YANLIŞ YAPILMAMALI

  TÜRKİYE ekonomisi bugün “Genel daralma” içinde. Piyasa “Durgunluk” yaşıyor. Bu yüzden “Otobüs yenileme hızı” giderek düşüyor.

Bu, madalyonun bir yüzü.

               ***

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kentte faaliyet gösteren özel halk otobüslerini “Yenileyecek” bir proje geliştirdi.

Bu proje çerçevesinde, bugün kullanılan O 302 Mercedes’ler kaldırılacak ve yerine 1998 model ithal otobüsler konulacak.

Belediye bu konuda ihale açtı. En ucuz teklifi 50 bin dolar ile Güney Kore firması Hyundai verdi.

İthal edilecek otobüs sayısı ise “Şimdilik” 829 adet.

Görünüşe göre “Son model” otobüs “Sudan ucuz” fiyata alınacak.

Esnafın cebinden 12 trilyon lira çıkacak, Güney Kore‘ye gidecek.

Bugün İstanbul cadde ve sokaklarında kullanılan eski otobüsler ne olacak?

               ***

Türkiye dünyanın en modern otobüs fabrikasına sahip. Aynı zamanda Ortadoğu, Afrika, Rusya ve Orta Asya ülkelerine otobüs ihraç ediyor. “Otobüsün beşiği” sayılan Almanya bile “Türk Malı” otobüsler kullanıyor.

Dünyanın en kaliteli otobüsü, en son teknoloji kullanarak Türkiye’de üretiliyor.

Otomotiv Sanayi’nin gelişmesi, sanayileştirmede derinlik kazandırma ve yeni teknolojilerin üretilmesinde önemli rol oynar.

Bu da madalyonun diğer yüzü…

               ***

Olayı böyle özetledikten sonra, şimdi işin muhasebesini yapalım.

Hyundai böyle bir teklifi nasıl verebilir? Çünkü hiç de normal değil.

Bunu tek bir sebebi var: Güney Kore bugün büyük kriz yaşıyor. Fabrikalar zor durumda. Bütün bu atakları işçi çıkarmamak için yapıyor.

Fabrikaların “Bir tek dolara” bile ihtiyacı var.

Bu yüzden uluslar arası yasalara rağmen “Damping” yapıyor.

Hyundai’ın teklifi kısa dönemde “Ucuz” görünebilir. Ama uzun dönemde “Çok daha pahalıya” gelecektir.

Hyundai marka yeni otobüslerin servis durumu nedir? Bir kaza halinde kim, nasıl tamir edecek. Yedek parçaları nasıl sağlanacak?

En önemlisi, kaça mal olacak?

Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğu zaman, Hyundai’ın “Daha pahalı bir araç” olduğu görülecektir.

 İstanbul’un bu trafiğinde, bu yolcu yoğunluğu ve ağır tempoda 1998 model Hyundai’ler 6 ay dayanamaz.

İstanbul Belediyesi böyle bir tecrübeyi Macaristan’dan ithal edilen Ikarus’lar ile yaşamıştı.

İETT garajları kısa zamanda bir “Ikarus mezarlığı” haline gelmişti.

Gerek İETT’de, gerek özel halk otobüslerinde çalışan yerli araçlar, performans olarak ithallerden çok daha üstün özelliklere sahip.

Zaten bizim “Otobüs çöplüğü”müz var. Buna bir de Hyundai ekleyelim.

Sorumlu ve yetkilileri göreve davet ediyorum. Yanlış yapılmamalı.

Otobüs sanayi olan bütün dünya ülkeleri, kendi fabrikalarını kurtarmak için özveride bulunurken, biz batırmak için darbe vurulmasına seyirci kalıyoruz.

Koreli işçi, kendi fabrikasında çalışsın diye, biz Türkiye’de sektörü darboğaza iteceğiz. Kendi işçimizi kapı dışarı edeceğiz… Vay halimize!

 

 

Latif Karaali – Gülegüle

30 Temmuz 1998

Sayı: 40

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir