Burada mantık hatası var hocam!

 

HINCAL Uluç, Sabah’taki köşesinde hemen hemen her konuda yazıyor. Trafik konusunu da sık işliyor. Özellikle evi ve işi arasında TEM Yolu’nda gözüne çarpanlar ertesi gün köşesinde konu oluyor.

Geçen hafta da “Trafik olayı”na bir başka pencereden bakmış. Bir okurunun gönderdiği kısa yazıya yer vermiş. Hınca Uluç’un “Matematik” başlıklı yazısı şöyle:

Erol Beynam Amerika’dan yazıyor, “Bu işte matematik hatası var” diye…

Bugün başvurması halinde silah ruhsatı verilmeyecek kişilerin eline kolaylıkla kamyon, otobüs direksiyonu veriyoruz” diyor.

Silah ruhsatı verirken ince eleyip sık dokuyoruz. Çünkü şarjörle, sekiz on kişiyi öldürebilir. Ama eline ehliyet veriyoruz ki, iki otobüsü birbirine tokuşturup 80 kişiyi öldürsün…

Size de öyle gelmiyor mu?…

Yani matematiği ulusça biraz az bildiğimiz!…

Yazıya son iki cümleyi Hıncal Uluç eklemiş. Amerika’dan yazan okurun düşüncelerine kendi mantık örgüsünü de koyuyor. Böyle bir senaryo Allah’tan ki gerçekleşmiyor.

 

TRAFİK ORTAMININ HALİ…

 

Hıncal Bey, trafik konusunda “Hassas” olduğu izlenimini uyandırıyor. Ama bu yazıda bir “Mantık hatası” var.

İşin gerçeği bu değil. Yapılması veya yazılması gereken de bu değil.

Burada bir mantık hatası var hocam.

Sen de bu ülkenin insanısın.

Trafik ortamını üç ana unsur; “Çevre”, “Araç” ve “İnsan” oluşturuyor. Burası da Türkiye! Yeterli olmayan yollar… Yetersiz denetim ve trafik genelinde aynı yolu paylaşan profesyoneller ile amatörler…

İşte “Trafik ortamı”nın hali.

56’ncı hükümetin Başbakanı Bülent Ecevit, güvenoyundan hemen sonra, ayağının tozuyla ilk brifingi trafikle ilgili birimlerden aldı. İyi gelişme…

Çok değil, birkaç ay önce selefi Mesut Yılmaz, Türkiye karayollarında 1200 “Kara nokta”nın bulunduğunu söylüyordu.

Sizin yazarı olduğunuz Sabah Gazetesi’nde de bayram öncesi herkes “Kara noktalar” konusunda uyarılıyordu.

Yılmaz’a göre; karayolları genelinde 1200’ün üzerinde “Kara nokta” denen “Yol bozukluğu”, “Eğim” ya da “Çukur” sürücüler için “Potansiyel tehlike” olarak duruyor.

Mesut Yılmaz o zaman Başbakandı. Yılmaz, “Güvenli bir yolculuk için alt yapının süratle kurulması gerektiğini” belirtiyordu.

Yine o dönemler… Gedikli Ulaştırma Bakanı Yaşar Topçu bu defa Bayındırlık ve İskân’da… Bir toplantıda “Türkiye, yollarının bugünkü durumunu savunamaz. Benim de; Bayındırlık Bakanı olarak, çocuklarım bir yere gittiklerinde,  ulaşıncaya kadar yüreğim ağzımda” diye konuşuyor.

Aynı Yaşar Topçu geçen Ramazan Bayramı’nda, kullandığı jiple kaza yaptı. Topçu kazadan sonra “Yaşadığımıza şükrettim. Verilmiş sadakamız varmış” dedi.

 

BİLGİ SAHİBİ OLMADAN…

 

Gelelim yazımızın başına…

Matematik hesabı yapan okur, Hıncal Uluç’a Amerika’dan yazıyor.

Aynı Amerika’da (Monica-Clinton olayını hatırlayınız) “Yalan söyledi” diye Başkan mahkemede hesap veriyor. Ama Türkiye’de yalan söyleyeni Başbakan yapıyorlar.

Batı toplumunda “İstifa” denen Müessese tıkır tıkır işliyor. Bizde görevini yerine getiremeyen, bırakınız istifayı, bütün pişkinliğiyle parlamentoya koşuyor.

Bu hesap yanlış Hoca’m!

Yine Hıncal Uluç aynı gün köşesinde “Sanat dersi veren” Bedri Baykam’a da bir çift söz söylüyor. Şöyle:

Bak Bedri” diyeceğim… “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma… Uzak Doğu mutfağı hakkında ne araştırma yaptın, kaç kitap okudun, kaç şefle konuştun bugüne dek… Bunlar yoksa otur oturduğun yerde, önüne konanı ye… Yersen!…”

 Trafik de bir “Ekip oyunu”dur. Tribünde maç kazanılmaz. İstediğin kadar gol at, fazla gol yersen mağlup olursun.

Hele bir de kendi kalene atarsan…

Bugün “Trafik olayı” konusunda Türkiye’de yapılan bu.

Trafik” çok boyutlu bir sorun. Çok çalışmak “Titiz” olmak gerekir.

Demokrasi “Paylaşım” ve “Sorumluluk” işidir. Trafikte de aynı ilkler geçerlidir.

Sayın Uluç,  bunu siz yaparsınız. Lütfen araştırınız: Hangi siyasi partinin “Parti programı”nda trafik sorunuyla ilgili tek satır var?

Kazalar toplum bilincinin artması, refah seviyesinin yükselmesiyle en aza iner.

Sizin yazarı olduğunuz gazete, günde “Promosyonsuz” 3 milyon sattığı zaman, Türkiye’de kazalar en aza inecek.

Ne kadar demokrasi, o kadar trafik!

Umudumuzu hala korumaya çalışıyoruz.

Latif Karaali – Gülegüle

29 Ocak – 4 Şubat 1999

Sayı: 60

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir