YURTDIŞI GÜNDEMİ

TÜRKİYE‘yi, yurdumuzu ve insan­larımızı değerlendirebilmek için biraz “dışarıdan bakmak” gerekli.

Bakabilmek ve görebilmek…

 

Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki insanlar, Türkiye’yi nasıl görüyor?

Görevim gereği, sık sık bu ülkelere giderim. İyi bir huy olsa gerek; gezip gördüklerimi not eder, fotoğraflar çekerim…

İzlenimlerimin bazılarını, zaman zaman sizlerle paylaşıyorum.

Bu hafta, Ortadoğu izlenimlerimi aktarmak istiyorum.

Bu bölge, Türkiye’nin iç ve dış siyasetiyle çok ilgili…

Türkiye’nin günlük siyasetini takip edecek kadar ilgili…

 

NELER KONUŞULUYOR?

Amerika’nın savaşı…

Türkiye’nin bölgedeki rolü…

Tezkere…

Yani “politika” ile ilgili olarak akla gelen hemen her şey, ilgili çevrelerde konuşuluyor.

 

Hayat sadece “savaş” ve “kargaşa”dan ibaret değil.

Olayın bir de “sosyal” yönü var.

Tarkan ve şarkıları, dillerden düşmüyor.

Galatasaray konuşuluyor.

Cimbom’un ligdeki durumu, Şampiyonlar Ligi veya UEFA Kupası maçları sonrasının muhasebesi şimdiden yapılıyor.

TV kanallarımızın hemen hepsi biliniyor ve seyrediliyor.

Bunun ne demek olduğunu şöyle anlatayım:

Biz, bu ülkelerin hangi sanatçısını, hangi futbol takımını tanıyoruz?

Hangi TV kanalı hakkında bilgimiz var?

Bu ülkelerdeki gazetelerde, sürekli Türkiye gündemi işleniyor.

Bizim, onların gündemi hakkında hemen hemen hiç bir bilgimiz yok.

Kısaca Türkiye, bölgenin çok önemli bir gücü.

Bu insanların Türkiye’ye bakış açısı, geçmişe göre değişmiş.

Hem de çok!..

 

DAHASI DA VAR…

Türkiye sadece siyaseti ve sosyal durumu ile izlenmiyor. Gelişmişlik düzeyi, teknolojisi, çağdaşlığı sürekli konuşuluyor.

Özellikle, batıyı yakalayabilecek potansiyel güç olarak görülüyor Türkiye…

Hatta bazı ürünlerde yakalanan kalite anlatılıyor.

Türkiye’nin kaliteyi daha ucuza dünya pazarlarına sunduğu konuşuluyor.

Konuşmakla da kalmıyor; Afrika ve Ortadoğu ülkeleri insanları, bu Türk ürünlerini almaktan mutlular.

Örnek mi?

Bizim otobüsler…

Bizim sürekli eleştirdiğimiz, hatta beğenmediğimiz otobüsler…

Bunu, sık sık otobüs alımı ve tanıtımı için Türkiye’ye gelenler söylüyor.

Kendi ülkelerinde otobüs fabrikası yok.

Afrika ve Ortadoğu ülkeleri insanlarının düşüncelerini ve görüşlerini aktardım.

İzlenimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

 

DÜŞÜNÜYORUM DA…

Şimdi… Düşünüyorum da; Türkiyemiz’de Mercedes-Benz Türk, Temsa ve MAN otobüs fabrikaları olmasaydı ne olurdu?

Biz de başka ülkelerden otobüs ithal etmek zorunda kalacaktık.

Şimdi öyle mi?

Sudanlı, Yemenli, Suudlıı, Ürdünlü,

Mısırlı, Suriyeli…

Türkiye’den otobüs almak için geliyorlar. Hatta bugünlerde sözleşme imzalayanlar bile var.

Bir Afrikalı anlatıyor: “Ben Fransa’da, hatta Almanya’da Türk otobüsü gördüm.

Alman bile, Türk otobüsü alıyor.”

Çok doğru!..

Çünkü Türk otobüsü ile Avrupa otobüsü arasında ne teknoloji açısından ne de kalite açısından fark var.

Fark var… O da fiyatta… Türk otobüsü daha ucuz. Unutmayalım; sadece O 403 bugüne kadar Türkiye’de binlerce adet satmışsa, onbinlerce otobüsü de ihraç etmiş.

Bunun da önemli bir kısmı, Batı Avrupa ülkelerine satılmış.

Sadece O 403‘te durum bu… Bugün MAN’ın, Temsa’nın otobüsleri de dünya ülkelerinde dolaşıyor.

Belediye otobüslerini de düşünürsek; bu firmalar, iç piyasaya sattıkları kadar otobüsü ihraç ediyorlar.

Eleştirilerimizde yapıcı olalım.

 

ÖNEMLİ BİR ÖZELLİK

Herhangi bir otobüsü veya markayı eleştirmeden, satış sırasında verilen “kullanma talimatları”nı iyi okuyalım.

Afrikalı veya Ortadoğulu, otobüsü kullanmadan Önce kullanma talimatlarını okuyor.

Otobüsü nasıl kullanacağının eğitimini alıyor.

Otobüsü tam bilgilendikten sonra

kullanmaya başlıyor.

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

03-09 Mart 2003, Sayı: 270

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir