Üretici-tüketici elele

 YAVUZ Donat, 15 Temmuz tarihli Milliyet Gazetesi’ndeki köşesinde “Avrupa’da Bir Fakir” başlığı altında Arnavutluk gezisini anlatıyor.

Konumuzu ilgilendirdiği için iki noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Yavuz Donat, özetle şöyle yazıyor:

Bindiğimiz otobüsün yaşını merak ettik… Klimasız, tangır-tungur giden otobüsümüz belki yarım yüzyıllık…

Otobüsün içi sauna gibi. Yol düzgün değil. 20 kilometreyi ancak 40 dakikada alabiliyoruz…

Yavuz Donat, görevi gereği, sık sık yurtdışı gezilere çıkıyor. Tıpkı Arnavutluk izlenimleri gibi, Pakistan’la ilgili bir yazısı da vardı.

Naklettiğine göre, iki ülkenin yolcu taşıma sistemi arasında pek fark yok.

               ***

Yolcu taşımacılığı alanında, dünyada ve Türkiye’de önemli gelişmeler oluyor. Uluslar “Mega Projeler” tartışıyor. Tartışmalar sürerken bu projeler hemen hayata geçiriliyor.

Uluslar, modern teknolojiyi kullanıyor. Bu teknolojinin eseri olarak mükemmel araçlar üretiyor. Dünya pazarına açılmak için de büyük organizasyonlar planlanıyor.

Almanya, dünyanın en önemli ticari araç fuarlarından birine hazırlanıyor.

IAA-98 Hannover Ticari Araç Fuarı, yeni teknolojik gelişmeleri görmemiz açısından önemli bir fırsat.

Fuar 1 Eylül’de açılacak ve 15 Eylül tarihine kadar sürecek.

Mercedes Benz-Türk de fuara 0 403 ile katılacak.

               ***

Bugün Türkiye ekonomisinde genel bir daralma var. Durgunluk var. Otomotiv sektöründe, satışta daralma var.

2’nci el satışların tıkanması, 1’inci ele yansıdı. Fiyatlar düştü.

Piyasada “Yaprak kımıldamıyor.” Ve bu durum otobüsçülüğü etkiliyor. Zaten aramızda bir de “Haksız rekabet” var…

Daha önce üreticinin hâkim olduğu piyasa, yerini şimdi alıcının hâkim olduğu piyasaya bıraktı.

Satıcının değil, alıcının üstün olduğu bir dönem içindeyiz.

Ucuza alınmadığı için bu durum bizi sevindirmemeli.

Çünkü servetimiz azalıyor…

Elimizdeki araçların değeri azalıyor. İhtiyaç fazlası kapasite, işletmelere yük olmaya başladı.

Piyasanın “Normal” işleyişine kavuşması hepimizin lehinedir.

Satış olmazsa, üretim daralır. İşçi çıkarılır. İstihdamda problemler doğar.

               ***

 

Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu durum ancak kullanılmış eski araç ihracatıyla aşılır.

Araçların ihracata uygun hale getirilmesi (Revizyon) Türkiye’de “İstihdam” yaratacak. Hem de “Katma Değer” yaratacak.

Otobüs “Yenileme hızı” artacak. Üretimin önü açılacak. “Üretimin ivmesi” artacak.

Otobüs üreten firmalarla bir araya gelip, sektörün geleceğini tartışalım.

Sektör dışı dinamikleri görüp, içinde yer almalıyız. Teknolojiyi iyi takip etmeli ve ayak uydurmalıyız.

Bu tıkanıklığı, eski araçların ihracatını geliştirecek projeler üreterek, diyalog ve elbirliği ile geçelim.

Burada hem biz otobüsçüler, hem otobüs üreticileri, hem de devlet kazançlı çıkacak.

Satalım, önümüzü açalım!

Dünyada bize uygun pazar çok…

Örneğin; Pakistan… Arnavutluk…

 

Latif Karaali – Gülegüle

23 Temmuz 1998

Sayı: 39

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir