SIRADAKİ GELSİN

KİMDİR bireysel otobüsçü?

Bireysel otobüsçü ihtiyaç nereden kaynaklanıyor.

Neden bu kadar kolayca bireysel otobüsçü olunabiliyor?

“gerçek bireysel otobüsçü tanımı”nı bulmaya çalışalım.

 

KİM BİREYSEL OTOBÜSÇÜ?

Bazı dönemlerde otobüsçülük karlıdır. Otobüse yatırım artar. Fırıncısı, kuyumcusu, mobilyacısı, tekstilcisi otobüs alır.

Bir çeşit “yatırım” yapar. Başka sebepler de var.

Ağabeyi Almanya’dan para göndermiş, otobüs almış. Diğerini bir şoför arkadaşı ikna etmiş, parasını otobüse yatırmış.

Bunları mı bireysel otobüsçü?

Bizim Zafer Yöndem anlatıyor. Zafer Yöndem, Karadenizli.  Has otomotiv’in idare müdürü.

Şirin ilçelerin Bulancak’ta, asıl işi samancılık olan “çorbacı” otobüs alır.

Otobüs yörenin firmalarından birinde çalışmaya başlar. İstanbul’a, Ankara’ya gidip-gelir.

Zengin “samancı” otobüsün kaçta iskeleye geleceğini bilir, tık. Oradadır.

Otobüsü garaja inmeden etrafında bir tur atar. Peşinde de, aileden 7-8 kişi vardır. İki eli arkadan kalçasına yapışmış, göğsü ileride,  başı yukarıda mağrur, dolaşır.

Kah lastiklere bakar, kah otobüsü süzer.

Ara sıra lastiklere bir iki tekme atar.

“bir hasar var mı” diye, inceden kontrol eder.

Neden  sonra, kendini seyreden şoförün halini hatırını sorar. Şoförden parayı alır, cebine atar. Bir seferden,  otobüsün kazancı ne olur, bilmez.

Maliyet hesabı bilmez. Hesabını yapmaz!

İskele yanındaki garajda boşalan otobüsü de saman dükkanının önüne çeker, sandalyesini yanına atıp oturur. Keyifle seyreder.

Bazen otobüsü ilçede gezdirir. “ulusoy’da otobüs var, bende de var” der samancı.

Otobüs, onun için bir etiket!

İlçe küçük, insanlar birbirini tanıyor.

Samancı, firma sahibi değil, yazıhaneci de.

Ama “özel müşteri”si var.

İlçe sakinleri; samancıya ayıp olmasın diye, şehirlerarası yolculuklarda onun otobüsüne biniyor.

bireysel otobüsçü” zengin samancı, ayrıca “bireysel müşteri” sahibi.

 

 

EKMEK  TEKNESİ

Türkiye’de firma kurmak basit. Yeterlilik aranmıyor. “ekonomik güç”e bakılmıyor.

Firmayı kurarsınız, varış noktalarında yazıhaneciler, komisyoncular bulursunuz.

Ya yolcuyu taşıyacak otobüs?

Bireysel otobüsçü hazır!

Bireysel otobüsçülerden bir “ordu” kurabilirsiniz.

Komisyonu alır, gerisini düşünmezsiniz.

 

Benim için bireysel otobüsçü, bizzat otobüsü kullanandır.

Parasını otobüse yatırmış, bir iki yada daha fazla ortaklı, işi otobüsçülük olan ve yıllardır bu işi yapan meslek adamıdır.

Bireysel otobüsçü, ekmek teknesinde çalışan canını gönlünü bu işe koyandır.

Peki karşılığını alabilir mi?

 

HARMANDAN KALKANLAR…

Bir otobüsçü dostum da şunları anlatıyor:

“Bu mesleğe, otobüsçülük mesleğine belki bir milyon kişi yatırım yapmıştır. Belki 100 bin kişi koyduğunu almıştır.

Diğerleri bu sektörden çıkmıştır. Kayseri tabiriyle “harmandan kalktılar.”

Bu işte bir yanlışlık var.

Fiyat iktidarsızlığından battık, rekabetten battık, firma sayısının çok olmasından battık, model ve tip değişkiliğinden battık, trafik kazaları tazminatlarından battık!

3 daire sattık, 3 otobüs aldık; 24 ay taksitle. Mark bazında.

5 taksit ödedik, otobüsün değeri geriye gidiyor.

8 taksit ödedik, yine otobüsün değeri borcunu karşılamıyor.

Taksitlerin bitimine 8 ay kala otobüsleri iade ettik.

…. Ve bütün ödediklerimiz boşa gitti.

Bu işte bir yanlışlık var.

69-75’te tazminat ödemekten battık.

Ortaklar olara, ay sonunda, kazandığımız paraları getirir masaya dökerdir.

… Ve paylaşırdık.

Ortaklardan biri kuyumcu. Otobüsten kazandığı parayı alıp, satın alırdı.

Çimento satan, çimento alırdı.

Demir satan, demir alırdı.

Beyaz eşya satan,  beyaz eşyaya yatırım yapardı.

Velhasıl,  otobüsten kazandığımızı otobüs işine yatırmazdık.

Başıbozukluğa bir yerde “dur” demek lazım…”

 

SAP VE SAMAN

Herkes bireysel otobüsçüyü savunur.

Ama parasını vermez.

Sektörde yıllardır dönen çark şudur:

Sektöre 10 bin otobüsçü girdiyse, 30  bin bireysel otobüsçü de sektörden çıkmıştır.

Sap, samana karışır…

“ekmek teknesi”ne sahip gerçek bireysel otobüsçü ile “samancı”  bireysel otobüsçü gibi…

Yani, sıradaki gelsin!

Bu durum yıllarca sürdü.

Halen de sürüyor.

Benim yaşadığım, bildiğim şu:

Yıllar önce otobüs sahibi olan insan –bu yapısal sorundan dolayı- önce otobüsün yarısını kaybetti.

Daha sonra, sahibi olduğu otobüsün şoförü oldu.

Yaşlandığında ise, kimse çalıştırmak istemedi, bir kenara atıldı.

Sigortasız… eli boş, sektörden çıktı, gitti…

Bu, büyük bir sorun.

Sistemi iyileştirmek, sorunu çözmek gerek.

Standartlar konulmalı ve sisteme monte edilmesi gereken kriterler planlanmalı.

Haftaya “çözüm” önereceğim.

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

09-16 Temmuz 2003, Sayı: 288

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir