Trafik, azgelişmişlik sorunu

  YAZIMA gazeteci Doğan Heper’in bir makalesinden alıntı yaparak başlayacağım. Herkesin okumasını isterim. Heper, trafik konusunda sorunu “doğru” koyuyor ve görüşünü “objektif” olarak aktarıyor.

Mantıklı ve yüzeysel olmayan bir yaklaşım sergileyen Doğan Heper’i kutluyor ve teşekkür ediyoruz.

 ULAŞIM POLİTİKASI VE…

Bakın, Milliyet Gazetesi’ndeki köşesinde şöyle yazıyor Doğan Heper:

“Türkiye’de her büyük kazada telaffuz edilen şu cümle var:

“Demiryolları ihmal edilip karayollarına önem verildi, motorlu araç sayısı anormal arttı, işte böyle oldu.”

Aslına bakarsanız motorlu araca, karayollarına önem vermek, tren yolunu, treni ihmali gerektirir mi? İkisine birden neden önem verilmesin, mani mi var?

Trenle gidilmesi rasyonel olan yere trenle, otobanla ulaşılması gereken yere otobanla, vapurla varılması gereken yere vapurla…

Bu bir ulaşım planlaması meselesi. Ne tren yolu düşmanı, ne de karayolu düşmanı olmak ulaşım sorunlarının çözümüne çare olmaz.”

 SORUN EVRENSELDİR

Biz, yıllardır bu fikirleri anlatmaya çalışıyoruz. Trafik kazaları sorunu evrenseldir.

… Ve daha doğrusu, “azgelişmişlik sorunu”dur. Kişi başına yıllık gayrısafi milli hasılasının (GSMH) 2 bin- 3 bin dolar olduğu herhangi bir ülkede kaza daha fazla olur!

Kamuoyu, biraz da medyanın etkisiyle soruna “yüzeysel” yaklaşır. Olaya “günübirlik” bakar.

Karayolları lobisi… otomotiv lobisi… Neredeyse her kaza haberine böyle bir “çeşni” de katılır. Konu her olayda olduğu gibi başka alanlarda tartışılır. Trafik kazaları Türkiye’de kişi başı GSMH 20-25 bin dolar olursa en aza iner.

Kazalar, toplum bilincinin artması ve refah seviyesinin yükselmesiyle en aza iner. Refah ortamında kaza öncesi eğitime önem verilir. Sürücü her tedbiri alır. Kaza anında çağdaş ilk yardım yapılır. Kaza sonrası yaralar sarılır. Adalet erken tecelli eder. İnsan hakkını zamanında alır.

 OLAYI DOĞRU KOYALIM

Çevre araç ve insanın oluşturduğu “trafik” ortamında her an “kaza riski” taşıyan bir sektörde çalışıyoruz. Biz “profesyoneller” yolu “Amatörlerle” paylaşıyoruz. İyileştirmeye yönelik programlar otobüs firmaları tarafından titizlikle tatbik ediliyor. “Kurumlaşma” yönünde olumlu adımlar atılıyor. “insana saygı” konusuna büyük özen gösteriliyor. İstenildiği kadar modern teknoloji kullanılsın “o kafa” değişmedikçe sıkıntılar sürecek.

Tek suçlu aramayalım. Trafik kazaları çok boyutlu bir sorun.

Sayın Heper, trafik olayına bakış açınız çok yönlü ve objektif yaklaşımınız, bu yolla ekmeğini kazananlar tarafından takdirle karşılanıyor. Hangi siyasi partinin programında, trafikle ilgili bölüm var. Hiçbir siyasi parti programına trafik ile ilgili tek bir satır koymamış. Politikacılar sadece konuşuyor. Ateş bizi yakıyor. İktidara talip olan siyasi partiler trafikle kazalarla ilgili çözüm ve önerileri bir program olarak halka sunmalı.

Demokrasi “paylaşım” ve “sorumluluk” işidir. Trafikte de aynı ilkeler geçerlidir. Sayın Heper, lütfen siyasi parti programlarını inceleyeniz ve irdeleyiniz. Siz de siyasilere baskı yapınız. Konunun takipçisi olacağınıza inanıyoruz.

 

 Latif Karaali, Güle Güle Gazetesi

19-25 Şubat 1999

Sayı: 63

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir