Sabancı malına sahip çıktı

 DEĞERLİ dostum, eski otobüsçü Fındıkkale Turizm’in sahibi Sabri Karataş ile sohbet ediyoruz.

Sabri bey  bir otobüs alımının kendisinde bıraktığı izlenimleri aktarıyor.

Sözünü ettiği olay. 1987 yılı Ekim Ayı’nda geçiyor.

TEMSA “Maraton” adıyla yolcu otobüsü üretmeye başlamış.

Sözü Sabri Bey’e bırakayım…

 

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…

Sabri Karataş Temsa ile ilk alışverişini şöyle anlatıyor:

Otobüs alacağımızı duymuş, TEMSA’dan Mustafa Sarıgül benimle görüştü.

Sonra buluştuk, beni Özdemir Sabancı’ya götürdü. Allah rahmet eylesin. Sabancı babacan bir insan. Çok saygılı. Sigaramı bile ayağa kalkarak yaktı.

Pazarlık başladı.

O zaman maraton’un fiyatı 112 milyon lira.

Şöyle dedim: “Özdemir Bey, fiyatta itirazım yok. Vade ne olacak?

Sabancı ‘Size yüzde 6 değil, yüzde 5 faiz uygulayacağım. 24 ay da taksit yapacağım’ diye cevap verdi.

’24 ay değil, 30 ay vade istiyoruz’ dedim, kabul etti.

Konuşuyoruz ama, bu arada arabaların geleceğini düşünüyorum. Daha yeni çıkacak. Hiçbir şey bilmiyorum… bu arabaların geleceği ne olacak?

Bir ara “Özdemir Bey, şu an 13-14 arabam var. 9’una şoförler ortak. Ben fakir adamımı. 10 araba alacak gücüm var ama 20 araba alacak durumda değilim. Eğer sattığım arabalara sahip çıkacaksan bu arabaları alacağım” dedim.

Özdemir Sabancı’nın cevabı beni çok etkiledi. Aynen şöyle dedi:

‘eğer Özdemir sabancı doğru konuşmaz, sattığı mala sahip çıkmazsa türkiye’de  ticaret olmaz. Al, bu benim direkt telefonum. Beni ara, hemen sana ulaşırım ve sıkıntını gideririm.’

El sıkıştık… ve üretim numarası 21’den 31’e kadar olan otobüsleri aldık

 

***

1989’da Özdemir Bey beni Adana’ya çağırdı. Bir Perşembe günüydü. Kardeşimle Adana’da fabrikaya gittik.

Müracaattan bizi bir bayan aldı, Özdemir Bey’in yanına çıkardı.

Hal-hatır sorduk. Özdemir Bey ‘size 2 otobüs vereceğim’ dedi.

“Aman Özdemir Bey, benim araba alacak durumum yok. Değil araba, lastik alacak param yok.” diye çıkıştım.

Özdemir Sabancı “senden para istemiyorum” diye cevap verdik.

Bunun üzerine izin istedik, kardeşim yan odada özel olarak konuştuk.

İki arabaya; peşinat 3 aylık çek ve 20 ay vade olursa alabileceğimizi düşündük. Sonra odadan çıktı ve Özdemir bey’e düşüncemizi bildirdik.

Özdemir Bey “sen sıkışırsın. Peşinatı 4 veya 5 ay yap” dedi.

Biz çok şaşırdık. Şaşkınlığımızı gizlemeden sorduk: “Bu arabaları niye böyle uygun şartlarda veriyorsun?”

Sabancı sorumuzu “Şu anda Karadeniz’de 71 otobüsüm dolaşıyor. Bu 71otobüsü sizin sayenizde Karadeniz’de sattım” diye cevapladı.

Şaşkınlığımız bir kat daha arttı.

Herhalde VEFA BORCU olarak  düşünmüş olacak..

Hakikaten Karadeniz’de ilk Maratonu ben aldım. Hemen sonra As Bafra 10 otobüs, sonra da Rizeliler 10 otobüs satın aldı. Yine el sıkıştık… Bu arada saat 12 olmuştu. Yemeğe davet etti.

Özdemir Sabancı yemekte ‘Otobüsçü esnafı dürüst ve borcuna sadık. Borcunuza sahip çıkıyorsunuz. Bir yılı içinde otobüsçünün yüzde 4 senedi protesto oldu. Diğer sektörlerde protesto oranı yüzde 12 – 13’ dedi.

 

MARATON KOŞUSU…

1988 yılı Ocak ayından, 1999 Ağustosu’na… Neredeyse 12 yıla yaklaşıyor.

Maraton’la başlayan üretim, daha  sonra geliştirildi ve “prenses”e döndü.

Önceleri; otobüsçüde, doğal olarak yeni üretime karşı “kuşku” vardı. Allah rahmet eylesin. Özdemir Sabancı sahip çıktı ve sözünde durdu. Bugün TEMSA’nın ürettiği otobüs sayısı 4 bin’e ulaştı.

 

***

Şimdi TEMSA’nın üretim bandında prenses’in yanı sıra yeni bir model daha var. Yeni otobüs “peron arabası” olarak tasarlanmış “yüksek” otobüs. Çizgisi “Akdeniz esintileri” taşıyor.

Adı SAFİR…

Dikkatimi çeken Safir’in tanıtımının Sabancı Center’de yapılacak olması.

Yani rahmetli Özdemir Sabancı’nın teröre kurban gittiği İkiz Gökdelen’de.

Herhalde; katılan herkes, hele otobüsçüler Özdemir Bey’i rahmetle anacaklar. Safir’in geç kalması, Özdemir Bey’in aramızdan “zamansız ayrılması”nın sonucu. Otobüsçü kaybetti.

Yoksa safir birkaç yıl önce çıkacaktı.

Tanıtımın Sabancı Center’da yapılacak olması, Sabancı Grubu’nun TEMSA’ya ve ürettiği otobüslere ne kadar değer verdiğini gösteriyor.

 

***

TEMSA’da yeni yapılanmalar, yeni servisler hep “Özdemir Sabancı felsefesi’nin ürünü olarak göze çarpıyor.

Aileden biri, Haluk Dinçer otobüs grubunun başına “direktör” olarak getirildi.

Kısa zamanda sektöre kendini tanıttı ve sevdirdi.

Otobüs Satış Müdürü Mustafa Sarıgül de “aileden” sayılır. Engin tecrübesiyle, TEMSA’yla özdeşleşmiş bir şahsiyet…

Üretimde satış sonrası hizmetlerde “genç” ve “dinamik” bir kadro kuruldu, kuruluyor…

TEMSA’da “yapılanma” devam ediyor. Bütün bu özellikleri üst üste koyduğumuzda net olarak şu sonuç görünüyor:

Sabancı malına sahip çıktı, çıkıyor…

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

13-19 Ağustos 1999

Sayı: 88

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir