KONGRE DERSLERİ

GEÇEN hafta, Galatasaray Spor Kulübü’nün kongresi vardı. Mehmet Cansun kaybetti.

Kongre sonrasında Mehmet Cansun kürsüye çıktı ve kazanan Özhan Canaydın’ı tebrik etti, başarılar diledi.

Kongre’nin “seviye”si “medeniyet” ölçüleri içindeydi.

Galatasaray’ın adına yaraşır şekilde tarihe geçti.

Gelelim kongre öncesi ve kongre’ye. Galatasaray’ın 91’nci Kongresi hır-gür, tartışma bile olmadan gerçekleşti.

Kimsenin kalbi kırılmadı.

Ama… ilk baştan adayı kongre gününe kadar kıyasıya fakat seviyeli bir kampanya yürüttü.

Programların anlatmak için çalmadık kapı bırakmadılar.

Galatasaray takımı ligde liderdi.

Şampiyonlar ligi’nde  çeyrek finali kıl payı kaçırdı.

Bu sportif performansa rağmen; kongre delegeleri, listelerde yer alan insanları “maharetlerine”, “projelerine” ve “güvenirliliğine” bakarak değerlendirdi. İşte “Galatasaray farkı” buradaydı.

 

Kulisler medeniyle, seçim atmosferinde öğle yemeğini kaçıran Cansun, Galatasaray Lisesi’nin bahçesinde sandviç yeken Canaydın’ı gördü.

Cansun sandviçini, Canaydın ile yarı yarıya paylaştı. Aynı şişeden ayran içtiler. “Kulis çalışmaları” ve “seçim havası” içinde kesinlikle “kırıcı” bir davranış sergilenmedi.

Ne Galatasaray lisesi’nin bahçesi, ne de kongre salonu “polis hakimiyeti” altında değildi.

… Ve seçimi büyük farkla Özhan Canaydın’ın listesi kazandı.

Yaklaşık bir aydır birbirleriyle “seçim mücadelesi” veren Mehmet Cansun ve Özhan Canaydın tüm Türkiye’ye örnek olacak tavır içinde kongreyi bitirdi.

Kongre sonrasında; kazanan ve kaybeden iki başkan adayı da, birbirlerine sarılırken seçim sonuçlarından çok “kulüplerinin geleceğini” düşündüklerini ispat ettiler.

Bu olumlu hava kongre öncesinde de kendin göstermişti

 

Basına ve televizyonlara yansıyan haber ve görüntülerde bu “çağdaş hava” gerekli mesajı veriyordu.

Bir örnek sunayım.

24 Mart 2002 tarihli hürriyet gazetesi’nde Sedat Ergin şunları yazıyordu:

“Spor klüplerimizin kongreleri, 3 binle 10 bin arasında delegenin katılımıyla oluyor. Spor kulüplerimizin kongreleri bu şekilde geniş katılımla gerçekleştirilirken siyasi parti kongreleri kaç delegeyle yapılıyor?

Siyasi parti kongrelerinde delege sayısı  1200-1400 arasında değişiyor.

Demek ki, spor kulüplerimizde yönetim kadrolarının seçimi, siyasi partilerimize kıyasla çok daha geniş  bir delege katılımıyla gerçekleşiyor. Bu niceliksel bir yaklaşım.

Spor klüplerimizin kongrelerini, partilerimize kıyasla daha demokratik kılan başka bir dizi faktör daha var.

Bunlardan biri kulüp kongrelerinin genellikle eşit ve adil koşullarda, ciddi ve canlı bir rekabete sahne olmasında yatıyor.

(garaj seçimleriyle kıyaslayın)

Örneğin, dünkü Galatasaray kongresinde adaylar Mehmet Cansu ve Özhan Canaydın arasında yaşandığı gibi. Seçimler gerçekten demokratik bir ortamda, centilmence bir yarış şeklinde gerçekleşiyor. Herkes fikrini söylüyor. Bir fark daha: kulüplerde başarısız liderler çoğunlukla yolcu ediliyor.

Her seferinde değişim hakim oluyor, yeni bir başlangıç yapılıyor. Taraftar ve delegeler biliyorlar ki  takımları ligde kötü gidiyorsa, bir sonraki seçimde yönetimi değiştirme imkanına sahipler.

Bu güç, kulüplerinin geleceğine olan inançlarını kaybetmemelerini sağlıyor.

Değişimi gerçekleştirilebilir kılan önemli bir fark var.

Spor kulüplerimizde liderlik sultası yok. Liderler gelip, muhtelif yöntemlerle delegeler üzerinde hakimiyet kuramıyor.

Başarısızlara “hizmetleriniz için teşekkür ederiz, güle güle” deniyor.

Veya “siz başarılısınız ama, biz daha başarılı olacağız” deniliyor.

Siyasi partilerimizin demokrasi geleneği ve kültürü bakımından neden spor kulüplerimizin gerisinde kaldıkları Türk demokrasisinin izaha muhtaç sorunlarından birisidir.”

 

GARAJ SEÇİMLERİ…

Bu hafta garajda da bir seçim var.

Bu seçimde biz acaba kulüplerimizin hele Galatasaray seviyesinde olmamızı hayal edebilir miyiz?

Asıl sorun burada.

Garajın, Galatasaray örneğinden çok “ders” çıkarması gerekir.

“delege sayısı” ve “yapısı”ndan, “karşılıklı anlayış havası”na kadar…

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

25-31 Mart 2002, Sayı: 224

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir