Bir seyahat, bir öykü

 OTOBÜSÇÜLER, Mercedes-Benz Türk’ün davetlisi olarak, 26 ekim 2001’de Çek Cumhuriyetinin başkenti Prag’a uçacaklar, (bu yazı gezi öncesi yazıldı) dertleşecekler, kriz ortamından uzaklaşacaklar…

Seyahatin amacı da bu!

Tabii, ben de bu seyahate katılacağım. Mesleğim gereği seyahate ilişkin bir şey yaşar, görür ve duyarsam, seyahat dönüşü köşemde anlatırım.

Seyahatlerimde gördüklerimi duyduklarımı özellikle de farklı kültürel değerleri insanları ve yaşamdaki detayları not ederim.

 

SUDAN HAVAYOLLARI

Değişik kültürleri tanımak, farklı coğrafya ve iklimlerden farklı bakmak!..

Gelin sizi bir seyahate götüreyim:

Afrika’ya, Sudan’a…

Hartum’dan Sudan’a…

Hartumda yaşayan kerim var.

Tür Kerim! Türk Kerim işadamı…

Bir iş için Hartum’dan, Port Sudan’a sudan havayolları ile uçacak.

Bilet alır, gidiş dönüş biletini de okeylemek ister.

Gidişi okeyler ama, dönüşü okeyleyemez. Havayolu yetkilisi  kerime:

“Kerim bey, dönüş biletini Port Sudan’da okeylersiniz” der.

Bu ilginç seyahatin öyküsünü daha sonra anlatırım.

Sudanlı arkadaşıma “Sudan Havayolları’nda neden okeyleyemezler” diye sorup “doğru bir uygulama olmadığını” söyledim.

Bu doğru değil!

Sudanlı necip itiraz ediyor ve bir olayı anlatıyor: “Neden biliyorsun doğru olmadığını?

Sudan havayolları Genel Müdürü’nden daha akıllı olduğunu mu düşünüyorsun?

Genel müdür ki, İngiltere’de eğitim görmüş, sivil havacılık konusunda deneyimli bir uzman.

Genel müdür hem dünya sivil havacılığını çok iyi biliyor, hem de sudan toplumunu yakından tanıyor.

Tabii okeylemezler.

Çünkü biz sudanlılar, bileti okeyler ama uçmayız, karar değiştiririz. Uçaklar, boş koltuklarla uçarlar…

Bak sana geçenlerde yaşadığım bir olayı anlatayım; iyi dinle!

Cidde’de yaşayan  bir yakınım var.

Kendisi doktordur.

Annesi, hanımı ve çocukları Cidde’den Hartuma uçacaklar.

Benden onlara, Hartum-Abdeli (Hartuma 300 kilometre uzaklıktaki bir kent) bileti almamı istedi.

… Ve onları havaalanında karşılayıp, Abdeliye göndermemi istedi.

Ayrıca, bana bir zarf verdi;

Hartum’da beni bir yakını karşılayacak, ona vermemi rica etti.

Cidde’den Hartum’a vardığımda beni, zarfı alacak kişi karşıladı.

Zarfı ona verdim. Sonra doktorun ailesi için bilet aldım.

Gelecekleri günden  bir gün önce biletleri okeyledim.

Ertesi gün havaalanına doktorun ailesini karşılamaya gittim; o da ne!

Alana geldiğimde, zarfı verdiğim çocuğu gördüm.

Genç çocuk da karşılamaya gelmiş. Birazdan bir kişi daha geldi.

Olduk üç karşılayan…

… Ve her birimizde 7 adet Hartum Abdeli bileti var. Oldu 3 adet 7 bilet. Yani 21 koltuk; okeyli koltuk…

Aynı isimle 7 kişiye aynı gün, anı uçuşta 3 defa okeyli bilet…

Bu arada Cidde uçağı alana indi.

Doktorun annesi indi uçaktan.

Lakin yalnız gelmiş.

Çocuklar, vazgeçmiş gelmekten.

Elimizde 21 bilet, okeyli bilet; ama seyahat edecek bir yolcu…

Vay canına… O da ne? Doktorun annesi Hartum’da bir hafta kalmaya karar vermiş, yani o da uçmayacak.

Elde 21 okeyli  bilet, uçağa binen “0” yolcu… Zaten uçak, küçük pervaneli Rus uçağı.

Uçakta toplam 46 koltuk var.

Elimizdeki 21 okeyli bileti iade ettik.

Tabii ki; haklı Sudan havayolları Genel Müdürü; gidiş dönüş bileti vermemekte. Ben hak veriyorum, sen hak vermiyor musun? Diye bitirdi hikayesini Sudan’lı Necip…

 

BİLGİ SAHİBİ OLMADAN

Ne dersiniz; rahmetli Uğur Mumcu’nun dediği gibi “bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmak” doğru mudur?

Biz mi akıllıyız yoksa dünya sivil havacılığını iyi bilen, hem de sudan toplumunu tanıyan Genel Müdür mü?

 

 

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

29 Ekim-4 Kasım 2001, Sayı: 203

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir