CAMBAZA BAK!

 GAZETEMİZ GÜLEGÜLE’nin “Kaptan Kürsüsü”nde ilginç yakınmalar yayınlanıyor.

Şikayetlerini bildirenlere bakıyorum; hemen hepsi, sahibi olduğu otobüsü kullanan kişiler…

Yani “bireysel otobüsçüler.

Her konuda görüşlerini bildiriyorlar.

Sık belirttikleri konuların başında “otogar çıkış ücretleri” geliyor.

 

OTOGAR ÇIKIŞLARI

Kentlerden ilçelere kadar yayılmış “otogarlar” veya “terminaller” konusu gerçekten incelenmeye değer.

Buralar sistemin bir gereği olarak kurulmuş.

Büyük İstanbul Otogarı dışında çoğu ya belediyeler tarafından işletiliyor.

Veya belediyeler bu işletmelerin bir ortağı.

Otogarlarda neler yapılır ya da yapılıyor?

Her araçtan bir “çıkış ücreti” alınır.

Bu nedir?

“Hizmet” karşılığı mıdır, yoksa “vergi” niyetine mi alınır?

Otobüsçü bu parayı, bir tek otogara ödemiyor.

İstanbul’dan kalkıp Doğu veya Güneydoğu Anadolu’yu giden bir otobüs 5-6 otogara giriş-çıkış yapıyor.

Hepsine de bir “bedel” ödeniyor.

Neye göre alınır bu para?

Geçenlerde GÜLEGÜLE’de Bodrum TurgutReis Belediyesi’nin garaj çıkış ücretlerine ilişkin bir haber yayınlandı. Gerçi haberlerden sonra belediye “geri adım” attı ama, fiyat konusunda ortaya konulan “kıstas” bence çok önemliydi.

Belediye; İzmir’e giden otobüslerden 2002 yılının ilk altı ayın için 7.5 milyon, ikinci altı ay için de 9 milyon lira garaj çıkış ücreti kararlaştırmış. Bir de Ankara’ya, İstanbul’a giden otobüsler için “sınıflandırma” yapılmış. Uzun yol otobüsleri Bodrum-Turgutreis Belediyesi’ne 2002 yılının ilk altı ayı için 15 milyon, ikinci altı ay için de 25 milyon lira garaj çıkış ücreti ödeyecekmiş. Bu rakamlar “fahiş” rakamlar.

 

SORULAR… SORULAR

Alınan para “hizmet” karşılığı mı, yoksa “vergi” mi?

Bodrum’dan İzmir’e giden otobüs, garajdan daha az hizmet mi alıyor?

Veya…

Uzun yol otobüsleri.

Erzurum’a, Kars’a giden otobüsler garajdan daha fazla hizmet mi alıyor?

Garajlar çok mu temiz?

Yolcuların tüm ihtiyaçları karşılanıyor mu?

Hizmet kaliteli mi?

“Çıkış ücreti” adı altında alınan para karşılığı ne hizmet veriliyor?

 

TARTIŞMAK GEREK

Yıl başında Türkiye soğuk hava dalgası altında yaşadı.

Bırakınız karayollarını, otobüsler karla kaplı garajlara giremedi.

Giren de zor çıktı.

Otobüsçüye hizmet vermesi gereken belediyeler veya garaj sahipleri yollara tuz mu döktü?

Yollar temizlendi mi?

“Hizmet karşılığı” alınan paraların ne kadar bu yönde harcandı?

Hiç düşündünüz mü?

Otobüsçüye ayda, garajlara ödediği “çıkış ücreti” kadar para kalıyor mu?

Asıl sorulması gereken bu!

Artık belediyeler veya garaj sahipleri ellerini otobüsçünün cebinden çekmeli.

Bu konuda tartışılmalı.

 

BURSA GERÇEĞİ

Otogarlarda “çıkış ücreti” olarak büyük meblağlar toplanıyor.

Garaj sahipleri veya belediyeler ile “ortak” garaj işleten kurumlar bu işten “hatırı sayılır” oradan “kar” ediyor.

Sonra bu para ortaklara dağıtılıyor.

Mesela bursa..

Çıkış ücretleri 15 milyon lira.

Garaj yönetimi bu sene her ortağına 35 milyarın üstüne “kar payı” dağıttı. Bursa’nın bir ortağı da belediye.

Çıkış paralarının yüzde 35’i belediye’nin. Bursa dışında “rantal” bir kurum yok.

“Populizm” yapılıyor.

Aynı, Türkiye’deki politikacı örneği…

İnsanlar “hamaset edebiyatı” ile oyalanıyor.

 

Şehrin meydanına “panayır” kurulmuş. Bir cambaz ipte hünerlerini sergiliyor.

Aşağıda kalabalık, cambazı seyrediyor.

Adamın biri…

Bir hanımın arkasına geçmiş taciz ediyor.

Hanım öfkeyle arkasına dönüyor ve “ne yapıyorsunuz beyefendi” diyor.

Adam pişkin, cevap veriyor:

“Sen cambaza bak!”

 

Otobüsçülük sektörü açısından “geleceği şekillendirmek” zorundayız. Bunun için; geçmişte ve bugün yaşadıklarımızdan “ders” almalıyız.

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

4-10 Mart 2002, Sayı: 221

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir