Allah! Ne alakası var? Merakımı görünce anlattı.

Bundan 2 ay önce; Real Madrid, özel bir maç için Kahire’ye gelmiş. El Ehli takımı ile oynayacak. El ehli, bizim Süper lig’in son sıralarındaki takımlar kadar bile değil. O kadar zayıf bir ekip. Real Madrid Kahire’ye geliyor.

Hemen “turistik bir program” yapıyorlar.

Misafir takım, gündüz programında “piramitleri ziyaret”e götürülüyor.

Figo’lar, Zidane’ler, Roberto Carlos’lar akşam sahaya çıkıyor. Yürüyecek halleri kalmamış. 2-0 yeniliyorlar.

 

Aynı dönemde Galatasaray da Mısır Milli Takımıyla bir maç yapmıştı. Bu programı Galatasaray’a da uygulamışlar.

Ama; Galatasaray, Mısır Milli Takımı’yla 1-1 berabere kaldı. Galatasaray, Real Madrid’den daha iyi bir takım.

 

Mısır’da Mısırlıların hemen hepsi Galatasaraylı.

Galatasaray’ı bizim kadar tanıyorlar.

Kimle karşılaşırsanız, konuşma sırasında “Yavaş yavaş Hasan Şaş” ya da “Türkiş arkadaş, yaşa Hasan Şaş” diye bir tekerleme söylüyor. Dillerine pelesenk etmişler…

 

NİL VE BOĞAZİÇİ

Grup halinde, otobüsle Kahire’yi dolaşıyoruz.

Otobüs 0 403…

Bir rehberimiz var. Bir de; önde oturan, siyah elbiseli, bir elinde telsiz diğer elinde akrep cinsi hafif makineli silah olan polisimiz. Bizi ve otobüsü koruyor.

Önce çarşı’yı geziyoruz.

Han Halili’deyiz.

Sedef işlemeli eşyalardan tutun, bakır işlemeli eşyalara, papirüslere kadar her şey var. Hepsi el sanatları ile ilgili.

Mahmutpaşa veya Kapalıçarşı karışım bir yer Han Halili…

Mısır’la Türkiye’nin benzer çok özellikleri var.

Nüfusları 70 milyon.

Her iki ülke de iki kıta arasında bir köprü.

Mısır; Asya ile Afrika’yı birleştiriyor.

İstanbul’un boğazı varsa, Kahire’nin de Nil’i var.

Ancak, Nil ile Boğaziçi arasında çok fark var. Nil ile Boğaz’ı kıyaslarsanız, Türkiye ile Mısır’ı kıyaslamış olursunuz.

Mısır’da da Hıristiyan ile Müslümanlar iç içe yaşıyor. Sorduk “Hıristiyanların Müslüman nüfusa göre oranı ne” diye, farklı cevaplar aldık.

Kimi yüzde 20 diyor, kimi yüzde 5…

Mısır halkı Türkleri çok seviyor.

Türkiye’ye büyük saygı duyuyorlar.

 

Hüsnü Mübarek, 25 yıldır Cumhurbaşkanı. Bugün 83 yaşında…

Mısırlılar “yer üstünde iki başkan olmaz. Mutlaka bir koltukta, biri mezarda olur” diyor.

Hüsnü Mübarek 81 yaşında demiştim. Ama mısırlının biri 76 yaşında dedi. O konuşurken arkadaşı “yahu 4 senedir 76 yaşında” diye düzeltti.

 

Mısır fakir bir ülke. Ücretler çok düşük.

100, 200, 300 paund aylık alanlar var.

Bir paund, 250 bin Türk Lirası civarında.

Yalnız, ilaçlar çok ucuz. Bizde 10 milyon lira olan bir ilaç, Mısır’da yarım paund civarında. Yani 125 bin T.L

İsterseniz daha tipik bir kıyaslama yapayım.

Otobüsçüyüz ya…

Mazotla kıyaslama yapalım.

Mazotun litresi 0.40 paund. Yani mısır parasıyla 40 kuruş. Bizim paramızla 100 bin lira.

Mısırda bir litre mazot 100 bin Türk Lirası.

Normal benzin 0.90 paund. Yani 225 bin Türk Lirası.

Bir litre süper benzin 250 bin lira.

Seyyar satıcılarda muzun kilosu 1.5 paund. 375 bin Türk Lirası.

Domatesin kilosu ise 0.50 paund. Bizim paramızla 125 bin lira.

 

Mısır’da Türk otobüsleri de çok hani.

Hala Otomarsan ürün 0 302’ler yollarda!

Biri yanımızdan geçerken “Mustafa ağabey, bunu mutlaka sen satmışsındır” dedim.

Baktı, “vallahi olabilir” dedi. “epey otobüs sattım Mısır’a.”

Mısır’daki şehirlerarası yolcu taşımacılığında bizde olduğu gibi “peron otobüsü” anlayışı yok.

0 302’leri şehirlerarası yolcu taşımacılığında hala kullanıyorlar.

Turiste çok önem verdikleri için 0 403’leri de turizmde lüks otobüs olarak kullanıyorlar. Ancak otobüsler 51 kişilik.

Türkiye’den aldıkları  bizim 0 403’lere bir sıra daha koltuk eklemişler.

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

13 Ekim 2003, Sayı: 301

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir