‘ÇEK’ ANILARI (2)

GEÇEN hafta Mercedes-Benz Türk’ün Prag seyahati ile ilgili izlenimlerimi sizlere aktarmıştım.

Bu hafta ise çeklerin yakın tarihi ve bugünle ilgili izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

Şimdiki cumhurbaşkanı Havel’in liderliğinde “sivil form” sessizce protestolara başlıyor. Başta yüz kişi toplanıp sistemi sessizce protesto ediyor. Son yüz kişi, iki yüz bin kişi oluyor. Derken “sessiz çoğunluk” yedi yüz bin kişiye ulaşıyor.

… Ve özgürlük çığlıkları çoğalmaya başlıyor. Devletçilik yerine 90’lı yıllarda özelleştirme başlıyor. Özelleştirmede yolsuzluklar var.

“işini bilen yolunu buluyor.”

Kısaca özelleştirmeleri bizimkine benziyor: “rüşvet, peşkeş çekme, adamını bulma” gibi.

Ama bugün dahi komünistler yüzde 10 oy alabiliyor. Özellikle yaşlılar komünizm istiyor.

Neden mi dersiniz?

‘artık hiç bir şey bedava değil.’ Kalorifer, sıcak su, elektrik ve su; hepsi parayla…

Evler, inşaatlar satılmaya başlandı.

Ama hala tüm topraklar çek devletinin.

90’a kadar araç almak hayaldi.

10-15 yıl sıra bekleyip alabilirdiniz.

Haydi aldınız, benzin bulmanız gerekirdi.

O da çok zor. Bugün taksitle araç almak çok kolay.

… Ve faiz yıllık 1.63.

Bunu tabelalarda gördük. Tüm dünya markaları ve firmalar araç satabilmek için boy boy reklamlar veriyor.

Şehir bir harika, rengarenk.

Komünizmin kasvetli renkleri yok olmuş. Yollar değişmiş, arabalar değişiyor.

Vitrinler, reklamlar panolar cıvıl cıvıl.

İnsanların giysileri de pırıl pırıl. Ama “mantalite” değişmiyor. Bir alışverişte veya restoranda en sık duyduğunuz kelime “moment” (bir dakika). Bir şey istersiniz; “moment”..

Bu sizin için de değişmez, başkası için de. “tolerans” denen şey yok.

Dünyada kristali, ilk kez Moser adlı bir çek bulmuş.

Moser adında faaliyet gösteren bir çek firması da var.

Dünyanın en önemli saraylarında Moser  kristalleri kullanılır.

MBT, bizi bu firmaya da götürdü. 100 kişi alışveriş için indik. Otobüsçüler de alışverişi sever hani.

Otobüsçüler girişken, atak, becerikli, Türk gibi kuvvetli ve üstelikte paralı.

Buna rağmen ancak 3 kişi “büyük mücadeleler” sonucu zorla alışveriş yapabildi.

Gerekçe, “moment”.

Üç otobüs de bu üç kişiyi beklemek zorunda kaldı. Halk güler yüzlü değil.

Komünist döneminden kalmak uyuşukluk  hakim.

Hizmet kötü. Çekler, ortaçağdan beri bira üretir. Tabii, bira denince de akla şerbetçi otu geliyor. Dolayısıyla da her yerde şerbetçi otu üretimi var.

İlginç olan, araziler hala devletin.

Bir köy, aynı zamanda bir kooperatiftir.

Arazi, tarla devletten 99 yıllık kiralanır ve kooperatif, ortak işlenir.

Bu, dün olduğu gibi hala böyle…

İlginç bir tarihi olay daha:

1968 olaylarında Rus dışişleri bakanı Molotof, Prag’ı ziyaret eder.

… Ve olaylar yaşanır, patlayıcılar atılır. Yani kokteyl.

İşte, “molotof kokteyli”nin ismi de oradan geliyor.

Geçen yazımda “Osmanlı Çek’e giremedi ama, Türk tüccarları” girdi demiştim. Çek’e gelen bir Türk tüccarı için ilginç hikaye anlattılar.

Türk tüccarının çek bir sevgilisi varmış.  Bir gün sevgilisi onu aldattığını öğrenince Türk tüccar sevgilisini baltayla öldürmüş.

Bugün itibariyle çek cumhuriyetinde yüzde 9 işsizlik var.

Prag’ta evlerin, konutların metrekaresi 10 ile 380 dolar arasında…

Nüfusları 10.2 milyon.

Kişi başına düşen milli hasıla; 11 bin 700 dolar. Yani 120 milyar lira.

Bugünkü Türkiye’nin nüfusu 65 milyon, milli geliri ise 120 bin dolar.

Hesaplayın işte.

Pragta üç katlı basit bir metro hattı var. Çeklerin meşhur ürünleri, pilsen birası, likörü, skodası, bohemia-moser kristalleri, bata ayakkabıları ve silahlar.

Granat dedikleri kırmızı lal taşlarını da unutmamak lazım.

Kültürel yaşam çok zengin. Çek cumhuriyeti bugün NATO’nun bir parçası. AB’ye girecek bir ülke. Almanya, büyük yatırımlar yapıyor. Çek’ler vizesiz bütün Avrupa ülkelerine girebiliyor.

LATİF KARAALİ

12-18 Kasım 2001

Sayı: 205

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir