Herkes üstüne düşeni yapmalı

 HER yıl olduğu gibi, yine 1-7 Mayıs tarihleri arasında “Trafik Haftası”nı kutluyoruz…

Hafta dolayısıyla, çeşitli kurum ve kuruluşlar “etkinlikler” düzenleniyor. Geçen hafta, Ankara’da bunlardan birine katıldım.

Varan Turizm ile UYTAD; Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı koordinasyonunda, 4 Mayıs günü bir panel düzenledi.

Trafik kazalarında Taşıma Sektörünün Rolü” konulu panel, Dedeman Oteli salonlarında yapıldı.

Panele, konuşmacı olarak; Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Balcı, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Nihat Kurtiç, Karayolları Bakım Daire Başkanı Ahmet Bulut, Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mete Orel ile UYTAD Başkanı ve Varan Turizm Genel Müdürü İbrahim Aybar katıldı.

Ülkemizin sosyo-ekonomik sorunu olan trafik kazalarının “çok yönlü” değerlendirildiği paneli Cihangir Gözcü yönetti.

Faydalı olduğuna inandığım panelde ilginç konuşmalar yapıldı. Aldığım notları aktarayım…

 

KONULAR… KONUŞMACILAR…

İlk konuşmacı Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Mete Orel’di.

Düşüncelerini kısa notlar halinde ileteyim:

Trafik kazaları neden azalmıyor?

Sorunun niçin çözülemediğini alışılagelmiş tedbirler göstermektedir.

Taşımanın bir bütün olduğu unutulmamalı.

Sistematik yaklaşmak gerekir.

Bir yerden bir yere gitmenin yolcuya maliyeti var. Taşımacıya da ayrı bir maliyeti var.

Ülke için de farklı bir maliyet var.

Bunların toplamına ‘sosyal maliyet’ diyebiliriz. Bu sosyal maliyetin bir optimizasyonu olmalı.

Yasa dışı çalışanlar, yasal çalışanları bitirebilir. Kara para temiz parayı iter.

Teknoloji, kendisine yabancı olanları yakar.

Ulaştırma sistematiğinin bozulması neticesi, kazadır.”

Hoca diyor ki, “sistematik yaklaşım” olmalı ve “en uygun maliyet” bulunmalı…

               ***

Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Trafik Hizmetleri Başkanı Nihat Kurtiç de, trafik kazalarında taşıma sektörünün rolü üzerinde durdu.

Otokontrol”den bahsetti. “Özdenetim ile soruna çözüm getirileceği”nden ve “her şeyi devletten beklememek gerektiği”nden sözetti.

Özetle şöyle konuştu:

Yasa Batı’dan geri değil. Önemli olan, yasanın uygulanması…

Çözümü sadece trafik polislerinden beklemekteyiz. Firmalar denetim yapmalı.

Sektördeki firmalar özdenetimi başarırsa, kazalar en aza iner.

Trafik denetleme Web sayfası var.

Şoförlerin durumunu öğrenebiliriz.

Trafik Eğitim Daire Başkanlığı’na müracaat edin, şoförlerinizi eğitelim.”

               ***

Karayolları Daire Başkanı Ahmet Bulut da konuya kendi ilgi alanı çerçevesinde yaklaştı.

Ahmet Bulut şunları söyledi:

Bir kilometre yolun maliyeti 1 milyar dolar.

Ömrü ise 20 yıl olarak projelendirilmiş.

İstiap haddinden fazla yük taşınırsa, yolun ömrü kısalıyor. 2 yılda ömrünü tamamlıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nde yollar 5 kat arttı.

Yollardaki araç sayısı 36 kat arttı.

               ***

UYTAD Başkanı ve Varan Genel Müdürü İbrahim Aybar, panele ev sahipliği yaptı.

Aybar da özetle şunları söyledi:

Önce o yapsın, sonra ben yaparım düşüncesi yanlış. Çözüm başkasında aramasın.

‘Bana ne’ demeyelim, duyarlı olalım.

Duyarlı bir uyarıyı yapana ‘sana ne’ demeyelim. ‘Eh, oldu bir kere’ duyarsızlığını da teşvik etmeyelim.

Mental mikrobu yok edelim.

Araçlarımız bakımlı mı?

Araçların bakımını, imalatçıların servis istasyonlarında yapabiliriz.

Meslek kuruluşları ve vatandaşlar, üzerlerine düşeni yapmalı. Sorunu biz yaşatıyoruz.

Sorunun çözümü bizde.”

 

TESBİTLER VE ÇÖZÜMLER…

Yapılan tesbitler ve çözümler böyle…

Benim gördüğüm en önemli olay, yasa Batı’dan geri değil.

Gelişmemiş bir ekonomiye sahibiz.

Ulaşım sistemi, ülkenin coğrafyasını ve ekonomisine göre belirlenir. Önce sorunları koyalım, sonra çözüm bulalım.

Sorunlar biliniyor.

Yol, 5 kat artmış, araç sayısı 36 kat.

Yanıcı-patlayıcı maddeler karayolu ile taşınıyor. Otobüsler “taksit baskısıyla” hiç durmadan çalışıyor.

Kamyonlar istiap haddini aşıyor.

Kara noktalar 3 binin üzerinde.

Sadece 99 yılı itibariyle 441 bin kaza, 8400 ölü ve 113 bin yaralı… Bu; büyük bir acı, büyük bir dram.

Adeta “savaş” gibi.

Bir “acı” daha:

Kazaların ortalama hasar maliyeti 141 trilyon lira. Neredeyse 300 milyon dolar.

Bir rakam daha:

Sadece trafik işaretlerinin onarımına harcanan para 5 trilyon lira.

               ***

Panelin sunucusu Cihangir Gözçü başarıyla yönettiği oturumun bir bölümünde “eğitim kreşte başlamalı” demişti.

Olayda “insan faktörü” çok önemli.

Eğitim” ve “denetim”in de bu çerçevede ele alınmasında fayda var.

Tabii, ekonomimiz geliştikçe bu sorunları aşacağız.

Uzun dönemde kişi başı satın alma gücü 3 bin-4 bin dolardan, 20-30 bin dolara çıktığı zaman bütün sorunlarımız çözülecek.

Ama, ülkemizin bugünkü gerçekleriyle… insan faktörü… araçlarıyla… yollarıyla… denetimiyle dahi, kazalar azaltılabilir.

Nasıl mı? Çözüm bizde.

Biz otobüs şirketleri olarak “otokontrol sistemi”ni kurmalıyız. Denetimi bizler yapmalıyız.

Herkes, trafik kazalarını asgariye indirme mücadelesinde üzerine düşeni yapmalı.

 

Latif Karaali – Gülegüle

6-12 Mayıs 2000

Sayı: 126

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir