Sopa ve Havuç…

BİREYSEL otobüsçü kim?

Bireysel otobüsçünün tanımı ne?

Bireysel otobüsçünün kriterleri ne?

Bir otobüsü olan herkes, bireysel otobüsçü vasfını taşır mı?

Bireysel otobüsçünün “bilimsel tanımı”nı koymak lazım.

Radikal Gazetesi’nde Türker alkan “ileri teknolojinin cinsel cazibesi” başlıklı makalesinde, bazı gözlemlerini aktarırken, bir hatıraya da yer veriyordu. Sözü ;Türker Alkan’a bırakıyorum:

 

BİR BİREYSEL OTOBÜSÇÜ

Eski bir şoförden dinlemiştim:

Askerliğim yaparken şoförlük öğrendim. Terhis olunca köyüme döndüm ama şoförlüğümün sivil hayatta işime yarayacağı hiç aklıma gelmiyordu.

Orta Anadolu’nun kıraç köylerinden birinde oturuyordum. Ne bizim köyde, ne civar köylerde, hatta yakın kasabalarda tek bir kamyon veya otobüs vardı. Bir gün komşu köylerden gelen birisi kapıma dayandı. Köyünün zengini, ağası imiş. Heves etmiş, bir otobüs almış. Ama kendisi kullanamadığı gibi, köyünde de araba  kullanmasını bilen kimse yok.

Sora sora beni bulmuş. “Benim şoförüm ol” dedi. “otobüsle yolcu taşıyalım. Kazancı yarı yarıya bölüşürüz.” Hemen kabul ettim.

İlk yolculuğumuza başladık. Otobüsün sahibi hemen yanımda oturuyor, aracı nasıl kullandığıma bakıyor, öğrenmeye çalışıyordu.

Köyden kasabaya vardır, otobüsü yana çektim, “ben yemek yemeğe gidiyorum” dedim patronuma, “sen burada kalacaksan, arabaya göz kulak ol.”

Yemeğimi yedim, geldim. Şoför koltuğuna oturunca ne göreyim, arabanın vites kolu kesilmiş!

Birisi vites kolunu kesmiş bir kenara koymuş. “sen mi yaptın bunu ulan” dedim otobüs sahibine hışımla. “Aman ağam” dedi pusmuş bir halde. “Kızma bana. Yola çıkarken böyle tembihlediler, aman dikkat et dediler. Bu şoför takımı durmadan şu demir kolla oynar, sonunda arabayı bozar. Sen de yola çıktığımızdan beri o demir kolu bırakmadın, oynayıp durdun. N’edim, araba bozulmasın diye kolu kestirdim.”

Bunu işitince  tepem attı. Vites kolunu kaptığım gibi giriştim bizim patrona. Kasabanın içinde o önde, ben arkada bir hayli koşuştuk. Sonunda vites kolunu eski yerine kaynattırdım ve yolumuza devam ettik. Patron ne mi yaptı?

Bana baka baka çok iyi bir şoför oldu.

Kendi otobüsünü kendi kullanmaya başladı.

 

KAÇINILMAZ SON

Türker Alkan’ın anlattığı, eski bir hikaye…

Ne oldu acaba?

Yapısal sorunlardan dolayı; önce otobüsünün yarısı, sonra tamamı elinden mi gitti?

Servetini kaybedip, “şoför” olarak mı hayatını devam ettirdi? Yoksa, “kaçınılmaz son”a uğrayıp, yaşlanıp bir kenara mı atıldı?

Benim bireysel otobüsçü sorunu’na önerdiğim model: “çıtayı yükseltmek” ve “standartlaşmak” için sisteme monte etmemiz gereken kriterler. Bu kriterler, firma özmal, sayısını 15’e çıkarmak, mesleki yeterlilik, mali yeterlilik ve saygınlık.

Ölçüyü böyle belirlerseniz, şu an belgeleri olan firmalara 5 yıl içinde bu seviyeye yükselme süreci tanırsanız, sistem güçlenir.

Faaliyetini sürdüren firmalar  da mağdur olmaz.

Bireysel otobüsçüyü; yukarıda tanımladığım “merdiven yöntemi” ile güçlendirebiliriz.

“Şu an belge var ama, 5 yıl içindeki şu standarda gelmezsen,  belgeyi yenileyeceğim” dersiniz.

Bu bir sopa’dır. Bir de havuç gerekir.

Tek başına sopa yeterli olmuyor, havuçsuz da…

 

Firmaların birleşmesini istiyoruz. Bunu sağlayacak metodlar üzerinde çalışmak gerekir. Bireysel otobüsçüleri de firmalara ortak edecek modeller üzerinde yoğunlaşıp, çalışmak gerekiyor. “Taşımacılık yasası” etkili olmalı. Kanun, bireysel otobüsçüyü nerede görmek istiyor?

Bir firmada çalışan bireysel otobüsçünün, o firmada hissesi olabilir. Bunun üzerinde çalışmak gerekir. Hemen ayaküstü, kolay çözülecek bir sorun değildir bu!

Bir şirket kurulup, teşvikle 10 otobüs alınabilir. Bu mesleği 20 yıldır yaptığını belgeleyen meslek adamları, biraraya gelmeye ve birliğe teşvik edilebilir.

“Beraber olmak ve bir firmaya ortak olmak şartı” ile düşük kredi teklifleri yapılabilir. Bunlara benzer yöntemlerle sektörü ileriye götürecek sistemler üzerinde durmak gerekir.

 

Karayolu Taşıma Kanunu, bireysel otobüsçüyü nerede görmek istediğini bilmiyor. Kanun yapıcıya sormak gerekiyor; “bireysel otobüsçüyü nerede görmek istiyorsun” diye…

Bireysel otobüsçü sistemin içinde olsun mu, olmasın mı? Olacak mı, olmayacak mı?

Veya nerede olacak?

Kanun’da belirsizlikler var.

Var olan sistem ne olacak?

Özmal sayısı, firmaların konumu. Bunlar kanun’da yok! Umarım “yeni yönetmelik”te olur.

Halen işleyen sistem içinde bu model çok önemli.

Bu, daha önce de istendi, ama çözülemedi.

Yukarıdaki örnekte belirttiğim gibi bu, ancak “sopa” ve “havuç yöntemi” ile çözülebilir.

Bireysel otobüsçüye kimse sahip çıkmıyor.

Ancak, bireysel otobüsçünün cebi ile herkes ilgili… Realite bu! Kimse sorunla ilgili değil.

Bir gün  bireysel otobüsçü var, onlar gider, yarın bir başkası gelir.

Bireysel otobüsçülerle ilgili sorun böyle.

Bazı arkadaşlar “ben bireysel otobüsünün babasıyım” diyor.

Ama ilgilendikleri konu sadece fiyatlar ve komisyonları. Kimse sisteme çözüm önermiyor.

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

17-24 Temmuz 2003, Sayı: 289

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir