Zincirin halkaları

 TEŞVİKLİ taşıt araçlarına Katma Değer Vergisi istisnası hatalarla başladı. Maliye Bakanlığı’nın uygulaması, yolcu ve yük taşımacılığı sektörleri arasında “İkilik” yarattı.

Bir sektör alabildiğine korundu, diğeri haksızlığa uğradı.

Teşvik belgesi sahibi otobüsçülere KDV istisnası yolu kapatılıyordu.

Duruma Uluslararası Anadolu ve Trakya Otobüsçüler Derneği müdahale etti. Otobüs üreten firmalar ve Otomotiv Sanayi Derneği ile işbirliği yapılarak gerekli girişimler başlatıldı.

Derneğimizin çabası kısa zamanda sonuç verecek. Devlet; verdiği teşviki, piyasanın gelişmesi sonucunda, vergi olarak geri alacak.

Yanlış düzelecek, ama sistem sağlıklı işleyecek mi?

               ***

Teşvikler” ve bazı “İstisnalar” piyasanın canlanmasına “İvme” kazandırıyor.

Bugün ülkenin bu “İvmeye” ihtiyacı var.

Derneğimizin gösterdiği sorumluluk örneği, durgun ekonominin bir cephesine hareket getirecek.

Ya sonrası?

Sektör bugün “İhtiyaç fazlası” otobüs sıkıntısı yaşıyor.

Otobüs yenileme hızı artacak.

Peki, eski otobüsleri ne yapacağız?

Bir zincirin halkaları gibi…

               ***

Dünyadaki tüketici artık mal değil, hizmet satın alıyor.

Türkiye’de de durum aynı. Üretici ve tüketici dünyadaki gelişmeleri Türkiye’de de hemen uygulamaya sokmaya çalışıyor.

               ***

Gelişmiş ülkeler hizmet satarken “3 S”e Sale (Satış), Service (Servis) ve Spare Parts (Yedek Parça) büyük önem veriyor.

Şimdi buna yeni bir “S” daha eklendi: Second Hand… Yani “İkinci el”.

Yerli beyaz eşya ve TV üreticileri üretimi arttırma yönünde başarılı uygulamalar sergiliyor.

Eskiyi getir, yenisini al” sloganı, durgun piyasaya hareket kazandırdı.

Beyaz eşyada üretici “2’nci el piyasası” oluşturdu. Eski beyaz eşya veya TV’ye bir değer biçiliyor, o değerden satın alınıyor ve yeni malın fiyatından düşülüyor.

Dönelim bizim sektöre…

Peronlar yolcunun talebi doğrultusunda hep yenileniyor.

Yani, otobüs sayısı giderek artıyor.

Eski otobüslerimizi satamıyoruz. Biz de beyaz eşya satın alanlar gibi otobüslerimizi fabrikaya mı götürelim?

Zincirin halkalarını tamamlayalım ve ihracatı düşünelim.

İhracat yolu hem ülkeyi, hem fabrikaları kurtarır.

Bu konuyu tartışmaya açma zamanı geldi.

               ***

Tartışılacak bir başka konu da “Garanti” olayı.

Beyaz eşyada, üretici firmalar “3 yıl tam garanti” uygulamasına başladı.

Otobüslerde durum biraz karışık.

Kullandığımız araçlar için garanti kapsamı 1 yıl veya 100-200 bin km.

Batı’da hiçbir otobüs yılda 200 bin kilometre yapmıyor. Bizde bunu 3-4 ayda kapatıyor.

Acaba Türkiye’ye özgü bir “Model” getirilmesi mümkün mü?

Konu önemli… Üzerinde biraz daha durmamız gerekiyor. Haftaya…

 

 

Latif Karaali – Gülegüle

25 Eylül- 1Ekim 1998

Sayı: 44

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir