İsviçre Halkı Gibi Yaşamak

TÜM partiler “seçim telâşı” içindeler. Aday adayları da “seçilebilecek yerlerden listeye girme” telâşı yaşıyor.

Çetin Altan’ın deyimiyle “politika kazanı, dumanlar çıkara çıkara kaynamada…”

Bazı partiler, belirli illerde “önseçim” yapıyor. Giresun’da yapılan ön seçimlerle ilgili çarpıcı iddialar var.

3’üncü sırada seçilen DYP Giresun Milletvekili Rasim Zaimoğlu‘nun iddiaları şöyle: “Toplam 26 bin kayıtlı üyenin 7 bin 731’i oy kullanıyor. Bu üyeler 83’den beri kayıtlı. Bunların yarısı, daha sonra başka partiye girmiş. MHP Milletvekili Mustafa Yaman bile oy kullanacaklar listesinde yer aldı. Canan Dervişoğlu’nun 3 sandıkta adı yazılı. DYP’den ayrılmayı düşünüyorum.” DYP’nin 28 il’de delege ve kayıtlı üyelerle yaptığı önseçimin ardından “Rüşvet…” “Şike…”

…Ve ölülerin oy kullandığı “skandal niteliğinde iddialar”la çalkalanıyor.

Zaimoğlu “şike var… Hile var… Siyasi cam­bazlık var.  Sahtekârlık var. Listeler sağlıksız. Herkes kendine oy verecekleri yığdı. Önseçimde 500 bin dolar döndü. Ölüler, hatta MHP’liler bile oy kullandı” diyor.

 

İzmir’deki önseçimlerde de 1500 civarında mükerrer oy kullanıldığı iddia edildi.

2000 bin üyenin bulunduğu Aliağa’da 2700 kişinin oy kullandığı belirlendi. Cezaevine giren bir kişinin önseçimde oy kullandığı tespit edildi. Önseçime giren aday adayları “60 ölüye oy kullandırıldığını, bunlardan 25’inin adını belirlediklerini” söylediler.

İzmir’deki iddialar Yüksek Seçim Kurulu’na kadar yansıdı.

İzmir DYP İl Başkanlığından istifa ederek adaylığını koyan Kâni Aydoğdu: “önseçimler için gelen listede hem eski, hem yeni üyeler vardı. Doğal olarak binlerce insan mükerrer yazılmış. Hatta Buca’da ANAP’lı milletvekili Işılay Sayem  DYP’de üye görünüyor. Önseçimde oy kullanan bazı üyeler aslında HADEP’li  ya da ANAP’lı olduklarını söylediler” diyor.

 

AKP Samsun Teşkilâtı’nda 1’inci sıra için 60 milyar lira isteniyor ve “taahhütname” imzalatılıyor…

Çankırı’da da “nabız yoklama” anketinde “parayla delege alındı” kavgası çıktı.

Bazıları “lider sultası“ndan söz ediliyor.

Adayların seçilmesinden yakınıyor.

“Lider seçmesin, delege seçsin” eleniyor.

Önseçimde neler döndüğü ortada.

 

YAPILAN TARTIŞMALAR…

Ekranları dolduran siyasi parti liderleri

sürekli Avrupa Birliği ile IMF‘den sözediyor.

AB‘ye “Onurlu giriş“ten sözedenler var.

“Yüzümüzü Avrupa Birliği’ne çevirmek zorundayız” diyenler de…

Ya “atalarımız gibi Avrupa Birliği’ne at sırtında gireriz” diyenlere ne demeli?

Hele IMF konusundaki inciler…

Deniz Baykal ” IMF’yle biz de çalışırız. Zaten çalışmak kaçınılmaz. Ancak biz IMF’ye teslimiyetçiliğe karşıyız. Biz teslim olmayız” diyor.

Tansu Çiller ise “IMF bana da 30 milyar dolar teklif etti. Ben elimin tersiyle ittim” dedi.

“IMF ile çalışacağız ama teslim olmayız.” “IMF’ye çalışmayacağız…” “Ben ekonomiyi düzeltirim…” “Benim çalışmam şöyle… Benim çalışmam böyle…” gibi sözler… Hep soyut vaadler!

Ama bir Rusya var ki; komünist rejimden çıkmış, ciddi bir kriz atlatmış, yeni bir lider yaratmış.

Vlademir Putin’i yaratmış.

Putin, Rus Halkı’na somut bir vaadde bulunuyor.

TV’de, canlı yayında Rus Halkı’na hitaben konuşma yapan Putin şu vaadde bulunuyor: “Söz veriyorum…

Sizi İsviçre Halkı gibi yaşatacağım!..”

…Ve sözünü yerine getirmek için olağanüstü güçle çalışıyor.

Rusya’da 1998’de enflasyon %368 iken, bugün %19… Ruble, son bir yılda dolar karşısında aynı seyirde gidiyor.

98’de; Rusya’da, memur maaşı “votka” veya “tuvalet kâğıdı” ile ödeniyordu. Votka alan şanslıydı. Çünkü memur, votkasını pazarda satabiliyordu.

Vlademir Vlademiroviç Putin; müsteşarlara, bakanlara, başbakana canlı yayında, TV kameraları karşısında, halkın önünde direktifler veriyor… Hedef koyuyor. …Ve hedefleri takvime bağlıyor. Sonra halkın önünde, televizyonlarda hesap soruyor. Başbakana, bakanlara, müstaşarlara “anlat… bu projeyi ne yaptın” diyor.

…Ve netice alamadığını, canlı yayında azarlıyor, azlediyor.

Böyle bir söz verecek çapta politikacımız veya siyasi parti liderimiz var mı?

“Günü kurtarmak” değil       

Gelecekte “Türk İnsanı’nı onuruyla yaşatmak” isteyen… Hastane kapısında… Banka kuyruğunda can vermeyen insanların yaşadığı “mutlu bir ülke” vaadeden bir politikacı aranıyor.

Herkes seçim derdinde, halk da kendi derdiyle başbaşa…

Kendi üyelerini güncelleyemeyen partiler, Türkiye’nin sorunlarını nasıl çözecek?

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

9-16 Eylül 2002, Sayı: 248

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir