GİZLİ KAHRAMANLAR

 BU aralar, olaylar üst üste geldi, hep Mercedes’ten bahsettim.

Hases’i yazdım, Almanların yeni ürettikleri Travego’yu anlatmaya çalıştım.

Yeni servisler ve yeni üretimler sektör için  çok önemli.

Yakından takip etmek zorundayız.

Mercedes – Benz Türk (MBT)’ün aktiviteleri bu dönemde oldukça yoğundu.

Diğer üretici firmaların aktivitelerinden haberdar oldukça sütunumda onlara da yer vereceğim.

MAN’ı da, TEMSA’yı da yazacağım. Örneğin: TEMSA’nın Amerikan filmleri gibi konuşulan yeni otobüsünden de bahsedeceğim.

“Amerikan filmleri gibi” dedim; bilirsiniz, Amerikan filmleri daha vizyona girmeden önce kamuoyunu oldukça meşgul eder.

Dedikoduları, aksiyonları filmden önce piyasada kulaktan kulağa yayılır.

Kamuoyu olumlu-olumsuz oluşur, sonra film vizyona girer.

Galiba TEMSA’nın yeni üretimi de böyle olacak.

Sırası geldiğinde onu da yazacağım.

 

NEDEN MBT’Yİ YAZDIK?

Son aylarda Arabistan Yarımadası’dan Avrupa’ya kadar hangi ülkeye gittiysem hep Mercedes otobüslerini gördüm.

Yani MBT’nin ürünlerini…

İhracat çok iyi çalışıyor.

Hatta, Almanya’daki yeni üretimin de Türkiye’de üretilen Mercedes otobüslerden izler taşıdığına tanık oldum.

MBT otomotiv sanayii ihracatında 98’de Türkiye’nin “bir numarası”.

99’da öyle görünüyor.

En çok ihracat yapan firma…

Bu özellikler insanı etkiliyor tabii…

 

HER ÜLKEDEN MÜŞTERİ

MBT’de yine bir “etkinlik” vardı.

Geçen hafta, MBT yöneticileri Ortadoğu ve Balkanlar’daki müşterileriyle bir aradaydı.

Hani, bizim otobüsçüleri Macaristan’a götürmüşlerdi ya…

İşte öylesine bir şey.

İhracat da, kendi müşterilerini İstanbul’a davet etmiş.

Tatmin edici bir “etkinlik” oldu.

MBT’de “ihracat başarısı”na imza atan gizli kahramanlar var.

Geçen yazımda üretimden, Çetin Atsür ve ekibinden söz etmiştim.

Kamuoyu genellikle üretimin ardındaki “kahramanları” tanımaz. Onlar üretir, bir başka ekip de ihraç eder…

İhracat cephesinde savaşan Konrad Keim gibi, Metin Ataman gibi başarılı yöneticiler de bizim kamuoyu tarafından pek bilinmez.

Ama… yurt dışında bu ekip ve bu isimler çok iyi tanınır.

 

KALİTEYİ İYİ FİYATA ALMAK

İhracatın “İstanbul daveti”nde, sizlere daha önce tanıtmaya çalıştığım Yemen’deki Türk ortaklı “Yemitco” firması’nın temsilcileri de vardı.

Davete, Yemitco ortaklarında Şeyh Muhammed al-Rwaıshan da katılmıştı.

Şeyhi tanımlamak için bir örnek vereyim: Şeyh Muhammed al-Rwaıshan, tip itibariyle esprileriyle ve ekonomik gücüyle Yemen’in Sakıp Sabancı’sı…

Hem İstanbul’u gezdiler, hem de yeni otobüsler aldılar.

Hem İstanbul’u gezdiler, hem de yeni otobüs aldılar.

MBT açısından, Türkiye ihracatı açısından çok faydalı bir “etkinlik” oldu.

 

***

Ortadoğu ilginç bir ülke..

Gezi izlenimlerimi zaman zaman aktarmaya çalışıyorum.

Davette Bahreyn’li bir seyahat firmasının temsilcileri de vardı.

Firma, Bahreyn-Arabistan arasında yolcu taşımacılığı yapıyor.

Bu arada Bahreyn’den bahsedeyim.

Bahreyn, Basra körfezi’nde bir adalar topluluğu. Nüfusu 300 bin kadar…

En büyük gelir kaynakları körfez petrolü ve alüminyum üretimi.

Bahreyn, İngilizlerin yönetiminden 1971 yılında  bağımsızlığına kavuşmuş. Birleşik Arap Emirlikleri federasyonuna bağlı bir ada ülke.

Bahreyn’in en büyük karayolu, ada ile Arabistan’ı bağlayan deniz üstüne kurulmuş 15 kilometrelik bir köprü.

Bizim Boğaz Köprüsü’nün 15 katı kadar. İşte, Bahreyn’li firma deniz üzerine kurulmuş bu köprüde çalışıyor.

Yöneticileri “Almanya’ya gittik, fabrikayı gezdik. Orada da Türk işçileri çalışıyor. Türkiye’den kaliteyi çok iyi fiyata alıyoruz” diye konuşuyor.

Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

8 Temmuz 1999

Sayı: 82

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir