BİR MUKAYESE

  SALI günü Ankara’daydık. “Yatırım” ve “Teşvik” konusunda, Dernek olarak hazırladığımız raporu, TOBB Ulaştırma Sektör Kurulu olarak Hazine yetkilileriyle görüştük.

Toplantıya ilişkin haberi ve gelişmeleri gazetemiz sayfalarında bulacaksınız. Başkanımız Sayın Mehmet Özcan da bu haftaki başyazısını bu konuya ayırdı.

Ankara seyahatimizden söz etmek istiyorum.

3 Kasım sabahı İstanbul’dan 116 sefer sayılı THY uçağı ile uçacağız. Alana özel aracımızla gittik.

Otopark dolu. Uzun süre aracımızı park edeceğimiz yer aradık.

Yine rötar vardı. Uçak tam 40 dakika geç hareket etti. Bu gecikmeye paralel olarak apronda karışıklık yaşandı.

Uçak havalandı. Yolculara günlük gazeteler dağıtılıyordu. Uçağın ortalarına doğru hostesin elindeki gazeteler bitti.

Önümüzde bir yolcu gazete istedi. Hostes kalmadığını söyledi..

Sadece bir diyalogu aktarıyorum.

Kızım, ben THY yolcusu değil miyim? Neden bana gazete yok?

“Kalmadı efendim.”

Her zaman böyle yapıyorsunuz

Yolcu kırgın “Zaten alıştık bu durumlara” dedi. O an için yapacak bir şey yoktu.

Yolcu sayısı belli. Eldeki gazete miktarı da… Kırgınlığa meydan vermeyecek bir organizasyon neden yapılmaz?

Uçaktaki “İkram” konusu da ortada.

Gönül almak” açısından önemli birçok konu uçaklarda ihmal ediliyor.

               ***

Ankara’dan dönüşümüz THY’nin 145 sefer sayılı saat 20 uçağı ile olacak.

Alana erken ulaştık. O saatte 18.30 uçağı hazırlanıyordu.

20 uçağı dolu hiç boş yer yok.

Yetkililere sorduk, 18.30 uçağının “Müsait” olduğunu öğrendik.

Gecikmelerden korktuğumuz için, hazır boş bir uçak varken, erken uçmayı düşündük.

Biletlerimizi 18.30 uçağı için değiştirmek istedik.

Ne var ki THY’nin rezervasyon değişikleri konusunda kuralları vardı.

Kural “Tarifeli kalkışta 5 saatten az kala yapılacak rezervasyon değişikliğinde yüzde 30 değiştirme ücreti alınır” diyordu.

Doğrudur… Bu kuraldan amaç, doluluk oranını artırmak.

Pratik bir işlemle hem yolcuyu mutlu etmek, hem de şirketim kar oranını arttırmak mümkün. Ama kurallar böyle bir basit organizasyonu engelliyor.

Saat 20’ye kadar bekledik. 18.30 uçağı boş koltuklarla uçtu.

Koltuğun boş gitme ihtimaline karşı kurallara neden “İstisna” maddesi konmuyor? Mesela “Bir önceki sefer için rezervasyon değişikliği ücretsiz yapılır” gibi…

Zaman insan için çok önemli. Uçaklar bu nedenle tercih ediliyor.

Biz de hem yurt içi, hem yurt dışı seyahatlerimizde THY’nı tercih ediyoruz. Filonun modernizasyonu konusunda gösterilen çabaları takdirle karşılıyoruz.

Bu günlerde 6 adet yeni uçak alındı. Atılımlar herkes gibi bizi de memnun ediyor.

               ***

Ankara-İstanbul arasında yaşadığımız bu örnekten hareketle ne kadar zaman harcıyoruz? Bir muhasebesini yapalım:

Havaalanına ulaşmak için 1 saat yolda geçiyor. Alana uçuş saatinden en az 30 dakika önce gelmek zorundasınız. Uçağa binişiniz normal hallerde 15 dakika sürüyor. En az 45 dakika havada geçiyor.

 Uçaktan 15 dakikada iniyorsunuz. Şehre ulaşmanız 1.5 saati buluyor.

Eğer herhangi bir “Rötar” olmazsa, tam 3.5 saatiniz geçiyor. Bir de İstanbul’da Anadolu Yakasında oturduğunuzu düşünün…

Bilet ücreti 20 milyon TL.

               ***

Aynı gün, uçakla seyahatle etmekten korkan bir arkadaşınız da, her zamanki gibi otobüsü tercih ediyordu.

Ankara’da seyahat sürprizlerini konuşuyoruz.

Arkadaşımız şunları söyledi:

Saat 01’de hareket edecek olan otobüs için biletimi aldım. Evde uyuya kalmışım. Uyandığımda saat 00.55’di. Telefonla firmayı aradım. Yetişemeyeceğimi söyledim. Müsait yer varmış, hemen bir sonraki otobüs için rezervasyon yaptılar. Hiçbir ücret de talep etmediler.”

Tanık olduğu bir başka olayı da anlattı arkadaşımız. İşi gereği İzmir’e giden “Otobüs yolcusu” özel aracı ile İstanbul otogarına geliyor. Otogarda “Park problemi” yok hem de güvenli… Otomobilini park ediyor.

Otobüsle İzmir’e gidiyor ve dönüyor. Bazen bu seyahat iki üç gün sürüyor. Otoparktan bıraktığı aracını alıyor ve 400 bin TL. Park ücreti ödeyerek otogarı terk ediyor.

Hava limanımızda otopark yetersiz. Sorunlar çıkıyor. Üstelik bir günlük park ücreti de 2.5 milyon TL

               ***

Türkiye’de yılda 162 milyon insan; hava, kara ve deniz araçlarıyla şehirlerarası yolculuk yapıyor. Seyahat eden 162 milyon insandan 154 milyonu otobüslerle bir yerden bir yere ulaşıyor.

Yani Türkiye’de şehirlerarası yolcu taşımacılığının yüzde 95’i otobüslerle gerçekleşiyor.

Türkiye’nin her yönüne sadece İstanbul’dan 2 bine aşkın yolcu otobüsü kalkıyor. Hepsi dakik!

Buna rağmen bizim sektörde olumsuzluklar çok azda olsa “Olay” haline geliyor

Firmalarımız kurumsallaşma yönünde önemli adımlar atıyor. Türkiye’de otobüsçü daha sorumlu davranıyor. Müşteriye çok daha iyi hizmet veriliyor.

İşte THY, işte otobüsçüler…. 

 

 

Latif Karaali – Gülegüle

6-12 Kasım 1998

Sayı: 48

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir