Bir bilen – Nisa Suresi

OTOGAR seçimlerine bugün itibariyle ‘bir liste’ gidiliyor.

Görünen bu…

Aslında herkesin gönlünde “tek liste” ile seçime gitmek yatıyordu.

“Seçime bir liste ile girelim” değil…

“Seçimlere tek liste ile girelim.” Şeklinde bir arzu ağır basıyordu.

Yılmaz Ulusoy “tek liste”den bahsetti. Galip Öztürk de “tek liste” çabasında.

Siyasette bir gün çok uzundur. Bu arada “bir bilen” başkan Mehmet Özcan da konuşmalarında sık sık “Nisa Suresi”nden bahsediyor.

Mehmet Özcan mesaj verirken, “Emaneti ehline teslim ediniz diyor.” Bu söz Kur’an-Kerim’den, Nisa Suresi’nin 58’inci ayetinden bir cümle. Tabii, Nisa Suresi sadece bu cümleden ibaret değil.

Nisa Suresi tam 176 ayettir.

 

MERAKLILARINA…

Başkan Mehmet Özcan’ın sık sık tekrarladığı Nisa Suresi’ne bir bakalım…

…Ve önce 58’inci ayet ne diyor?

Şöyle:

“Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.”

 

Ayetin emanet ve adalete riayet emri ebedi ve genel bir düstur olmakla birlikte, güzel de bir “nüzul” sebebi vardır.

O da şöyle: Hz. Peygamber (s.a.) Mekke’yi fethedince, Kabe’ye bakan Osman b. Talha kapıyı kilitlemiş. Kabe’nin üzerine çıkmış ve anahtarları vermeyi reddederek “Senin peygamber olduğunu bilseydim onu verirdim” demişti.

Hz. Ali, anahtarı zorla aldı, kapıyı açtı. Hz. Peygamber içeri girerek iki rekat namaz kıldı.

Çıkınca, amcası Abbas, anahtarı ve şerefli bir görev olan bakıcılığı kendisine vermesini istedi.

İşte bu münasabetle 58’nci ayet nazil oldu.

Efendimiz, Hz. Ali’ye “anahtarı eski görevliye vermesini ve ondan özür dilemesini” emretti.

Bu olay, Osman b. Talha’nın da Müslüman olmasına sebep teşkil etti.

 

Nisa Suresi’ne devam edelim. Bir başka ayet daha…

71’nci ayet der ki:

“Ey iman edenler! Tedbirinizi alın; bölük bölük savaşa çıkın, yahut (gerektiğinde) topyekün savaşın”

dilerseniz bu ayeti de biraz açalım.

Ayet mealen şöyle ediyor:

“Barış içinde yaşamak arzu edilir bir şey olmakla beraber, tarih boyunca devamlı gerçekleştiği görülmemiştir.

Uzun tecrübelerden sonra sulh, dirlik ve düzenlik isteyenlerin ancak savaşa hazır olmakla bunu elde edebilecekleri anlaşılmış. (hazır ol cenge, eğer istersen sulh-ü salah) denilmiştir.

İslam meşru müdafaa için, yeryüzünden zulmü, baskıyı kaldırmak, gerçek din ve vicdan hürriyetini sağlamak için savaşa izin vermiş, Müslümanları savaşa çağırmıştır. Müslümanların vazifesi her zaman cenge hazır olmak, fazla meşru  sebep bulunmadıkça onu yapmamak, hazırlığı sulhün teminatı kılmaktır”

 

Nisa suresi’nin 79’ncu ayeti der ki:

“sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir.

 

Ayetin açıklaması, ayetin anlatmak istediği özetle şu:

“İnsanlar umumiyetle elde ettikleri başarı ve iyi neticeleri kendilerine malederler. Felaket, kötülük ve başarısızlıkları ise yükleyecek birisini ararlar; kendilerini kınamak ve suçlamaktan kaçarlar.

 

Belirttiğim gibi Nisa Suresi 176 ayetten oluşmuş.

Ben birkaç ayeti sütunuma aldım.

Nisa Suresi’nde; mülk, hükümranlık, adalet, anlaşmazlık, haset, dostluk, düşmanlık, beraberlik, günah, sevap, hainlik, münafıklık, insanlık, iyilik, kötülük, haram, helal konularına da açıklık getiriyor.

Yerimiz sınırlı.

O yüzden meslektaşlarıma Nisa Suresi’ni okumalarını tavsiye ederim.

Okuyanların da tekrar okumalarında fayda var. Huzurlu bir seçim, seçim sonrası huzurlu bir kazanç sağlaması dileğiyle.

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

19-25 Şubat 2000

Sayı: 115

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir