Şu KAPTAN dedikleri…

   GEÇEN hafta “Milenyum Günleri” başlıklı yazıda geçmişten örnekler veriyor ve bugünü anımsatıyordum.

Yani basit bir kıyaslama…

Yazının bir yerinde “Kaptan mı” diye satır başı açmış ve “Taşrayı büyük şehre bağlayan, iletişimi sağlayan en önemli varlıktı” demiştim.

Bu ve benzeri yargılar, yolcuya ait.

Gerçekten kaptan, itibar edilir insandı ve yolcunun gözünde önemli bir yere sahipti.

 

Bilgisayarda, notlarıma göz gezdirirken eski bir yazıya rastladım.

5 ay öncesine ait.

Radikal Gazetesi’nde Türker Alkan “İleri Teknolojinin Cinsel Cazibesi” başlıklı makalesinde bazı gözlemlerini aktarırken bir hatıraya da yer veriyordu.

Sözü Türker Alkan’a bırakayım:

 

TÜRKER BEY YAZIYOR…

“Benim çocukluğumun gençleri (en azından küçük yerlerde) şoför yamağı olmaya can atarlardı. Çünkü, kamyon ve otobüs, hem ileri teknoloji demekti, hem de evden uzaklaşmanın en meşru araçları idi. Nasıl şimdiki gençler arasında bitip tükenmeyen bilgisayar muhabbetleri varsa, o zaman da şoför yarenlikleri gırla giderdi.

Bir şoförün yanına yamak durmayı başarmış olan genç, saçlarını zeytinyağı ile parlatıp limonla biçimlendirdikten sonra fiyakayla kamyonuna atlarken yan gözle mahallenin kızlarını kesmeyi de ihmal etmezdi.

Adını herkesin duyduğu, ama pek az kişinin gördüğü uzak kentlere macera aramaya gidiyordu o, kolay mı?

Şimdilerde bazılarının küçümsediğine bakmayın, şoförlük de, şoför yamaklığı da bir zaman çok saygın mesleklerdi.

Eski bir şoförden dinlemiştim:

Askerliğimi yaparken şoförlük öğrendim. Terhis olunca köyüme döndüm, ama şoförlüğümün için sivil hayatta işe yarayacağı hiç mi hiç aklıma gelmiyordu.

Orta Anadolu’nun kıraç köylerinden birinde oturuyordum.

Ne bizim köyde, ne civar köylerde, hatta yakın kasabalarda tek bir kamyon veya otobüs vardı.

Bir gün komşu köylerden gelen birisi kapıma dayandı.

Köyünün zengini, ağası imiş.

Heves etmiş, bir otobüs almış.

Ama kendisi kullanamadığı gibi, köyünde araba kullanmasını bilen kimse yok.

Sora sora beni bulmuş.

“Benim şoförüm ol” dedi, ‘otobüsle yolcu taşıyalım. Kazancı yarı yarıya bölüşürüz.’

Hemen kabul ettim.

İlk yolculuğumuza başladık. Otobüsün sahibi hemen yanımda oturuyor, aracı nasıl kullandığıma bakıyor, öğrenmeye çalışıyordu.

Köyden kasabaya vardık, otobüsü yana çektim, ‘Ben yemek yemeğe gidiyorum’ dedim patronuma, ‘sen burada kalacaksan arabaya göz kulak ol.’

Yemeğimi yedim, geldim, şoför koltuğuna oturunca ne göreyim, arabanın vites kolu kesilmiş! Birisi vites kolunu kesip bir kenara koymuş.

‘Sen mi yaptın bunu ulan!’ dedim otobüs sahibine hışımla. ‘aman ağam’ dedi puşmuş bir halde. ‘Kızma bana. Yola çıkarken tembihlediler, ‘Aman dikkat et’ dediler. ‘bu şoför takımı durmadan şu demir kolla oynar, sonunda arabayı bozar. Sen de yola çıktığımızdan beri o demir kolu bırakmadın, oynayıp durdun.

N’edim, araba bozulmasın diye kolu kestirdim.’

Bunu işitince tepem attı. Vites kolunu kaptığım gibi giriştim bizim patrona. Kasabanın içinde o önde, ben arkada bir hayli koşuştuk.

Sonunda vites kolunu eski yerine kaynattırdım ve yolumuza devam ettik.

Patron ne mi yaptı?

Bana baka baka çok iyi bir şoför oldu. Kendi otobüsünü kendi kullanmaya başladı.

 

Türker Alkan Radikal Gazetesi’ndeki köşesinde “İleri Teknoloji”den söz ederken yazısını güzel bir “Şoför Anısı” ile süslemiş.

Yazıyı okudunuz.

İleri  teknolojinin cinsel cazibesine kapılanlara “Geçmişi unutmamak” gibi bir görevi hatırlatıyor.

Şoför gerçekten önemli bir varlık.

“Kaptan” denen insan, yani otobüs sürücüsü olmak o kadar kolay değil.

Büyük bir fedakarlık ister.

Görevi: sadece kullandığı otobüsü ve yolcularını menzile ulaştırma değil.

Başka ek görevler de üstlenir.

 

Bir zamanlar TRT haber bantlarını Anadolu’dan merkeze yetiştiren de o otobüs şoförüydü. Gazetecinin gazetelerini, hatta sayfa kalıplarını bile merkez’den Anadolu’ya onlar ulaştırırdı.

O gazeteciler ki, çoğu şoför için “Canavar” sıfatını yakıştırdı.

Kadri, kıymeti bilmedi.

Tabii teknoloji var ya…

Geçmiş hemen unutuldu.

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

8-14 Ocak 2000

Sayı: 108

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir