Bir veda gecesi…

MERCEDES Benz Türk’ün üst kademesine önemli atamalar yapıldı.

Bu vesilele 18 Şubat akşamı İstanbul Çırağan Otel’de bir davet düzenlendi. Davette ev sahipliğini Daimler Chrysler AG Yönetim Kurulu üyesi Dr. Dieter Zetsche ve Mercedes-Benz Türk A.Ş İdare Meclisi Başkanı Wolfgang Diez yaptı.

Davet; Mercedes Benz Türk A.Ş Direktörler Kurulu Başkanı Axel Arenrdt’in görevini Dr. Till becker’e ve Pazarlama Direktörü Hubertus Troska’nın, görevini Eşref Biryıldız’a devretmesi münasebetiyle düzenlendi. Gecede ilginç konuşmalar yapıldı.

 

GORDION DÜĞÜMÜ

Davetin açılış konuşmasından sonra söz Daimler Chrysler AG Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Dieter Zetsche sözlerine “Gordion’un Düğümü”nden bahsederek başladı.

Önce “Gordion’un Düğümü’nü hatırlayım: Gordion’un anlamı “Kördüğüm” demektir.

Gordion, Anadolu’da kurulmuş Frig Devleti’nin başşehridir. Tarihi “Kral Yolu” buradan geçer.

Efsaneye göre; bugünkü Polatlı yakınlarında Yassıhöyük’de bulunan Zeus Tapınağı’nda açılması imkansız bir düğüm varmış. İnanca göre, bu düğümü kim açarsa tüm Asya’nın hakimi olacakmış.

Makedonya kralı, tarihinin en büyük komutanlarından Büyük İskender, Kral yolu’nu kullanarak Gordion’u fetheder. Zeus tapınağındaki düğümü kılıcı ile keserek çözer. Ve gerçekten de Asya’ya açılır.

 

Dönelim geceye…

…Ve bazı notlar aktarayım.

Dr. Zetsche dedi ki:

“Dr. Till Becker’in buraya gelmesinden sevinç duydum. Ayrıca Eşref Biryıldız’ın da yeni görevi için sevinç duyuyorum. Eşref Biryıldız insider (bünyeden)…

Annem – Babam uzun yıllar Türkiye’de kaldı. Ben Türkiye’de yaşadım. Burada doğdum, büyüdüm…

Büyük İskender Gordion’un Düğümü’nü Türkiye’de çözmüş. Ben niye çözmeyeyim?..

Axel Arendt’la Troska’yla yollarım çok kesişti. Arendt benden sonra Arjantin’e başkan oldu. Aynı evde dahi yaşadık. Aynı alanlarda değil.

Global bir firma için ideal arkadaşlar. Flexible (esnek), mobil (hareketli) arkadaşlar.

Latin Amerika istikrarı ile ünlü bir yer değil. Ateşten gömlEk giyerek sınavdan geçtiler. Dolayısıyla, bu ülkelerde edindikleri tecrübeler imdatlarına yetişti…

Dünyada yaşanan ekonomik krizin Türkiye, dışında kalmadı. 97-98’e girilirken gerileme olmuştu. 98-99’da ticari araçlarda dramatik aylar yaşandı. Yüzde 33 gerileme yaşandı…

Arendt, tam bu krizin orta yerinde Türkiye’ye geldi. Troska birkaç ay önce gelmişti. Takdir edersiniz ki, kriz döneminde önlem almak zor. Burada önemli olan kriz yönetimi…

Yani, maliyetin düşürülmesi.

Bir çiftçi, tohum olarak sakladığı patatesleri kullanmak için ambardan çıkarmak istemez. Gelecek mevsim onları ekecektir. Onlar görevin üstesinden başarıyla geldiler. Otobüs, kamyon yatırımları devam etti. Aksaray yatırımı devam etti.”

 

Bu arada Dr. Zetsche “face – flit” yani bizim makyajlı dediğimiz otobüsten bahsetti.

Sözlerini tercüme eden bayan şaşırdı. Durdu, notlara tekrar baktı. Sonra “ben bir kadın olarak ‘face-lift’ kelimesini nasıl unutabilirim” şeklinde espri yaptı.

 

Dr. Zetsche konuşmasına devam ediyor:

“Türkiye, bizim güvendiğimiz bir pazar. Geleceği büyük bir ülkeye yatırım yaptık. Geldiğimiz nokta, 99’da 1000 otobüs ihracat. Yüzde 25’i Avrupa’ya. Bu başarının mümkün olmasının sırrı ise Mercedes-.Benz Türk’te çalışan personelin son derece motive olması. Hoşdere’ye ilk kez gittim. Son derece etkilendim. Teknolojisinden, motivasyondan…

bütün bu ihracat başarısının arkasında ‘kriz yönetimi’nin özel başarısı yatar…

Mercedes-Benz 68’den beri Türkiye’de. Uzun yıllar Türk halkıyla bütünleşti. Dolasıya, gelip-geçici dalgalanmalar bizi etkilememektedir. Yakında daha da düzelecek bir Türkiye’ye güveniyoruz. Ben de AB’ye adaylık statüsüne büyük sevinç duydum.

Arendt ve Troska yürekten, şevkle  çalıştılar. Almanya dışında, yurt dışında uzun yıllar çalıştıktan sonra ‘Almanya’ geri çağırdı. Bay Arendt Münih’de DASA Uzay ve Havacılık Şirketi’nde Mali İşlerden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi, Troska da Stuttgart’ta Binek Oto Pazarlama düzey yöneticisi oluyor.

Dr. Becker Brezilya’da, Portekiz’de çalıştı. 97’den sonra Hindistan’daki Merkez’in başkanıydı. Bu kadar farklı kültürlerde kazanılan tecrübe, burada başarı getirecektir…

Eşref Biryıldız soyadı gibi yıldız. Otomarsan’dan beri Mercedes’te çalışan, ülkenin kendi içinden yetişen bir profesyonel. 17 yıldır bu firmada çalışıyor.

Dr. Becker, Eşref Biryıldız; sizlere güveniyoruz. Sizlere ve eşlerinize bir kere daha teşekkürler.”

 

MARK  TWAIN’DEN…

Gecenin ikinci konuşmacısı Mercedes Benz Türk A.Ş İdare Meclisi Başkanı Wolfgang Diez’di.

Diez’in konuşmasından da birkaç not aktarayım. Şöyle dedi:

“Mark Twain ‘iyi başlangıç, iyi son’ dedi. Geleceğe güvenle bakmaktayız…

Suudi Arabistan, Kazakistan ve Avrupa ile yapılan anlaşmalardan dolayı, geleceğe daha güvenle bakıyoruz.

Sayın Till Becker, görevinize hoş geldiniz.

Evet Eşref Biryıldız, yeni görevinize hoş geldiniz.

Eşref Biryıldız, bir başka yıldız. İsmiyle müsemma bir yıldız.”

 

ALLAHAISMARLADIK

 

Davette son konuşmayı Axel Arendt yaptı. Arendt şöyle konuştu:

“Türkiye’de görevim çok kısa oldu. Bu ülkede beni en çok etkileyen insanlardı.

Eşref Biryıldız, size de başarılar dilerim. Biliyorum, göreviniz kolay değil. Ama siz, üstesinden gelecek niteliklere sahipsiniz.”

Bay Arendt sonra, Türkçe “Allahaısmarladık” dedi.

 

Duygulu anlar yaşandı…

Eşref Biryıldız heyecanlıydı.

Kolay değil, 17 yılın heyecanı tabii…

Bu arada unutmadan yazayım. Arendt ve  Troska’ya bir hediye verildi.

“Türkiye’den bir hediye” verildi.

Hediyenin ne olduğunu bilmiyorum. Fakat sanırım ‘kahve takımı’ verilmiş olmalı. Zira Türk Kahvesi içip, 40 yıl hatırı kalmasını istediklerini sanırım.

Biz de hoş geldiniz Till Becker, hoşgeldiniz Eşref Biryıldız diyelim.

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

26 Şubat-3 Mart 2000

Sayı: 116

Bir veda gecesi…” üzerine 2 düşünce

  1. Sevgili Latif,
    Nerede ise on yıl geçmiş bu güzel yazının üzerinden. Bir yazının üzerinden bu kadar zaman geçtikten sonra teşekkür edilebiliyorsa şayet, teşekkürler.
    Eşref
    04 Eylül 2009

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir