Astarı yüzünden pahalı

 OTOMOTİV Sanayi’nin gelişmesi, sanayileşmede derinlik kazandırma ve yeni teknolojilerin üretilmesinde önemli rol oynar.

Otobüs sanayi olan dünya ülkeleri, fabrikalarını kurtarmak için “Özveride” bulunuyor.

Türkiye’de de bunun örnekleri yaşanıyor. Ford’un Kocaeli’nde kuracağı fabrika “Sanayide” derinlik kazandırma düşüncesinin ürünlerinden biri.

Ford’a arsa tahsisi çıkmaza girdiğinde, önce Başkan Mesut Yılmaz her türlü teminatı verdi.

Ardından Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan’a destek verdi ve “Bu fabrikanın” kurulması için gerekirse Çankaya’nın bahçesini veririm dedi.

               ***

Bundan birkaç yıl önce Sayın Cumhurbaşkanı, Tarım Şurası’nda “Tarım” ürünü ithal etmekten fevkalade hicap duyuyorum demişti.

Türkiye sanayileşme yönünde hızlı ve kararlı adımlar atıyor.

Sadece Ford, Kocaeli’nde 700 milyon dolarlık bir yatırım sağlıyor. Ayrıca her yıl bu fabrikadan 1 milyar dolarlık “İhracat” garantisi de veriyor.

Gidişe bakılırsa, bugünlerde aynı “Hicap” duygusunu otomotiv sanayi için de hissetmeye başlayancağız.

               ***

İstanbul’da “Halk otobüsleri yenilenecek. Bu konuda araştırmalar yapılıyor ve bir Güney Kore firması olan Hyundai ile ilişki kuruluyor.

850 halk otobüsü alınacak.

Hyundai bir otobüs için 50 bin dolar teklif verdi. Bu rakam vergilerle birlikte 64 bin dolara yükselecek.

Örnek olarak 4 araç gönderiliyor.

Hyundai’ın teklifi cazip… Bugün için “Ucuz” görünüyor. Ama uzun dönemde “Çok pahalıya” gelecek.

Hyundai otobüste eski teknoloji kullanıyor. Kapıları, fren tertibatı bugün bizim otobüs sanayinin ulaştığı noktanın çok gerisinde. Araçların süspansiyonu iyi değil.

Önemli bir kaza olursa, büyük bir hasar meydana gelirse, aracın tamiri yeni bir araç almaktan daha pahalı olacak.

İşletme maliyeti düşünülürse, astarı yüzünden pahalıya gelecek.

Bu araç, kullananlar için bir “Ekmek teknesi.” İşletme maliyeti yüksek olursa ne kazanacak? Bu esnaf, Güney Kore’nin işçisi mi olacak?

Hyundai dünya pazarlarına “Rekabet kuralları tanımadan “Fiyat kırarak” giriyor.

Bunu tek sebebi var: Güney Kore bugün büyük bir kriz yaşıyor. Fabrikalar zor durumda. Üstelik grev durumu da var.

Buna rağmen bağlantılar kuruluyor. Türkiye pazarı hariç; Hyundai, Rusya ile 2 bin, İran ile de4 bin otobüs anlaşması imzaladı.

Bu karar, bizim otobüs üreticilerini etkileyecek. Rusya pazarı bizim…

İran’da ilk parti Kore’den gelecek. Daha sonra Hyundai otobüslerin montajı İran’da yapılacak. Kore’deki “Belirsizlik” sürerse, Hyundai’ın bu siparişlerini “Sağlıklı” karşılaması mümkün değil.

Türkiye “Seçim” sath-ı mailine girdi. Yanlış yapılır, Hyundai bağlantısı kurulursa “Hicap” duyarım.

Bizim esnaf, sadece “Satış” için gelene itibar etmemeli. Yatırım amacıyla gelene itibar etmeli.

Yatırım yapan istihdam yaratıyor. Elini taşın altına koyuyor.

Hyundai Türkiye’ye gelsin. Gelsin ve “Hyundai-Türk” olsun.

Gurur duyarım.

Yerli otobüs üreticileri Hyundai’a karşı hem Rusya’da savaş verecek, hem de kendi evimizde, bizim ekonomimizin Hyundai tarafından “Vurulmasına göz yumulacak. Dövizimiz dışarı gidecek.

Hicap duyarım!

 

 

Latif Karaali

7-13 Ağustos 1998

Sayı: 41

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir