En büyük sorumluluk iyi çocuk yetiştirmek

  KARAYOLUYLA yolcu taşıyan otobüs işletmeleri, 24 saat kesintisiz hizmet veriyor. Bu işletmeler her an hareket halinde… Işıkları hiç sönmüyor…

Yollarıyla, kurallarıyla, her türlü çarpıklığın ve olumsuzluğun yaşandığı ülkemizde, bu işletmeler; otobüs içi 40 yolcunun denetimi, firma denetimi, medya denetimi ile “En şeffaf çalışan” sektördür.

Bu sektör, teknik olarak dünyanın en iyi emniyet sistemleri ilse donatılmış son model araçlar kullanmakta olup, Türkiye şartlarının en iyi şoförlerini istihdam etmektedir.

Hâlbuki Türkiye’de yol; hem “Şehirlerarası”, hem “Tarım” ve hem de “Turizm” yoludur. Otobüs şoförü bu yolu herkesle paylaşmak zorundadır.

Otobüs sürücüsü “0 promil” alkolle araç kullanırken (Ki bu doğrudur), aynı yolu paylaştığı özel araçların sürücüleri “50 promil” alkolle yola çıkabilmektedir.

Otogar çıkışlarında, bir aylık periyodik kontrollerde 500 bin otobüs denetleniyor. Geçen yıl 8 alkollü vak’a tespit edildi. Oysaki Türkiye genelinde, sadece geçen yılın 7 ayında 37 bin sürücü alkollü yakalandı ve ehliyetleri iptal edildi.

Anadolu yollarında her gün 10 bine yakın şoför, otobüs kullanıyor. Büyük çoğunluğu, kullandığı aracın ve taşıdığı yolcunun sorumluluğunu müdrik “İnsan”… “Can taşımanın” omzuna yüklediği o ağır sorumluluğu her an yaşayan “İnsan”…

…Ve onların yolunu gözleyenler var.

Onların da bir ailesi var. Onlar da baba!

Üstelik, kullandığı araçta insan taşımanın sorumluluğunu yüklenen, temsil ettiği firmayı düşünen şoför de “Evlat yetiştiriyor”.

Sektörün bu çilekeş ve fedakâr elemanları öyle bir inanç, öyle bir sorumluluk altında ki, tek hedefi, yetiştirdiği çocuğun “İyi yetişmiş”, “hayırlı evlat” olması…

Her sefere, işte bu ruh hali içinde çıkılıyor.

Medya, hep kazaya karışanlardan söz ediyor. Kusurun kimde olduğu araştırılmadan, hep otobüs şoförüne yükleniyor. “Medyada olumlu, güzel şeylerin haber değeri pek yok.”

Ya kaza yapmayanlar?

Üstüne gidilen, adeta “Hedef tahtası” olarak gösterilen bu kadar otobüs şoförü arasında, kazaya karışanların oranı binde bir. Üstelik, hepsi asli kusurlu değil!

Kusuru görülenler derhal cezalandırılıyor. Hem de bir daha kusur işlemeyecekleri şekilde… İş bulamıyorlar. Sektördeki işletmeler, aralarındaki “Çürük elma”ları ayırmakta büyük özen gösteriliyor. Gösterecek de… Bu konuda ciddi çalışmalar yapılıyor.

Şoför hata yapıyorsa, herkes hata yapıyor. Her yerde, hemen her alanda sorumsuzlar var. Parlamentoda… Medyada… Emniyette… Basında… Her kesimde…

Eleştirenler “Çok boyutlu” bir sorun olan trafik kazası sorununu, otobüs kazası sorununu, otobüs kazası sorunu olarak görüyorlar ve yanlı, yanlış yapıyorlar.

İşin kolayını seçip, otobüs şoförünün üstüne gidenler şurasını iyi bilmeli: Sorumlu şoför çok! Toplumda sorumsuz oranı ne kadar fazla ise, bu sektörde sorumsuz şoför sayısı o kadar azdır.

Öyle ki “Sadece gelecek nesilleri için çalışan” binlerce şoför tanıyoruz. “En büyük sorumluluk, iyi çocuk yetiştirmektir” düşüncesini rehber edinmiştir.

Bir de etrafımıza bakıyoruz… Topluma örnek olması gerekenler, şoförü yüzeysel eleştirenler “İyi çocuk” yetiştirmeyi beceremiyorlar. Bizim fedakâr, cefakâr şoförümüzü nasıl değerlendirecekler?

Bazı siyasilerin, bazı eski bakanların, hatta bazı liderlerin “Hazımsız” çocuklarını biliyoruz… Ana-baba forsuna sığınıp onlarca milyarlık lüks arabalarıyla yarış yaparlar. Alkollü araç kullanırlar, trafik polisi yakalayınca da “Cep telefonu” ile babalarından polise zılgıt çektirirler. Hem de TV kameralarının önünde…

Eski bir başbakanın oğlu, restoranda pervasızca silah sıkıyor. Mahkemesi hala devam ediyor. Ne yazık!…

Medya mensupları iyi bilirler. Topluma, yön vermeye, siyasal gruplara “Akıl hocalığı” yapmaya kalkışanlar arasında az da olsa “Gazeteci Baba”lar var. Fakat bunlar bütün medyayı temsil etmez. Keşke aynı titizliği evlatlarına da gösterebilseler… Şoförlerin, evlatlarına gösterdiği gibi…

VIP çocuğudur… Hep “Müsamaha” ile karşılanır. Örnekleri öyle çok ki…

Şoför kardeşlerime sesleniyorum:

Baskılar karşısında sessiz kalmayın. Hatta sinsize, her biri birer “Değer” olan evlatlarınız da katılsın.

Biliyorum… Aralarında doktor, mühendis, avukat, büyük şirketlerde genel müdür olmuş, “İlim adamı” unvanını kazanmış yüzlerce “Değer” var.

Onları ne zor şartlar altında yetiştirdiğinizi biz biliriz. O değerli varlıklar, sizlerin de, bizlerinde gururudur.

Çocuklarınız da tepkilerini dile getirsin. O haklı tepki, gazetemiz sayfalarından tüm yurda dalga dalga yayılsın.

 

 

Latif Karaali – Gülegüle

13 Mart 1998

Sayı: 27

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir