KİM SUÇLU?

 Başbakan Mesut Yılmaz bir konuşmasında Türkiye’deki trafik sorununa temas ediyor ve karayolları konusunda ilginç bilgiler veriyor.

Yılmaz, “Türkiye’de karayollarında 1200 kara noktanın bulunduğunu” söylüyor.

Başbakana göre, karayolları genelinde 1200’ün üzerinde “Kara nokta” denilen “Yol bozukluğu” , “Eğim” ya da “Çukur” şoförler için “Potansiyel tehlike” olarak duruyor.

Başbakan Yılmaz “Güvenli yolculuk için gerekli altyapının süratle kurulması gerektiğini” belirtiyor.

Bu, büyük ve üzerinde durulması gereken önemli bir olay! Mesut Yılmaz Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı!

               ***

Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu da Başbakan’ın paralelinde.

Geçen hafta günlük gazetelerde yansıyan bir demecinde “Türkiye, yollarının bugünkü durumunu savunamaz. Benim de; Bayındırlık Bakanı olarak, çocuklarım bir yere gittiklerinde, ulaşıncaya kadar yüreğim ağzımda…” diyor.

Bu tesbitler doğru… Durumu en yetkili ağızlar da ortaya seriyor.

Konya’nın Karapınar ilçesi yakınlarında geçen yıl bir otobüs kazası meydana geldi. Olayda, çoğu tatile çıkan Niğde Üniversitesi öğrencisi olan 49 kişi yanarak can verdi.

Bilirkişi raporunda Mercedes Benz- Türk’ü (MBT) suçlama eğilimi görülüyor.

2000 sayfalık bilirkişi raporunda ayrıca, “Güvenli yolculuk için gerekli altyapı ve kuralları koyup, bunları denetlemekle yükümlü olan karayolları” da suçlanıyor.

               ***

Kazada ölenler; yüksek öğrenim gören gencecik, pırıl pırıl insanlar… Hepsi de geleceğin ümidi idi.

Bu konuda yazı yazmak zor.

Ateş düştüğü yeri yakar.

Suçlu MBT mi?

Raporum bir bölümünde “MBT, Avrupa koşullarına göre tasarlanış araçta ‘Almanların yaptığı işe güvenerek’ bu tasarımda hiçbir değişiklik yapmamış; ülkemize özgü faktörlerin gerektiği tasarım değişikliklerine gitmeksizin, sadece mevcut yönetmeliklere ve sınıf değerlerine uyan üretim yapmaktadır” deniyor.

Türkiye’yi Avrupa ile kıyasladığımızda, Avrupa’da “İnsan canının daha değerli” olduğunu görüyoruz.

Olayda MBT sorumlu tutulmaya çalışılıyor.

               ***

MBT, Türkiye şartlarına uygun üretim yapıyor. MBT Türkiye kanunlarına göre araç üretmiş mi? Rapordan okuyalım:

Bilirkişi raporunda açıkça “Mercedes Benz-Türk’ün ürettiği 0403 otobüsü mevcut yasa ve yönetmeliklere uygundur” denilmektedir.

Aynı yerde, benzer bir kazada başka bir marka ve model araç olsaydı, aynı sonuç oluşmaz mıydı?

 

Olayı tartış yerde tartışmayalım.

Mercedes Benz-Türk, dünyaya mal satan bir firma.

1997’deki cirosu 1.7 milyar DM. Aynı yıl karı 200 milyon DM… 3500 çalışanı var ve 1997 yılında 100 milyon DM tutarında vergi ödemiş. Aynı MBT 1997’de 300 milyon DM’lik ihracat yapmış ve Türkiye’ye döviz kazandırmış.

Fırınlardaki “Poşetleme olayı”nı hatırlayalım. Unun depolanmasını, hamur haline getirilişindeki aşamaları ve şartları bir yana bırakıyoruz. Poşeti tartışıyoruz.

Üretimin bütün aşamalarında hijyen önemli. Olaya son noktada yaklaşıyoruz. Yani sebeple değil, sonuçla ilgileniyoruz.

               ***

Gerçek suçlu; politikacılar, siyasi partiler ve yasa hazırlamakla yükümlü olanlardır.

Hangi siyasi partinin programında, trafikle ilgili bölüm var?

Hiçbir siyasi parti, programına trafik ile ilgili tek satır koymamış.

Başbakan Mesut Yılmaz’ın, Bayındırlık ve İskan Bakanı Yaşar Topçu’nun bazı açıklamalarından pasajları, yazımızın başında verdik.

En yetkili ağızların bu konuda dikkat çekici “İtirafları” var.

Politikacılar sadece konuşuyor. Ateş, bizi yakıyor.

Kazaları Önleme Cemiyetleri… Trafikle ilgili dernek ve kuruluşlar… Kazazede aileleri… Siyasilere baskı yapınız.

İktidara talip olan siyasi partiler, trafikle, kazalarla ilgili çözüm ve önerilerini bir program olarak halka sunmalı.

Çözüm getirmesi gerekenler yakınıyor.

 

 

Latif Karaali Gülegüle

11-17 Eylül 1998

Sayı: 43

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir