Kim daha güçlü

ANKARA‘da gündem yoğun… Gündemin merkezinde Irak var.

ABD Genelkurmay Başkanı Org. Richard Myers iki günlük bir ziyaretin ardından Türkiye’den ayrılırken ‘Türkiye stratejik ortağımız. Türkiye, son derece önem” dedi.

Ardından; Irak Operasyonumda ABD ile hareket eden İngiltere’nin Genelkurmay Başkanı Ankara’daydı.

Abdullah Gül’ün bölge ülkelerini ziyaretinden sonra, İstanbul’da, Türkiye’nin girişimiyle Suriye, Ürdün, Mısır, Suudi Arabistan ve İran Dışişleri Bakanları biraraya geldi

Zirve’den sonra yayınlanan deklarasyonda Saddarn uyarıldı.

Bu “Zirve”ye Yunanistan da katılmak istedi.

Bu arada Alman Dışişleri Bakanı Fischer, İstanbul’da Abdullah Gül ile biraraya geldi.

Fischer “askeri harekâta karşıyız. Barışçı bir çözüm arıyoruz” dedi.

Alman Dışişleri Bakanı, barışçı yolları seçmesinden dolayı Türkiye’yi kutladı.

 

 

GÜÇLÜ “BİRLİK” MESAJI

22 Ocak’ta Alman Başbakanı ile Fransa Cumhurbaşkanı Paris’te buluştu.

Ertesi gün, 23 Ocak’ta Fransa Cumhurbaşkanı Chirac ile Alman Şansölyesi Schröeder Berlin’de biraraya geldi.

…Ve Amerika’ya “güçlü bir birlik”

mesajı verdiler.

İki ülke, “savaşın meşrulaşmasına onay vermeyeceklerini” açıkladılar.

Gelişmeler böyle…

Gerilim tırmandı, tırmanıyor…

Türkiye Cephesi’ne bakarsak…

Ankara bir yandan ABD ile “askeri hazırlıklar” yapıyor…

Görüşmeler yapıyor.

Savaşa hazırlık yapıyor.

Türkiye diğer taraftan da “barış” için çaba gösteriyor.

Görünüş o ki; Türkiye, bugünden iki ateş arasında kaldı.

Bir yandan Fransa ve Almanya önderliğinde Avrupa Birliği, diğer tarafta Amerika…

Bir tarafta Kıbrıs, diğer tarafta İslam âlemi…

Bir de Ak Parti Tabanı…

 

Amerika; Avrupa’ya rağmen Irak’a girme peşinde.

Türkiye’ye baskı yapıyor.

Gücünü kaybetmiş İngiltere, Amerika’nın yanında yer alıyor.

Avrupa Birliği’nin patronu Fransa ve Almanya birbirine tam destek içinde.

Bu ikisinin güç gösterisinde, Türkiye tam merkezde bulunuyor.

 

Aslında Avrupa Türkiye’ye “AB havucu” uzatıyor.

Havucu yakalamak bir hayâl…

Türkiye’ye karşı, havuç politikalarını Amerika da yapmak zorunda.

Böyle bir “politik ortam“da Türkiye dikkatli davranmak zorunda.

Gördüğüm kadarıyla Türkiye, bu poli­tikayı iyi uyguluyor.

Türkiye; Amerika ile Irak’a girmek için zemin hazırlıyor.

Eğer Türkiye son anda bir hata yapmazsa  son yılların en büyük siyasi politasını sahneye koyacak.

Avrupa, Irak’a saldıramaz. Avrupa, Amerika’nın gücünü kırmaya çalışıyor.

Aslında savaş, petrol savaşı…

Amerika ile Avrupa arasındaki “gerginlik” ise bir “güç” savaşı.

Eğer Amerika Irak operasyonunda muvaffak olursa, savaş sonrası çok daha büyük bir güç haline gelecek.

Fransa ve Almanya bunu önleme  çabasında.

 

BAHANE-ŞAHANE

Bir gün önce, televizyonda haberleri izliyorum.

Irak savaşı, ABD ve Körfez haberleri yoğunluktaydı.

Bir ara oğlum Kerem (9 yaşında) “Kimyasal silâhlar bahane, petrol kuyuları şahane” demez mi…

Şaşırdım…

“Oğlum nereden duydun, kimden öğrendin” diye sordum.

Bana “Baba, Bizim City’den (Salih Memecan’ın çizgi filmini kastediyor) öğrendim. Bir de gazetede vardı” demez mi…

 

Evet… Gerçek bu!

Türkiye’nin hata yapmaya tahammülü yoktur.

Türkiye dikkatli olmalı.

ABD ile “stratejik ortaklık” ön plânda tutulmalı.

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

27 Ocak – 2 Şubat 2003 Sayı: 265

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir