DEDE BARIŞ MASALI

 ÇOCUKLARIMLA otomobile bineceğiz… 4 yaşındaki oğlum Mehmet önce ön kapıyı açtı, tam oturacakken, durdu, “Arkada oturayım değil mi?” dedi.

Evet” diye cevap verdim.

Arkaya geçti. Sonra bir diyalog başladı.

Barış Amca öldü, değil mi?”

“Evet”

O şarkılarda yaşayacak değil mi?

“Evet”

Arkada oturmak daha doğru değil mi?

“Evet”

Barış Amca şu anda beni görüyor, değil mi?

“Evet”

 

BARIŞ’I ANLAYABİLDİK Mİ?

 

 

Gözlerimde yaş, kalbimde sızı/ Ne olur anla beni

Bir şarkının dizeleri bu… Satırlara yüklenmiş duygular bir yakarışın net mesajı… “İnsan” ve “Vatan” sevgisiyle yoğrulmuş Barış Maço’yu anlayabildik mi?

İkna ettiler, politikaya atıldı. Kadıköy belediye Başkan Adayı olarak ilan edildi.

Politikanın acımasız çarkları onu dişlileri arasında alıp öğütmeye başlamıştı. “İlkesizlik” ve “Seviyesizlik” onu 20 günde pes ettirdi. Kadıköy, “Şehremini”nden mahrum kaldı.

TV programıyla özlemi duyulan mesajı veriliyordu. 7’den 77’Ye kurduğu diyalog, ilkeleriyle kök salıyordu. Ama program reklâm almıyordu. Reyting’i düşüktü.

O kanal, programı kanaldan kaldırdı.

Bugün ardından destanlar yazılıyor. Yaptıkları, yaşayanlara “Örnek” gösteriliyor. O, sağlığında gözlerinde yaş, kalbinde sızı ile “Anla beni” diye yakarırken pek dikkate alınmıyordu.

O devlet sanatçılığını da özelleştirdi.

Millet, sanatçısını kendi seçti. Devlet değil!

BİR GÖKKUŞAĞI…

Barış Manço sağlığında yaptıklarının kat kat fazlasını ölümüyle gerçekleştirdi.

Öldüğünde hayattaki liderlerden daha fazla bütünleştirdi Türkiye’yi.

Doğu’dan parlayan güneşin, bir kültürün temsilcisiydi. Asya’dan Avrupa’ya kadar uzanan coğrafyada bir mozaiği bünyesinde toplamıştı. Tüm renkleri birleştirmişti.

Gökkuşağı halinde bu renkleri dünyaya sunuyordu.

Gitmediği bir Cennet kalmıştı

Barış Manço gerçeğini, ölümüyle birlikte herkes bir kez daha yaşadı. Son bir haber:

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz din adamlarına Barış Manço’yu örnek gösterdi. Bir Türkmenistan gezisi sırasında Manço ile iki gün arkadaşlık ettiğini anlatan Yılmaz, “O’na (Keşke sen din görevlisi olsaydın) dedim. O da (Ben dini bütün adamım) dedi. (Senin gibi adamlarına ihtiyacımız var) dedim” diye konuştu. Mehmet Nuri Yılmaz, İslam’ın emrettiği birçok öğenin Barış Maço’da bulunduğunu savundu.

ARTIK BARIŞSEVERLER VAR!

Arkadaşım Eşek”le torunların, “Süper Babaanne” ile yaşlıların gönlünde taht kuran Barış Manço için bugün “Dede Barış Masalı” yazılıyor.

Havaya değil, buza değil!

Çocuklar ona inanıyordu. Çünkü çocuklar ciddi insanlardır. Yalandan hoşlanmazlar, kandırılmaktan nefret ederler.

Güler yüzlü ve ciddi insanlar kandırılmaktan hoşlanmazlar.

Adam Olacak Çocuk” programı ile yetişmiş hayranından gelen şu mesajın anlamına bakın: “Okudum,

adam oldum. Evlendim. Oğlum oldu, adını Barış koydum.”

Barış Manço son yolculuğuna çıkarken ortaya çıkan tablo önemli: Türkiye’de artık “Barışseverler” var.

Barışseverler” artık Türkiye’de her kesimdeki, her ilkesizliğe tepki gösterecekler.

 

DOĞRULUK KAZANIYOR

 

Dürüst, doğru, ilkeli ve işini severek yapan bir insan için oluşturulan sevgi halesi, ilkesizliğe karşı tepki olarak büyüdü.

Karanfillerde şekillenen bu kıvılcım, bir “Işık Kümesi” olarak Türkiye’yi aydınlatıyor.

Bu meşale “Dede Barış Masalı” olarak hep yüreklerde yanacak.

Doğruluk her zaman kazandırıyor.

Latif Karaali – Gülegüle

5-11 Şubat 1999

Sayı: 61

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir