GÜLE GÜLE!..

MERCEDES BENZ TÜRK müşterilerinin kaderi bu!

Direktörler Kurulu Başkanı ve Direktörler, belli bir zaman dilimi içinde değişir…

Direktörler ve Direktörler Kurulu Başkanları genellikle Alman’dır.

Her defasında kendileri için “yeni bir ülke”ye gelirler.

Türkiye’ye gelirler…

Türkiye yeni bir ülkedir onlar için.

Türkiye; caddeleriyle, yemeği ile, insanları ile farklı bir ülkedir.

Sosyal yapısıyla, ekonomik yapısıyla farklıdır. Her ne kadar çaba gösterseler, belli bir zaman dilimi içinde tanırlar.

Tanımaları için zamana ihtiyaçları olur.

…Ve Türk insanını tanırlar.

Türk insanının etkilere tepkilerini ölçecek noktaya gelirler.

Beraber  çalıştıkları kadroları tanırlar.

Pazarı tanırlar.

Pazardaki aktörleri tanırlar.

Türk siyasetini tanırlar.

Kadrolarını… müşterilerini… müşterilerinin beklentilerini… sorunlarını…

Pazarın işleyişini ve tarihsel geçmişini öğrenirler.

Gerek şirket, gerek müşteri ve gerekse Pazar için artık “en verimli zaman” gelmiştir.

… Ve Türkiye’den ayrılırlar.

 

Evet… mesleklerinde yükselmişlerdir. Her profesyonel bir üst göreve, daha iyi göreve gelmek ister.

Hakkıdır. Sistem bu!

..Ve MBT müşterilerinin kaderi bu!

 

UNUTMAYACAKLAR…

Bütün  bunları ne için anlattım.

Camiamızın yakından tanıdığı MBT  Direktörler Kurulu Başkanı Axel Arendt ve Pazarlama Direktörü Hubertus Troska, Daimler – Chrysler bünyesinde daha iyi görevlere tayin edildiler.

Türkiye’den ayrılıyorlar..

Gerçi başkanımız Mehmet Özcan Bay Troska’ya “Troşki” derdi.

Yeni yeni ismini doğru telaffuz etmeye başlamıştı.

Evet sayın Özcan, Troska gidiyor…

 

Herr Arendt ve Herr Troska’ya yeni görevlerinde başarılar diliyorum.

Eminim, Türkiye’yi unutmayacaklar.

MBT’ye ve MBT müşterilerine destelerini hep hissedeceğiz.

 

UMUT DOLU SÖZLER

Axel Arendt’dan bir pasaj.

Yer, sektörün Antakya Zirvesi.

Tarih: Kasım 1998…

Arendt şöyle demişti:

“…Bana güvenin. Ortaya konan aksaklıkları düzeltmeye çalışacağım. Herkes kar etmeli. Önce otobüsçü, ardından bayi, sonra da üretici…

Uzun dönemde bu üçlüden biri kar etmiyorsa, sistem yürümüyor demektir…”

 

Arendt 99 yılı Haziran Ayı’nda Eskişehir’de Hases Otomotiv’in açılış töreninde yaptığı konuşmada, tüketici dileklerine karşı “net mesajlar” verdi.

Sektörümüz temsilcilerine karşı yaptığı konuşmada Arendt şöyle demişti:

“Özellikle ticari vasıtalar ticareti geçen ağustos ayından bu yana problemli bir gidiş göstermektedir… Rekabetin de büyük ölçüde arttığı bu ortamda, müşterilerin iddialı taleplerini yerine getirebilenler başarılı olacaklardır…”

“…Mercedes Benz’in müşterileri, bir Mercedes bayiinin veya servisinin kapısından girer girmez, kendilerini emin ellerde hissetmelidirler. Bu önemli an, markanın müşteriyle temas ettiği andır…”

 

Troska da anı görüşleri sık sık dile getirdi.

Herr Arendt ve Herr Troska bizleri anlamaya çalıştı.

Camiayı yakından tanıdılar.

 

BİR DİLEK…

Şimdi yapacak birşey yok. “güle güle” demek ve “başarılar” dilemekten başka…

Ama bir dileğimiz olacak. O da şu:

yeni gelecek Direktörler Kurulu Başkanı ve Pazarlama Direktörünün hem Türkiye’de uzun süre kalabilmelerini dilemek, hem de bizi anlayabilecek olmalarını dilemek…

Bir vurgu: MBT’nin rakiplerinde  çalışan “Profesyoneller”, gerçi “Rakip” demek hoş değil. “Meslektaşları” diyelim, çok da uzun süre görevlerinde kalıyorlar Türkiye’de.

 

Şu anki 57’nci hükümet, enflasyonla mücadelede çok ciddi politikaları hayata geçirdi. İç ve dış dinamiklerden de  çok ciddi destekler aldı, alıyor.

…Ve genel kanı, enflasyonun düşeceği şeklinde.

Şimdi “Bu yazıda enflasyonun yeri ne” diyeceksiniz. Anlatayım…

MBT’de; bizim camianın yakından tanımadığı, belki  çoğu kimsenin ismini bilmediği bir “Schrödelsecker” var.

Schrödelsecker, MBT Finans Direktörü…

Schrödelsecker’in Türkiye’de bu kadar uzun süreli kalmasını ben enflasyona bağlıyorum.

Bu benim kanım!

Daha iyi anlaşılabilmesi için açayım:

Enflasyonist ortamlarda mali kararlar çok önemli. Profesyonellerin, enflasyonla yaşamayı öğrenmesi de çok önemli.

Galiba 57’nci hükümet Schrödelsecker’i Türkiye’den gönderecek.

Çünkü enflasyon düşecek.

Türkiye’ye de yeni bir finans direktörü gelecek.

 

Bir de Çetin Atsür’ümüz var.

Hepimizin tanıdığı…

Sürekli diyalog içinde bulunduğumuz MBT direktörlerinden biri…

Neden bu kadar diyalogumuz var?

Kişiliğini tanıyoruz.

Bir de “Türkçe” konuşuyor.

Bu özellik, diyalogda çok etkili. Önümüzde iki seçenek var:

Ya biz camia olarak İngilizce, Almanca öğreneceğiz, veya “Profesyoneller” Türkçe konuşacak. Haydi, hayırlısı!

Güle güle Herr Arendt…

Güle güle Herr Troska…

Yolunuz açık olsun

 

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

15-21 Ocak 2000

Sayı: 109

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir