İletişimden Etkileşime

 

GAZETEMİZİN 45’inci sayısında, yani 9 Ekim 98’de “Garanti” konusunu tartışmaya açmıştım. “Garanti Yeterli mi” başlığı altında yayınlanan yazıda, yaşadığımız bazı gerçekleri anlatmıştım.

O yazıda “Araçlar süresi dolana kadar yetkili servise geliyorlar” diyerek bir tespiti aktarmıştım.

…Ve şöyle bir soru yöneltmiştim:

Garanti süresinin bitiminden sonra neden yetkili servise gelmezler?

Pahalı diye mi?

               ***

Konu daha sonra Derneğimizin düzenlendiği Trabzon Toplantısı’nda gündeme geldi. Ardından Antakya Toplantısı’nda…

Tüketici talepleri, toplantılar sonrası üretici firmalar tarafından değerlendirmeye alındı. Olumlu gelişmelere tanık olduk.

Mercedes-Benz Türk Ana Bayii Mengerler’i, toplantıları değerlendirme konusunda “Çözümler” üretmek açısından “Gayretli” gördük.

Böyle önemli bir konuda çalışma başlatan Mengerler’e teşekkür ediyoruz.

               ***

Firma “Garanti sonrası hizmet”le ilgili olarak geçenlerde geniş katılımlı bir toplantı düzenledi. Toplantıya otobüs firma sahipleri ve temsilcileri ile kaptan şoförler katıldı.

Servislerle ilgili oluşan “İmaj”ı bir servis müdürü şöyle özetliyor:

Yüksek ücret alınıyor. Gerek görülmeyen parçalar değiştiriliyor. Değiştirilmeyen parçanın “Değiştirildiği” söyleniyor. Problemler fabrikaya bildiriliyor ve “Onay” bekleniyor.

              

               ***

Mengerler’in uygulamaya sokmak istediği sistem “Garanti dışı kalmış araçları sokak aralarındaki tamircilerden korumayı” amaçlıyor.

Sistem “Servis hizmet çekleri” ile yürütülecek. 15.000-45.000 ve 90.000km. Servis hizmetleri için özel olarak düzenlenmiş çekler ile bakımlar, en ucuz ve sabit bir fiyatla yapılacak.

Sisteme girmek isteyenler, önceden alacakları çekler ile yıl boyunca servis hizmetlerinden yararlanacak. Yağ ve bakımlarda kullanılan yedek parça, “Toptan” satış fiyatı üzerinden hesaplanacak.

Şoförlerin parayla ilişkisini kesen bu servis hizmetini, çekin alındığı gün dahi yapılabilecek. Çek sahipleri, fiyatlar değişse bile, hiçbir fark ödemeyecek. Eski,  değiştirilmiş parçalar araç sahibine iade edilecek.

               ***

Sistemde kar pek görünmüyor. Ama müşteri arttırma ve kapasiteyi değerlendirme konusunda işletmeye büyük faydalar sağlıyor.

Sabit fiyat” anlayışı ile büyük müşterilerin “Depo sorunu” çözülüyor. Yıllık işletme maliyetleri “Aşağı” çekiliyor.

Sistem işledikçe daha iyi hale gelecek. Desteklemek gerekir.

              

               ***

Otobüs üreten firmalar, garanti konusunda neden “Kamuda” belirtilen “Asgari” ölçüyü kabul etmiyor?

Üretici firma piyasada yerini korumak istiyorsa yedek parçada, serviste, garantide “İddialı” olmalı.

Zira günümüzde, otobüsün fiyatı kadar yedek parça, servis ve garanti konusu da önem kazanıyor.

Mengerler’in yerleştirmeye çalıştığı sistem “Yararlı” görünüyor. Tamir- bakım servisinin böyle bir uygulamaya girmesi de sevindirici.

Bu sistem, üretici firmalar tarafından kurulmaz mı? Bir öneri: Araç satın alırken bu özellik dikkate alınabilir.

Zaten bir yıllık garanti parasını peşin ödüyoruz. Garanti sonrası 1 yıl veya 2 yıl… Aracın kaç kere servise gireceği belli.

Bu bedel de araç satılırken peşin alınabilir.

Zaten aracı kendi üretiyor, kendi bakıyor. Hesabını da iyi biliyor.

Garanti arttırılmalı.

Her ülkenin olduğu gibi, Türkiye’nin de kendine özgü bir durumu var. “Garanti” konusunda, otobüs üreticileri de “Türkiye’ye özgü” bir “İyileştirme” yapabilir mi?

               ***

Derneğimizin “Antakya Toplantısı”ndan önce, gazetemizin13 Kasım 1998’de yayınlanan 49’uncu sayısında”4S’e doğru bir gidiş gerekiyor mu? ,Piyasada finans sorunu var. 2’nci el’de yaprak kımıldamıyor. Durgunluk yeni araçlara da yansıtıldı.”, “Eskiyi getir, yenisini al sloganı durgun piyasaya hareket kazandırır mı” demiş ve olayı tekrar tartışmaya açmıştım.

               ***

Finans” konusunda MANAŞ “Projeler” üretiyor. Soruna “Kalıcı çözüm” arıyor. Yukarıda anlattığım Mengerler olayı. TEMSA’nın geçen sayıda GÜLEGÜLE’ye manşet olan “Eski otobüsü getir, yenisini al” kampanyası, bu kampanyaya bir galericinin de iştira etmesi Sektör adına “Sevindirici” gelişmeler belgeliyor.

Bu arada otobüs firmalarında da önemli gelişmeler oldu.

En önemli olgu şu: Diyalog eksikliği vardı. Onu aştık, etkileşime geçtik.

Kriz, krizler önemlidir.

İşler yolundayken görmediğimiz, göremediğimiz veya görmek istemediğiniz hatalar bu dönemde açığa çıkar.

Kriz çok pahalı bir öğrenme yöntemidir. Tabii bu, hem üretici, hem tüketici için geçerlidir. Diyalog, iletişim ve etkileşimle sorunların çözüleceği inancındayım.

Latif Karaali – Gülegüle

1-7 Ocak 1999

 

Sayı: 56

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir